|
 |
|
|
Şarabı yerinde öğrenin
Şaraplık üzümler yavaş yavaş olgunlaşıyor, bağbozumu günleri yaklaşıyor... Ekim başına kadar sürecek bağbozumu sezonunda, şarap yapımevlerinin çoğu ziyaretçilere açık, hatta kimi firmalar turlar bile düzenliyor. Şarapseverler bu fırsatı kaçırmamalı...
myalcin@turk.net
İnternet icat oldu, mertlik bozuldu! Artık birçok kişi merak ettiği konunun ismini arama motoruna giriyor, karşısına çıkan binlerce sayfadan, seçebildiği bazılarının bir yerlerini üstünkörü okuyor, konuyu "öğrenmeye" çalışıyor. Şarap kelimesi de arama motorlarına en çok girilen kelimelerden. Ama bilgisayar ekranında beliren görüntü ve yazılardan, gerçekte şarapla ilgili çok az şey öğrenilebiliyor. Çünkü yaşayan, dinamik, kültürü ülkeden ülkeye, hatta bölgeden bölgeye değişen bir şey şarap. Onu öğrenmek için kurslara gitmek, yüzlerce şarabı da tatmak yetmiyor, mutlaka bağları gezmek, pabuçlarını toza toprağa bulamak, olgun üzümün kabuğu iyice kalınlaşmış tanesini iki parmağın arasında ezip "hissetmek", şaraphanelerdeki taze şıra kokusunu ciğerlere çekmek gerekiyor... Yani, en az bir bağbozumunda, şarabın doğum günlerine tanık olmak, adım adım üzümden şaraba giden serüveni izlemek...
Şarap meraklıları için bu fırsatın doğduğu günlerdeyiz. Bağbozumu şu günlerde başlıyor ve geç olgunlaşan üzümler sayesinde ekim başına kadar sürüyor. Sultaniye ve Sauvignon Blanc gibi erken olgunlaşan üzümlerle başlayan hasat mevsimi, Cabernet Sauvignon ve Boğazkere gibi kalın kabuklu, küçük taneli siyah üzümlerin ağır ağır olgunlaşmalarıyla son buluyor.
Gezi sırasında şaraplar da tadılacak
Bu bağbozumu da, son birkaç yıldır olduğu gibi şarap yapımevleri kendilerini gezmek, taze şıraları ve önceki yılların şaraplarını tatmak isteyenlere açık. Doluca ve Kavaklıdere organize bağ gezileri düzenliyor, onlara bu yıl Mürefte'deki tesisiyle Sevilen de katılıyor. Bu yılın bir başka sürprizi, Tekel'in şarap tesislerini devralan ve Kayra adı altında bir şarap serisi çıkaran Mey'in de bazı şarap tesislerini halka açacak olması.
Kavaklıdere'nin gezileri 20 Ağustos'ta başlıyor,
2 Ekim'e kadar sürecek. Ankara Akyurt'taki ve Kapadokya'daki tesisler gezilecek. Bu gezilerde 12 farklı Kavaklıdere şarabı da tadılacak. Bağbozumu gezilerinin öncüsü olan Doluca'nın gezileri de aynı günler arasında. 30 kişilik lüks otobüslerle, Swissotel'in yiyecek ikramları eşliğinde İstanbul'dan Mürefte'ye gidilecek ve bağ ile tesis gezilerinin yanı sıra 11 çeşit şarap tadılacak. Sevilen de, Mürefte'de geçen yıl hizmete soktuğu deniz manzaralı şarap tesisine İstanbul'dan turlar düzenleyecek, İzmir-Menderes'teki İsabey bağlarında ve içindeki bahçeli restoranında da şarapseverleri ağırlayacak. Bozcaada'daki Talay ve Kapadokya'daki Turasan da bağları ile tesislerini şarap meraklılarına açan firmalardan.
Biraz da eleştiri
Bundan altı-yedi yıl önce yazılarımızla gündeme getirip "akıllara soktuğumuz" ve önceleri meraklı şarapseverlerin o günlerde halka açılan birkaç şaraphaneyi gezerek başladıkları bağbozumu gezileri, Türkiye çapında bir "sonbahar rengi", "sonbahar etkinliği" olarak oturma yolunda. Ancak gezi düzenleyen bazı şarap üreticilerinin bu işe ticari gözle bakmaları da, doğrusu sevimli kaçmıyor. Sonuçta bu gezilerde firma bol bol tanıtılıyor, firmanın şarapları övülüyor, gelenlere satış da yapılıyor. O yüzden Doluca'nın günübirlik böyle bir tur için 140 YTL ücret talep etmesini biraz yadırgıyorum. Şarapseverlerin "İlla da otobüste Swissotel'in somon fümeli sandvicini yemek isterim" diye tutturmayacak, kalender ve alçakgönüllü insanlar olduklarını düşünüyorum.
Daha irice bir taş ise, Şarköy ve Mürefte belediyelerine... Yaz boyu orta gelirli halk kitlelerinin "yazlıkçı" olarak ağırlandığı bu beldelere, ağustos ve eylül aylarında ise hatırı sayılır miktarda aydın, kentli, alım gücü yüksek insan geliyor. Ancak bu ziyaretler "değerlendirilemiyor", etrafa azıcık da olsa çekidüzen verilmiyor. Geçen hafta her iki bölgenin de sokakları pislik ve toz içindeydi. Yıldan yıla iyileşme beklenirken, daha da bir partallaşma gözleniyordu. Bağbozumuna gelenlerin gözünü okşayacak hiçbir görüntü olmadığı gibi, bölgenin şarap bölgesi olduğu da hiçbir şekilde hissedilmiyordu.
Yine de tadınızı kaçırmayın, bağbozumu sezonunda yolunuzu Mürefte'ye, Bozcaada'ya, Kapadokya'ya düşürmeye bakın. Kim bilir, belki biraz da bu ilgi sayesinde yerel yönetimler ve kamu da şarabın önemini, değerini ufak ufak da olsa anlamaya başlar.
|
|
|

|