Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çin'de tersane kuracak...

Ali Kemal Akbaşoğlu, 1970'de kurduğu Akbaşoğlu Denizcilik'te yönetimi oğullarına devretmiş. Oğulları da 2004 yılında, 'kritik' bir karar alarak uzak ufuklara yelken açmışlar. Metin Akbaşoğlu anlatıyor: "Dünyada gemi yapacak yer sayısı azaldı. Dünyanın devleri Kore'ye, Japonya'ya gidiyor. Biz de Çin'de üreteceğiz"

EYLEM TÜRK
eturk@milliyet.com.tr

Ali Kemal Akbaşoğlu tarafından 1970 yılında kurulan Akbaşoğlu Denizcilik, işe ilk olarak kara taşımacılığı ile başlamış. Ardından uluslararası ticarete başlayan şirket aynı zamanda gemi üretimi de yapıyor. Akbaşoğlu, bir süre önce yönetimi oğullarına devretmiş.
Bugün şirketin başında bulunan yöneticilerden Metin Akbaşoğlu, 2004 yılına kadar Türkiye'de gemi ürettiklerini söylüyor.
Gemi piyasası oldukça iyi bir dönemden geçtiğini belirten Akbaşoğlu, "Tersaneler dolu. 2007, 2008'e kadar gün veriyorlar. Ancak biz 2004 yılından bu yana Çin'de üretim yapmaya karar verdik" diyor.
Akbaşoğlu, "Neden Çin?" sorumuzu ise şöyle yanıtlıyor: "Dünyada zaten gemi yapacak yer sayısı çok az. Çevre kirliliği nedeniyle Avrupa'da birçok tersane kapanmış. Dünyanın devleri, Uzakdoğu'da faaliyet gösteriyor. Kore'de, Japonya'da. Ama burada maliyetler yüksek. Çin bu ülkelere göre yeni yeni gelişiyor. Biz de gittik birçok yer gezdik ve 2004'te Çin'de üretim yapmaya karar verdik."
Çin'de maliyetlerin yüzde 15 - 20 daha ucuz olduğunu söyleyen Akbaşoğlu, "Burada en büyük avantaj zaman ve para. Kısa zamanda gemileri teslim ediyorlar. Türkiye'de 20 - 22 ayda gemi yaparlar. Çin'de bir yılda gemiyi veriyorlar size. Yani o aradaki bir yılda kazanacağınız parayı da koyduğunuz zaman belki 20 - 25 daha ucuza geliyor. O da ciddi bir para" diyor.

Üç gemi yola çıktı
Çin'de iş yapmanın çok da kolay olmadığını belirten Akbaşoğlu, şöyle devam ediyor: "Binlerce zorluklar çıkıyor. Yabancı dil sorunları. Kültür farklılıkları. Bizim anlaştığımız bazı tersaneler yurtdışına ilk defa bizimle gemi vermeye başladı. Biz de çok yardım ettik. En sonunda gemileri geçen ay aldık. Üç tane gemi yola çıktı. Türkiye'ye doğru geliyor. İşte biri İzmir'e geliyor. Biri Pakistan'a boşalttı iki gün önce. Oradan boş olarak Türkiye'ye gelecek. Diğeri ise İtalya'ya gidiyor."

Bordo M
Şu anda toplam 10 tane gemilerinin olduğunu kaydeden Akbaşoğlu, "Üç tanesi Çin'de. Orada bir tane daha yapılıyor. Bir ay sonra teslim edilecek. Onun adını da Trabzonlu olduğumuz için 'Bordo M' koyduk. 'Bordo Metin', 'Bordo Mavi' gibi. Yani iki anlama gelsin diye. Öyle bir şey yaptık. Diğerlerinin isimleri de 'Kemal K', 'Sürmene K', 'Karadeniz M'" diyor.
Ağırlıklı olarak kimyasal tankercilik yaptıklarını söyleyen Akbaşoğlu, "Büyük firmalarla uzun vadeli kontratla çalışıyoruz. En büyük müşterimiz BP. Yıllardır onlarla çalışıyoruz.
Ayrıca Türkiye'nin bütün lastiğini biz taşıyoruz" diyor.
Şirketlerinde toplam 400 kişi çalıştığını kaydeden Akbaşoğlu, "Ana işimiz gemicilik. Yan işimiz var. BP yağlarının ana dağıtıcısıyız. Ayrıca Çengelköy'de Delmare isminde bir de balık restoranım var: 40 kişi çalışıyor. Bu iş tabi bizim hobi olarak yaptığımız bir iş. Ama ana işimiz denizcilik. Toplam 40 milyon dolar ciromuz var" diye anlatıyor.

Tayfaları eğitiyorlar
Kaptanlık eğitimi veren okul sayısının daha çok olması gerektiğini söyleyen Akbaşoğlu, "Denizcilik fakülteleri var ama yeterli mi, değil. Daha çok olması lazım" diyor. Akbaşoğlu, istihdam ettikleri tayfalarla ilgili olarak da, "Bu işin bir okulu yok. Biz tayfalarımızı eğitimden geçiriyoruz. Binamızda eğitim salonu var. Güvenlik eğitimi önemli. Denizde bir sürü şey olabiliyor. Yangın çıkabiliyor, gemi batabiliyor. İki tane gemimiz battı. Birisi 1994 yılında İtalya'da battı. Diğeri de benim ismimi taşıyan gemiydi. O da Hint Okyanusu'nda mercan kayalıklarının üzerine çıktı. Bir yıl oluyor. Kaptan hatalarıydı bunlar. Gemi hurdaya gitti. Can kaybı falan olmadı. Olmaması bir şans tabi" diye anlatıyor.
Çin'le ilgili yatırımlarının devam edeceğini söyleyen Akbaşoğlu, "Çin devleti ile bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tersane yatırımı düşünüyoruz. Yer bulmaya çalışıyoruz. Belli adımları aştık. Çinliler ile önemli bir aşamaya geldik. Bu konuda birçok şeyi öğrettik onlara.
Ayrıca ek bir kaynak da yarattık. Gelecek hedefimizde 5 - 6 gemi var" diyor.


