

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Okur görüşleri
Universiade 2005'te sporcu sayısı
İzmir'de görkemli bir açılışla başlayan 3. Üniversite Yaz Oyunları Universiade 2005'teki sporcu sayısındaki fark, Serdar Aykın tarafından eleştirilmiş. 11 Ağustos tarihli Milliyet'in İstanbul baskısında 6 bin dolayında sporcudan söz edilirken, Milliyet Ege'de 147 ülkeden 8 bin 350 kişinin katıldığı yazılmış. Okurumuz, "Haber İzmir'den İstanbul'a gelinceye kadar sporcu kaybı mı yaşandı?" diye soruyor.
Sayılara ve skora endeksli spor haberciliğinde bu tür hatalara düşülmemeli.
Kaçkarlar
Yazarların yorumları "Okur Temsilcisi"nin görüş alanı dışında. Sadece maddi hatalarla ilgili düzeltmelere dikkat çekiyoruz.
Nail Ağabey'in (Güreli) 10 Ağustos tarihli "Turizm ve Festivaller" yazısında "Kaşgar Dağları'nın 2.500 metredeki Avusor Yaylası'na yüreğinizi ağzınıza getiren yollardan çıktıktan sonra her şeyi unutuyor, mest oluyorsunuz" ifadesine dikkat çeken okurumuz Seval Çolak, dağların adını "Kaçkarlar" olarak düzeltiyor.
Çamlıhemşinli Seval Hanım haklı. Doğrusu, Kaçkarlar.
Rakıyı 'gurme' tatmaz!
11 Ağustos tarihli Milliyet'te yer alan, "Efe rakıyı ihracattan önce ABD'li gurmeler tattı" başlıklı habere Engin Kösebay itiraz ediyor:
"Gurme ve rakı... yan yana gelmesi zor iki kelime. Gurmeyi TDK "Damak zevki olan ve yiyecekleri titizlikle seçen" diye tarif ediyor. Yani alkollü içecek değil, yiyecek yorumu, değerlendirmesi yapıyor. İçkiyi ise "degüstatör" değerlendiriyor. Sigara içmeyen, parfüm kullanmayan hatta kokulu sabundan bile uzak duran tadımcı, degüstasyon sırasında, göz-burun ve dil aracılığı ile şarap veya bir içkinin duygusal özelliklerini saptıyor. Ya gurmeler... Çok iyi tat alan bu kişilerin belki de en önemli özellikleri lezzet seçicisi olmaları."
Merkel'in dublorü
8 Ağustos tarihli Milliyet'te "Fischer: Merkel yanlış yapıyor" başlığı ile Berlin AA mahreçli bir haber yer aldı. İtiraz Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel ile yaptığı açıklamalara değil, kullanılan Merkel fotoğrafına. Filiz Tamar adlı okurumuz "Angela Merkel diye, Susanne Knoll'un fotoğrafını kullanmışsınız" diyor.
Araştırdık. Okurumuz haklı. Merkel'in yerine Knoll'un fotoğrafı kullanılmış... Susanne Knoll, SPD adayı. Schröder'in kozu. Merkel'e ikiz kardeşi kadar benziyor. Hatta bu benzerlik Alman medyasına "Merkel'in dublörü" olarak yansımıştı.
İmzasız fotoğraflar
Elif Asdemir adlı okurumuz, Milliyet İnternet'te her gün dünyadan birçok fotoğrafın yayımlandığını belirterek öneride bulunuyor:
"Benim bu resimlerde hoşuma gitmeyen şey, hiçbirinin kaynağının olmaması. Bu, Amerika ve Kanada'da 'plagiarism' yani "aşırmacılık." Benim ricam her resmin kaynağını göstermeniz. Böylelikle o fotoğrafla ilgili haberin ne olduğunu da öğrenmek istiyorum."
BJK ilavesinde eski 'künye'
Milliyet'in Süper Lig'de 2005 sezonu nedeniyle okurlarına verdiği Beşiktaş ilavesindeki 'künye'deki hata siyah beyazlı taraftarların gözünden kaçmadı.
BJK'nın künyesinde teknik direktör olarak Rıza Çalımbay yerine, geçen yıl görevine son verilen İspanyol Vicente Del Bosque adı yazılmıştı.
Spor Servisimiz, pazar günü Beşiktaş maçıyla ilgili sayfaya "özür" notu koydu.
Okur Temsilciliği'ne hafta boyu gelen tepkilerden düzeltmenin kimi okurlarımızca görülmediğini anlıyoruz. Siyah beyazlı camiadan özür dileriz.
'Mortgage' yerine evedindirme
Türkçeye duyarlı okurlarımız, "mortgage" ya da "ipotek bankacılığı" sistemiyle kira öder gibi ev sahibi olma modeline neden "Türkçe karşılık" bulunmadığını soruyor.
Türk Dil Kurumu (TDK), "tutu, ipotek, rehin" anlamına gelen "mortgage" kelimesi yerine "tutulu satış"ı öneriyor.
Ali Püsküllüoğlu'nun önerisi ise "evedindirme."
"Nedir 'mortgage?' Kısaca söylenirse, aldığınız evi tutuya vererek (ipotek ederek), ev almak için gereken parayı size borç veren kuruluşa kira öder gibi aydan aya geri ödemeye dayanan bir dizge. Belli koşullarla ev edinmenizi sağlayan bir dizge yani. O zaman 'evedindirme' desek, 'mortgage'den daha mı az anlaşılır? Yabancı sözcüğü her zaman anlamına bağlı kalarak karşılamak gerekmez. Önemli olan, onun yerine herkesçe hemen ve kolaylıkla anlaşılabilen bir sözcük türetmektir. Bu dizgenin gelecekte ülkemizde de uygulanacağı anlaşılıyor. Yasalar yapılacak, kuruluşlar doğacak. Onun için ona şimdiden bir karşılık bulsak çok iyi olur. Ben 'evedindirme'yi öneriyorum."
|
|
|

|
|