Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Doğuş'un 'Yücel Abi'si

Yücel Çelik'in, Doğuş Grubu'nun kurucusu Ayhan Şahenk'le ilişkisi tanımlanırken 'dava arkadaşlığı' gibi idealist vurgular yapılıyor. Çelik, 47 yıllık yönetici, 32 yıldır Doğuş'ta. Halen Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Çelik'in, 'her patronun ihtiyacı olan bir beyin' olduğu söyleniyor. Çok önemli tepe görevler üstlenmesine karşın pek tanınmıyor. Ancak, iş dünyası, tevazu gösterip kabul etmese de onu, 'Doğuş Grubu'nda perde arkasındaki isim, grubun abisi' olarak tanımlıyorlar. İlk kez kendi adına bir iş yapıyor. Hisar Çelik'in sahibi, arkadaşı Kemal Çambol ile 'butik tersane' kuruyor

ŞULE YÜCEBIYIK
syuce@milliyet.com.tr

Yücel Çelik, ekonomi sayfası okurlarının aşina olduğu bir isim değil. Profesyonel yaşamı boyunca, basınla pek içli dışlı olmamayı prensip edinmiş.
Mütevazi kişiliğinin de gözönünde bulunmak istememesinde rolü var.
Bununla birlikte 68 yaşındaki yönetici, iş dünyası özellikle de büyük patronlar tarafından iyi tanınıyor. Deniz tutkusu, koleksiyonerliği ile renkli simalardan biri.
Kendisi tevazu gösterip kabul etmese de, Çelik'i tanıyanlar, onu 'Doğuş Grubu'nun perde arkasındaki isim' olarak tanımlıyorlar.
Grubun kurucusu merhum Ayhan Şahenk'in dava arkadaşı ve en güvendiği insan olduğu biliniyor.
32 yıldır grupta çalışan ve halen Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Çelik'in, 'her patronun ihtiyacı olan bir beyin' olduğu söyleniyor.

Ayhan Şahenk'le Doğuş'u kurdular
Finans, otomotiv, inşaat, turizm, medya ve perakende sektörlerinde 50 şirketiyle, 3.7 milyar dolarlık cirosuyla Türkiye'nin en büyük holdinglerinden biri olan Doğuş Grubu'nun Yücel Çelik'in vizyonuna çok şey borçlu olduğu biliniyor.
Yücel Bey'in kökeni bankacılık. 1958 yılında Ziraat Bankası'nda müfettiş olarak çalışmaya başlamış. Daha sonra Ankara'da şube müdürlüğüne terfi etmiş. Ankara'da çalıştığı yıllarda Ayhan Şahenk ile tanışmış. 1974'te Ziraat Bankası'ndan istifa etmiş. Birkaç ay sonra Ayhan Şahenk arayıp, kendisine iş teklif etmiş ve Çelik, o dönemki ismiyle Doğuş İnşaat'a Mali İşler Koordinatörü olarak girmiş.
1973, Doğuş'un uzmanlık alanı olan inşaattan bankacılığa geçiş dönemi. Çelik, 1975'te Yapı Kredi Bankası'nın alınması sürecinde büyük rol oynamış. Aynı yıl Ayhan Şahenk ile birlikte Doğuş Holding'i kurmuşlar.

İlk kez girişimci oluyor
Yücel Çelik bugünlerde farklı bir heyecan yaşıyor. Bu heyecanı paylaşmak isteyen Milliyet Business'ı da kırmayarak ve ilk kez basının karşısına çıktı. 47 yıla yakın süredir profesyonel olarak çalışan Çelik, hayatında ilk kez 'girişimci' oldu.
Yakın arkadaşı Hisar Çelik'in sahibi Kemal Çambol ile birlikte Peri adında bir butik tersane kurdu. Bu tersanede lüks yatlar yapacaklar. Hedef kitle, öncelikle Avrupa'nın jet seti.

'Benim için büyük heyecan'
Yücel Çelik'e kendine ait bir iş kurmanın nasıl bir duygu olduğunu soruyoruz. Yanıtı şöyle: "Ben Doğuş Grubu'nda kendimi hiçbir zaman profesyonel biri gibi hissetmedim. Sağolsun, Ayhan Bey de şimdi çocuklar da beni çalışan biri görmediler. Onların 'Yücel Abi'si oldum, kendimi de aileden biri olarak kabul ettim hep. Ama girişimcilik, kendi işini kurmak tabii bambaşka bir duygu, değişik bir heyecan.
Öyle büyük paralar kazanma hevesiyle atılmadık bu işe. İleride emeklilik günlerimizi geçireceğimiz, çocuklarımızın da devam ettireceği bir iş olsun istedik. Ama bir baktık iş ciddiye bindi. Şimdi başarılı olma isteği, en iyisini gerçekleştirme duygusu ağır basıyor. Akdeniz'in en iddialı yat tersanesi olacağız."
Yaklaşık 15 yıldır hobi olarak denizcilikle ilgilenen, yelkenlisiyle sık sık seyahat eden Yücel Çelik'in aklına 'tersane kurma' fikri nereden geldi? İlginç bir hikayesi var:

