|
 |
|
|
Sözüm kamuoyunu yanıltanlara
Satır Arası / Deniz Sipahi
Türkiye son aylarda birbiri ardına büyük organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.
İki hayalimiz aynı hafta içinde gerçeğe dönüşüyor.
Önce UNIVERSIADE, sonra da Formula 1... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hafta başında pistin bağlantı yollarının açılış töreninde yaptığı konuşmasında bir konuya özellikle değindi.
Erdoğan diyor ki.
"Formula 1'in Türkiye'ye gelmesinde İTO eski başkanı Mehmet Yıldırım'ın emeği vardır. Bunun için kendisine teşekkür ediyorum. Tabii ki bize sunduğu bir de rapor vardı, ondan dolayı da eleştiriyorum. Bize verilen rapor bugün gelinen noktaya göre çok düşük bir rakamdı. Biz onu neredeyse 1'e karşı 4'e katladık. Bu, uzağı görememektir. Bunu, neleri nasıl kaybettiğimizi göstermek için söylüyorum."
Eğer İstanbul Valisi Muammer Güler, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve devletin katkıları olmasaydı Formula 1 pisti bitirilemeyecekti. Bunları bugün değil, yer seçimiyle ilgili tartışmalar yapılırken de söylüyordum.
Formula 1 Türkiye'nin tanıtımına büyük bir katkı sağlayacaktır.
Bundan en ufak kuşkum yok.
Göreceksiniz; ikinci, üçüncü yarışlarda Türkiye'ye gelen turist sayısında büyük bir patlama olacak.
Otel rezervasyonları yıllık takvimin belirlenmesinden hemen sonra yapılmaya başlayacak.
Orta ve altı sınıftan turistleri ağırlayan Türkiye, bu sayede yeni bir lige de adım atacaktır.
Çünkü Formula 1 için dünyayı gezen sporseverler; en fazla para harcayan turistlerdir.
* * *
Ama gözden kaçan bir detay var.
Formula 1'in yeri konusunda büyük bir yanılgı yaşandı.
Maliyetler o gün de çok net belliydi.
O zaman İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı yapan Mehmet Yıldırım'ın komiteye sunduğu dosya gerçeklerin çok ötesindeydi.
Milyonlarca dolar boşuna harcanmış oldu.
Oysa Selçuk, her yönüyle uygun bir yerdi, araziye para ödenmeyecek, alt yapı yatırımı da İstanbul'un onda biri olmayacaktı.
Yeni yollara, viyadüklere de gerek olmayacaktı.
İzmir'den Kuşadası'na otobanla yarım saat gibi bir sürede ulaşmak mümkün olacaktı. İzmir merkezdeki ve Kuşadası'ndaki oteller de misafirleri ağırlamak için yeterliydi.
Kaldı ki; turizmde sıkıntılı günler yaşamış olan Ege Bölgesi'nin sektördeki kurtuluşu da bu sayede olacaktı.
Meryem Ana, Efes gibi aslında Avrupa'da hiç bilinmeyen ören yerlerinin tanıtımı da bu sayede olabilecekti. Organizasyonun başına ya da sonuna konulacak özel programlarla da gelenlerin Türkiye'de kalış süreleri uzatılmış olacaktı.
Türkiye ile Yunanistan arasında da ilişkileri geliştirme adına müthiş bir fırsat yaratılacaktı. Adalara gelen turistler, bu sayede Ege kıyılarına da adım atacaktı.
* * *
Pist tamamlandı, hafta sonunda da yarışlar var. Bundan son derece mutluyum.
Ama bir ölçüde de üzüntülüyüm.
Başbakan'ın haklı olarak yaptığı eleştiriyi çok önce bizler yapmış ama o dönemin iktidarına ve bazı lobilere bunu anlatamamıştık.
Sözüm...
Türkiye'nin kaynaklarını sanki babalarının malıymış gibi kullananlara...
Ve kamuoyunu yanıltanlara...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|