Ticaret cazip gelince futbolu bıraktı

Akbaşoğlu'nun en büyük hobisi futbol. Aynı zamanda yöneticilik de yapıyor. Bir dönem Fenerbahçe yönetiminde bulunmuş. Şimdi ise Trabzonspor'da başkan yardımcılığı görevini yürütüyor.
Soruyorum. "Siz Fenerbahçeli misiniz? Trabzonsporlu mu?" Yanıtı şöyle oluyor: "Ben Trabzonluyum. Trabzonsporu'u tutuyorum. Ama biz İstanbul'da büyüdük. İstanbul'da birçok Karadenizli vardır. Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi tutar. Ama inanıyorum ki gerçekte, gönlünde Trabzonspor yatıyordur. Benimde öyle. Galatasaray - Fenerbahçe maçında tabii ki Fenerbahçe'yi tutuyorum. Ama Fenerbahçe ile Trabzonspor oynarsa tabii ki Trabzonspor. Yani Trabzon'lu olup da Trabzonspor'u tutmamak nasıl bir şeydir bilmiyorum tabii."
Çocukken futbol da oynadığını anlatan Akbaşoğlu, "Beşiktaş'ta paf takımında oynadım. İyi de bir topçuydum aslında. Sonra ticaret yapmak bana daha cazip geldi. 18 yaşında futbolu bıraktım. Şimdi halı sahalarda oynuyorum. Şu anda Trabzonspor'da yöneticilik yapıyorum. 6 aylık yöneticiyim" diyor. Akbaşoğlu Galatasaraylı olduğumu öğrenince de, konuyu sarı kırmızılılardan açıyor:
"Galatasaray kendi avantajını kullanamadı. Galatasaray'ı çok kişi tanıyor dünyada. Çinli bir çocuk bir restoranda Galatasaraylı olduğunu söyledi bana. Havaalanlarında da Inter'in yanında Galatasaray'ın forması görürdüm ben. Ama bunu değerlendiremediler."


100 dolara sigara yasağını deldi

Çinlilerle yaptığı iş görüşmesi sırasında yaşadığı bir anıyı da anlatan Akbaşoğlu şöyle devam ediyor: "Binada sigara içmek de yasak. 'Nerede içeceğim' diye sorunca binanın kapısında içmemi söylediler. 'Peki' dedim. İndim bir tane içtim yeniden çıktım. 10 dakika sonra bir tane daha canım istedi. Bir daha indim. En sonunda 'ben burada içeceğim' dedim. "İçemezsin, yasak. 100 dolar cezası var" dediler. Ben de çıkardım 100 doları koydum masaya. Kendi aralarında Çince 15 dakika tartıştılar. Aldılar 100 doları. 15 dakika sonra bir tane daha yaktım bir 100 dolar daha koydum. Şaşkınlıkları devam ederken ben de sigara içmeyi sürdürdüm.
İkinci 100 doları geri verdiler. Şimdi içiyorum artık. Sormuyorum bile. Alıştılar bana."


Gemi için Sincan'dan koyun bulundu

Çinlilerle anlaşmanın çok kolay olmadığını söyleyen Akbaşoğlu, şunları söylüyor: "İş görüşmeleri çok uzun sürüyor. Çok zaman bıraktım toplantıyı. Çıktım yattım. Sabah geldim hala konuşuyorlardı.
Ayrıca enteresan bir durum da yaşadık. Avrupalı gemiyi denize indirirken şampanya patlatır. Bize 'siz ne yaparsınız' diye sordular. Bizim de koyun kestiğimizi söyledik. Türkiye'deki gemiler denize indirilirken koyun kesilir. Tuzla'da hep öyle yapılır. "Koyun nerden bulacağız?" dediler. Çin'de ördek var. Pekin ördeği. Neyse ara ara Sincan bölgesinden bir tane koyun bulundu. Fakat gemi o kadar gecikti ki koyunu unuttuk ve ne oldu bilmiyoruz. Koyun kesilemeden gemiyi indirdik. Artık burada keseceğiz..."



BUSINESS
 'Erbakan İslamcılığı Türkiye'ye yapılmış kötülüktür'
 EDİTÖRDEN
 Çankaya Köşkü'nün ısıtma kazanı...
 Çalışanın gözünün dışarıda olması 'kötü bir şey'
 Çin'de tersane kuracak...
 Kiğılı: Maliyetimiz her yıl düşüyor
 Ekmekçi Kurt Ali, Ağa İsmet... Ve Çiya!
 Özürlülere emlak vergisi indirimi getirildi
 Ödül almak veya almamak, bütün mesele gerçekten bu mu?
 Babasının sözünü dinlemedi büyük lojistik firması oldu
 Avrupa, ABD'nin mühendislik ve bilimdeki tahtını sallıyor
 İngiltere'de istihdamı kamu sektörü yaratıyor
 Brown: AB istihdam sağlamada başarısız
 Avrupa Birliği'nde denizi kirleten yandı
 Ev yapımı teröristler
 Çek bir kısa film!
 Dijital Oyuncaklar
 'Delikanlı' Absolut'un delikanlı tasarımcıları
 Kimileri poşet poşet zayıflıyor





© 2005 Milliyet