|
 |
|
|
Türkiye'den Bennett çıkar mı?
İngiliz futbol hakemi Steve Bennett, Pazar günü TV 8'den de canlı olarak yayınlanan Arsenal - Newcastle United maçını yönetti. O maçta konuk takımın futbolcusu Jenas'ın Arsenalli rakibine yaptığı sert müdahaleyi kırmızı kartla cezalandırdı. Maçı yorumlayan TFF Gözlemciler Kurulu Başkanı Ömer Üründül, ağır çekimde pozisyonu izledikten sonra hakemin ağır bir karar verdiğine hükmetti.
Ömer'in hakemle ilgili değerlendirmelerine inanırım. Kuralları ve uygulamaları iyi bilir.
Dün sabah Milliyet Taktik'te Bennett'in kırmızı kart kararından sonra pişmanlık duyduğunu, bununla da yetinmeyip İngiltere Futbol Federasyonu'na başvurarak kırmızı kartın sarıya çevrilmesini talep ettiğini okuyunca çok şaşırdım.
Hakemin insani duygularını aşıp, yanlışını düzeltmeye yönelten bu olanak doğrusu bu ya, beni çok sarstı. Dahası İngiltere Futbol Federasyonu (FA), Bennett'in başvurusunu değerlendirmiş ve Jenas'ın kırmızı kart cezasını iptal ederek, onu en az üç maç cezadan da kurtarmış. Öte yandan Bennett, kararını "doğrultmakla" yetinmemiş, hem Jenas'tan, hem de Newcastle United menajeri Souness'tan özür dilemiş.
Oradaki dosya böylece kapanmış oluyor.
Bu olay bizde yeni bir dosyanın, en azından bir tartışmanın başlamasına neden olacak kadar önemli...
Düşünün, Turkcell Süper Lig'de sürekli şampiyonluğa oynayan " büyük " takımlarımızdan birinin oynadığı bir maçta böyle bir kırmızı kart uygulamasına tanık oldunuz... Hakem, sonradan ağır çekimde verdiği kararın yanlış olduğuna hükmetti ve Türkiye Futbol Federasyonu'na başvurarak kartın sarıya çevrilmesini talep etti...
Acaba federasyon nasıl bir karar verirdi?
Hayır, acele etmeyin... Şöyle bir olasılığı da koyalım masaya...
Diyelim ki, o büyük takımın gelecek maçı bir derbi... Büyük takım, bir başka büyükle oynayacak...
Acaba federasyon nasıl bir karar verirdi ?
Varsayalım ki, hakemin masum ve insani duygularını anlayışla karşılayıp kırmızı kartı sarıya çevirdi...
Neler olabileceğini düşünüyor musunuz ?
Haydi neler olabileceğini kendi adıma anlatayım size... Gördüğü kart kırmızıdan sarıya çevrilen futbolcunun takımıyla karşılaşacak olan büyük takımın anlı şanlı yöneticileri, inanılmaz tepkiler gösterir, ne hakemin satılmışlığını bırakırlardı ortada, ne de federasyonun kendilerini şampiyonluk yolundan çıkarmaya yönelik komplo teorilerini... Öfkeyle, hiddetle şiddetle verdikleri demeçler, ortalığı yangın yerine döndürür, taraftarlar çılgına döner, medyada bazı kulüp kalemşorları da karşılıklı olarak kulüpler adına savaşa girişirlerdi.
Hakemin hakemliği biterdi.
Öyküyü yeniden başa alıp öteki alternatife geçelim :
Hakemin başvurusunu alan federasyon (ya da ilgili kurulları) kopacak kıyameti görerek kırmızı kartın aynen geçerli olmasına karar verir, üstüne üstlük hakemi de birkaç hafta dinlenmeye alıp sustururlardı... Böylece şişi de kebabı da yanmadan kurtarmış olurlardı.
Peki bu olay İngiltere'de neden böyle kıyamet koparmadı ?
Sorunun yanıtı sanırım bizim bir türlü ulaşamadığımız "futbol kültürü"nde saklı...
Orada yönetmelikler de, uygulamalar da, ortak anlayış da hakeme böylesine insani ve teknik bir düzeltme olanağı veriyor. Bizde böyle bir şeyi düşünmek daha felaket...
Skor tabelalarına ve performansa endekslenmiş kültürümüz maalesef bu durumu tartışmaya bile uygun değil.
Başlıktan sorunun yanıtını artık biliyorsunuz :
Bizden bir Bennett çıkmaz!
Şenes Erzik, "Bennett"e karşı!
Bennett'in kart düzeltme olayını FIFA İcra Kurulu üyesi ve UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik'le de konuştum...
"Bu uygulama futbol oyun kurallarına, International Board talimatlarına uymaz. Hakem maç sırasında verdiği kararı, oyunu başlatmadan önce yardımcılarına ya da dördüncü hakeme danışarak ya da onların uyarısıyla değiştirebilir. Kart kararlarını da 90 dakikanın içinde müsabaka bitmeden değiştirmesi düşünülebilir. Ama müsabaka bittikten sonra karar değiştirme istemi kabul edilemez. Diyelim ki kart değiştirildi. Peki sahada 70 dakika 10 kişiyle mücadele eden takımın kaybı telafi edilmiş sayılabilir mi ? Mümkün değil. FİFA ve UEFA, Bennett olayında İngiltere Federasyonu'nu ilgili kurulları aracılığıyla uyaracaktır" dedi.
Erzik ülkemizin en büyük futbol otoritesidir. Görüşlerine saygı duyuyorum.
Ama kurallar da doğa yasaları değil. Zamanla aşınırlar, örselenirler, yeni gereksinmelerin ışığı altında en azından farklı biçimlerde yorumlanıp uygulanırlar... International Board'ın daha temiz ve daha atak oyun için aldığı kararlar da böyle gereksinmelerden doğdu.
Öte yandan...
İngilizler futbola sürekli yenilikler getirdiler... Örneğin, 1982'de aldıkları "Chester kararları" ile galibiyete üç puan sistemini başlattılar. İkinci uygulama beş yıl sonra Türkiye'de gerçekleştirildi. İtalya ve Fransa birer yıl deneyip vazgeçtiler... İngiltere bu radikal uygulamadan caymadı.
...Ve 1994 Dünya Kupası'ndan sonra FIFA, üç puan sisteminin tüm dünyada uygulanmasına karar verdi.
Bennett kararı da, göreceksiniz hakemliğe yeni ufuklar açacaktır.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|