|
 |
|
|
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır - 2
yural@milliyet.com.tr
Yoğurt ve Isaac Carrasso'nun oğlu Daniel
Isaac Carrasso 1919 yılında Danone'yi bir süt ürünleri markası olarak yaratmış. 1994 yılında BSN adlı bir şirketin kurucusu olan Antonio Ribout, "Yoğurt yapmıyorum, Danone yapıyorum," diye, herkese bir anımsatma yapmayı severmiş. Belki de bu yüzden, bizde de Danone çocuklarımıza yoğurt değil, Danone olarak öğretiliyor. Atalarımızın dünya insanına ve sağlığına armağan ettiği bu ve bunun gibi süt ürünlerinin her ne olursa olsun yoğut dışında söylenmesi, kendi kültürümüze sahip çıkmak açısından da doğru değil. Çocuklarımız yıllar sonra dedelerinden onlara armağan kalan ürünleri başka adlarla söylememeliler.
Neyse, öyküye devam edelim... Isaac Carrasso, emekli bir işadamı iken bir gün Pasteur Enstitüsü müdürü ve 1958'de Nobel Ödülü sahibi Elie Metchnikoff'la tanışır. İşte bu karşılaşma Carrasso'nun yaşamını değiştirir. Bağırsak hastalıklarından kırılan Barselonalı küçük çocukların sağlığını, yoğurttaki canlı mayaların düzelttiğini öğrenir ve bu işe soyunur. Önce küçük bir atölye açar ve kapaklı seramik kaplara koyduğu yoğurtlarını eczanelerde satmaya başlar. Ve ürüne de oğlu Daniel'in dilleri Katalancadaki kısaltmasını koyar, "Danon". Daha sonra Daniel, Marsilya'da ticaret yüksekokulunu bitirir, babasının yolundan giderek, Paris'te küçük bir atölye açar ve Paris Danone Yoğurtları şirketini kurar.
Bence Avrupalılar, başından beri ilaç olarak yedikleri bu besin maddesine karşı şartlandıkları için, içine vitaminlerde olduğu gibi reçel katmışlar, meyveler koymuşlar; doğrusu kendilerince yoğurdu yenecek hale getirmişler.
Hiçbir kaynakta, meyvelerin içindeki asitlerin yoğurdu ne derece etkilediği, mikroorganizmaların ne derece değişime uğradığıyla ilgili bir bilgi bulamadım. Bunu uzmanlarına bırakıyorum. Ama Avrupalının yoğurdun tadını sevmediği ve bu yüzden de bunu doğal yiyemediği bir gerçek. Bizde yoğurda en fazla salatalık doğranır, bu da hepinizin bildiği cacıktır. Belki de Danone, bizim sevdiğimiz Tikveşli yoğurdunu bu yüzden ailesine katmıştır. Ben bir çocuk yazarıyım, bu yüzden yanılabilirim!
Elimdeki kitap, Danone'nin dünyada her gün yaklaşık kırk bir milyon adet, yılda on beş milyar yoğurt tükettiğini yazıyor. Ve Danone'nin Coca-Cola'nın ardından dünyanın en tanınmış markası olduğunu söylüyor. Yine de, bu kadar adet satılsa bile, binlerce yılın ürününün adını dünya çocuklarının, özellikle de Türk çocuklarının "yoğurt" olarak öğrenmesini isterim. Bu benim yazarlık görevimdir. Söylediklerim kefir için de geçerli. Kaldı ki, 1919'da basılan bu görseli okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız. Sanki tabela silinmiş, sadece marka yazılmış. Ben afişin yalancısıyım!..
Not: Sevgili Âli Kiremitçi, gönderdiğin ve başucu kitabım haline gelen "Markaların Öyküsü" için sana teşekkür mü etsem, yoksa her sayfasıyla bana yüzlerce kitap okuttuğu için seni cezalandırsam mı, bilemiyorum. Ama bence gerçekten çocuklar bu kitabı almalılar ve okumalılar.
|
|
|

|