
|
|
|
 |
|
|
Kiğılı: Maliyetimiz her yıl düşüyor
SUAT SOYSAL
ssoysal@soysal.com.tr
Erkek hazır giyiminin önde gelen markalarından Kiğılı'nın patronu Abdullah Kiğılı, perakende dünyasının önde gelen isimlerinden. 19 Ocak 1959 tarihinde Sultanhamam'daki kumaş mağazasında ticaret hayatına atılan Kiğılı, 1965 yılında Kiğılı markası ile gömlek ve pantolon üretimine başlamış. Çok zor telaffuz edildiği için soyadını bir marka haline getirmek Kiğılı'nın yaklaşık 40 yılını almış. Ancak, Kiğılı bu durumun avantajını da belirtmeden geçmiyor : "Çabuk okunanlar kadar zor okunan markalar da akılda kalır."
Kiğılı'nın şu anda 50 tane kendi mağazası, 10 tane de bayii olmak üzere toplam 60 mağazası var. 2005 yılı içinde 5 mağaza açmayı, 5 tane de bayilik vermeyi planlıyorlar. Yani 2005 yılının sonunda 70 mağazalık bir zincir olacak Kiğılı.
Hedef 30 il
Türkiye'nin 25 iline yayılmış durumdalar ve bu yılın sonunda 30 ili hedefliyorlar. Öncelikli olarak Türkiye'de büyümeyi hedefleyen Abdullah Kiğılı, "Dünyada marka olmak değil de Türkiye'de dünya markası olmak işin en doğrusu" diyor.
Abdullah Kiğılı her sene maliyetlerinin düştüğünü söylüyor. Şirket büyüdükçe alım ve adetler de büyüdüğünden pazarlık güçleri artıyormuş.
Yok kelimesi yok...
Aşağıya indirdikleri fiyatları da tamamen tüketicinin lehine kullanıyorlar. Kiğılı müşterisi 'yok' kelimesiyle karşılaşmıyor. İstediği ürün o gün o mağazada yoksa, online bağlantıyla diğer 59 mağaza içinde o ürünün hangi rengi, bedeni varsa, hangi mağazadaysa tespit ediliyor. Çok kısa bir zaman içinde de getirtilerek müşteriye teslim ediliyor. Eğer müşterinin istediği ürün hiçbir mağazada kalmadıysa müşterinin bedenine göre dikilip teslim ediliyor.
Kiğılı'nın Gebze'de 11 bin metrekarelik bir depo inşaatı devam ediyor. Bu yatırım imalat yeri olarak kullanılmayacak, sadece lojistik depo olarak yararlanacaklar. Bütün Türkiye'ye dağıtım bu depodan yapılacak. Deponun 1 Ağustos'ta hizmete girmesi planlanıyor.
Kiğılı, prensip olarak nüfusu 200 bine kadar olan yerleşim yerlerinde bayilik veriyor. Nüfusu 200 binin üzerinde olan yerlerde ise kendi mağazalarını açıyor.
Evlerine yakın yerden alışveriş yapıyorlar
International Council of Shopping Centers (ICSC) Amerika'daki ofis çalışanlarının alışveriş davranışlarını konu alan bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçları çok ilginç.
Araştırmaya göre ofis çalışanlarının yüzde 66 gibi çok büyük bir oranı evlerine yakın yerlerden alışveriş yapmayı tercih ediyor. Geriye kalan yüzde 34'lük kesim ise işyerlerine yakın yerlerden alışveriş yapıyor. Perakende sektörünün vazgeçemediği kampanyalar, promosyonlar, hatta indirimler bile esas olarak bu oranı değiştirmiyor. Amerika'daki ofis çalışanları mağazalara, markalara sadık olmasalar da alışveriş bölgelerine oldukça sadıklar.
Amerika'da ofis çalışanları öğlen saatlerinde eğer işyerinde değil de dışarıda yemek yiyorlarsa, ofis dışında ortalama 41 dakika harcıyorlar. Ve ilginçtir erkeklerin dışarıda yemek yeme oranı kadınlara göre daha yüksek.
Araştırma sonuçlarından bir tanesi ülkemiz şartları düşünüldüğünde imrenilmeyecek gibi değil. Amerika'da bir ofis çalışanı işine gidip gelmek için ortalama 30 dakika harcıyor. Yolda, özellikle de trafik sorununun yaşandığı işe gidiş geliş saatlerinde yolda bu kadar az zaman harcamak araştırma sonuçları arasında yer almasa da çalışanların verimliliklerini olumlu yönde etkiliyor.
İki saat trafikte gidiyor
Ülkemizde ofis çalışanlarıyla ilgili böyle bir araştırma yapılmamış olmasına rağmen yolda harcanan sürenin çok daha fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye'de ofis çalışanları en az bir buçuk, iki saatlerini trafikte harcıyor.
Dışarıda yemek yeme süresini henüz bilmiyor olsak da son yıllarda çok daha fazla yaygınlaşan alışveriş merkezlerinin dışarıda yemek yeme oranını yukarılara çektiği bir gerçek. Ofislere yakın yerlerdeki alışveriş merkezleri öğle saatlerinde oldukça yoğun oluyor. Buna bağlı olarak öğlen alışverişlerinde de bir artış gözlemleniyor.
|
|
|

|
|