Kaptanı cesaretlendirmiş
"Yelkenlimin çok sevdiğim bir kaptanı vardı. Kendisi birkaç yıl önce ayrıldı ve Fransa'da bir tersaneye üretim müdürü olarak geçti. Burada üretim süreçlerini ve Avrupa yat piyasasını çok iyi öğrenmiş. Bana yatçılık konusunda çok değerli bilgilerle döndü. Pazarda kaliteli ve ekonomik fiyatlarla yat imal eden üretim merkezlerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ben de piyasaya çok yabancı değildim, böylece başladık. Yani kaptanımın tavsiyesiyle girişimci oldum."
Çelik, Şahenk ailesinin tepkisini sorduğumuzda ise "Beni her koşulda destekledikler, bu kararımda da yanımda olduklarını biliyorum" diyor. Çelik, Doğuş Grubu'nun içinde olmadığı bir sektör olduğu için de tersaneciliğe olumlu baktığını ifade ediyor.
Yücel Çelik'in şirket kurmasının hemen ardından yakın dostu Kemal Çambol'un 10 yıllık yat tersanesi Amfora ile birleşip, Peri adındaki yeni tersane oluşuyor.
Çelik, "Kemal Bey ile güç birliği yaptık. Akdeniz'in en yüksek teknolojili, en iddialı yatlarını yapacağız" diyor.



15 milyon dolarlık yatlar üretecek

Peri Yatçılık, Antalya Serbest Bölgesi'nde beş bin metrekarelik bir saha üzerinde kurulu bulunuyor. Her biri tersane deneyimi olan mühendis ve işçilerden oluşan 50 kişilik bir kadrosu var. İçinde değeri 3 ile 15 milyon dolar arasında değişen süper lüks yatlar, yelkenliler üretilecek.
Kemal Çambol, üç yıl sonra Peri Yatçılık'ın sözkonusu yatlardan yılda 7 - 8 adet üretebilecek hale geleceğini söylüyor.
Peri markasıyla piyasaya çıkacak yatların tasarımı ABD'nin en ünlü yat tasarımcıları tarafından çizildi. Yatların en önemli özelliği, teknelerin çoğunda kullanılan polyesterden değil, epoksi adı verilen hafif, daha dayanıklı ve daha az yakıt tüketen bir malzemeden üretilecek olması.
Kemal Çambol, önümüzdeki aylarda ilk prototipini tanıtacakları Peri Yatları için "Yat dünyasının Ferrari'leri" olacaklar diyor.
Türkiye, yat üretiminde iyi bir konumda. Dünyanın en büyük 4'üncü yat üreticisi. Türk malı yatların piyasa değeri giderek yükseliyor. Gerek kalitesiyle, gerekse işgücü maliyetlerinin düşük olmasından kaynaklanan ekonomik fiyatlarıyla Türk malı yatlar tercih ediliyor.
"Aklımızı kullanırsak yatçılığı büyük bir ihracat kalemi haline getirebiliriz" diyor Kemal Çambol, "Çünkü yat yeniden trend haline geldi. Artık zenginler Akdeniz kıyılarında ev almak istemiyorlar, yat satın alıp özgürce dolaşmak istiyorlar. Türkiye gerek yat imalatında gerekse marinacılıkta bu trendi yakalamalı."
Çambol, son birkaç yıldır Rus zenginlerinin piyasaya girmesiyle yat piyasasının hareketlendiğini söylüyor.





BUSINESS
 'Erbakan İslamcılığı Türkiye'ye yapılmış kötülüktür'
 EDİTÖRDEN
 Çankaya Köşkü'nün ısıtma kazanı...
 Çalışanın gözünün dışarıda olması 'kötü bir şey'
 Çin'de tersane kuracak...
 Kiğılı: Maliyetimiz her yıl düşüyor
 Ekmekçi Kurt Ali, Ağa İsmet... Ve Çiya!
 Özürlülere emlak vergisi indirimi getirildi
 Ödül almak veya almamak, bütün mesele gerçekten bu mu?
 Babasının sözünü dinlemedi büyük lojistik firması oldu
 Avrupa, ABD'nin mühendislik ve bilimdeki tahtını sallıyor
 İngiltere'de istihdamı kamu sektörü yaratıyor
 Brown: AB istihdam sağlamada başarısız
 Avrupa Birliği'nde denizi kirleten yandı
 Ev yapımı teröristler
 Çek bir kısa film!
 Dijital Oyuncaklar
 'Delikanlı' Absolut'un delikanlı tasarımcıları
 Kimileri poşet poşet zayıflıyor





© 2005 Milliyet