Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Terör cehenneminden barış cennetine

Hindistan ve Pakistan yönetimlerinin sağduyulu yaklaşımlarıyla barış rotasına giren Keşmir, Türk işadamlarını turizm yatırımları için bekliyor

Menderes Özel - Muzafferabad


Pakistan asıllı İngiliz yazar Tarık Ali'nin en ciddi fundamentalizm odaklarından biri olduğunu iddia ettiği ve dünyayı büyük belalara sürükleyebilecek en tehlikeli ihtilaf (her ikisi de nükleer güç olan Pakistan ve Hindistan arasında) kaynaklarından biri olarak gösterilen Keşmir'de, son aylarda barış rüzgârları esiyor. Pakistan ve Hindistan'ın kuruldukları 1947'den bu yana 3 kez savaşmasına, birçok kez de savaşın eşiğine gelmesine neden olan Keşmir, 11 Eylül 2001'de köktenciliğin dünyanın başına ne işler açabileceğini gören Hindistanlı ve Pakistanlı sağduyulu politikacıların kaptanlığında artık barış rotasında ilerliyor.

Dünyadaki cennet
Yüzyıllardır "Yeryüzündeki Cennet" diye tanımlanan, bir sırtını Himalayalar'a verdiği coğrafi konumu sayesinde bu kimliğini 21. yüzyılda da koruyabilen Keşmir, 1947'de Hindistan ve Pakistan gibi bağımsız bir ülke olabilecekken, 2 ülke tarafından paylaşılmış olmasının diyetini birbirinden kopmuş ailelerin, savaşlara, köktendinci teröre kurban gitmiş on binlere yaktığı ağıtlarla ödüyor.
Eskiden günler süren Keşmir yolculuğunu saatlere indiren asırlık Keşmir yolunun her iki yanında yer alan harabeyi andıran kasabalar çaresizlik, bölünmüşlük ve yoksulluk içinde birleşmeyi bekliyor.

Aileler kavuştu
Pakistan Keşmiri'nde Muzafferabad'dan başlayarak Hindistan kontrolündeki Srinagar'a kadar Keşmir Vadisi'ni izleyerek uzanan yol, 1947'den bu yana kapalı kalmasının ardından geçtiğimiz nisan ayında yeniden açıldı. Her hafta yapılan sınırlı ama düzenli otobüs seferleri sayesinde Srinagar ve Muzafferabad'daki Keşmirliler, 50 yıl aradan sonra birbirlerini görebilme imkânına kavuştu.

Sınırın adı 'Kontrol Hattı'
Pakistan hükümetinin davetlisi olarak gittiğim Pakistan'da mihmandarlarım Nadia Abbassi ve Saqib Ahmad eşliğinde İslamabad'dan başladığım Keşmir yolculuğunu, Muzafferabad'dan geçerek Pakistan - Hindistan arasında sınırı oluşturan "Kontrol Hattı"nda Chakothi mevkiinde noktaladım.
2003 Kasım'ına kadar Hindistan ve Pakistan arasında sık aralıklarla karşılıklı topçu ateşine sahne olan "Kontrol Noktası"nda şimdilik durum sakin. Chakothi'de 800 kişilik bir tugaya komuta eden Yarbay Chiragh Hıdır, bugünlerde askerlerine emir yağdırmaktan çok, "top mermisi geçirmez" bir sığınakta, gazetecilere ve diplomatlara Keşmir sorunu hakkında brifing vermekle meşgul.

11 kişiye 1 asker
Yarbay Hıdır, 3000 - 7000 metre arasında değişen bir yüksekliğe sahip Keşmir'de yaşananları Pakistan gözüyle anlatırken, toplam yüzölçümü 90.820 km2 olan Keşmir'in yalnızca 13.297 km2'sinin Pakistan'ın elinde olduğunu (Azad Keşmir / Özgür Keşmir) hatırlattı. Azad Keşmir'de yaşayanların yüzde 99'unun Müslüman olduğunu söyleyen Hıdır, Hindistan Keşmiri'ndeki Müslüman oranının yüzde 64 olduğunu vurguladı.
Yarbay Hıdır, Keşmir'i bir sorun haline getiren tarafın Hindistan olduğunu öne sürerek, bölgede her 11 kişiye 1 asker düştüğünü, Hindistan'ın 800 milyon dolar harcayarak Kontrol Hattı boyunca bazı bölümleri elektrikli dikenli tel inşa ettiğini, eleştirel bir dille anlattı.
Hıdır, 2003 Kasım'ında başlayan ateşkese kadar Hindistan topçusunun taciz ateşinin "Kontrol Hattı"nın dibindeki Chakothi kasabasına ne kadar büyük zarar verdiğini de söyledi. Gerçekten de onyıllarca süren gerilim yüzünden sınırdaki Chakothi hiçbir gelişme kaydedememiş, 19. yüzyılda kalmış izlenimi veren kasabanın evlerinde top mermilerinin yarattığı yıkımın izlerini görmek mümkün.

Hayalet köprü
Yarbay Hıdır, brifingin sonunda beni "Kontrol Hattı"na götürdü. Hindistan ve Pakistan Keşmiri'ni birbirine bağlayan tek köprü ıssız görünüyor. Köprünün başında, kendilerine ait taraflarda bekleyen Hindistan ve Pakistan askerleri hayaletlere eşlik ediyor. Bu köprü, 1947'ye kadar Keşmir'in can damarlarından biriydi. Nisana kadar bir anlamsızlık abidesi işlevi gören köprü, nisanda başlayan sınırlı otobüs seferlerinin de güzergâhı üzerinde.
İslamabad'a dönüşte son durağım Azad Keşmir'in başkenti Muzafferabad'da Belediye yetkilileriyle görüştüm. Tüm Pakistan'da olduğu gibi, burada da Türkiye'ye ve Türklere özel bir sevgi var. Bunun kaynağında "din kardeşliği" olsa da fundamentalizmin pençesindeki bölgede Türkiye'nin laik ve modern duruşu saygıyla anılıyor.

Türkiye'ye davet
Belediye yetkilisi İrfan Aziz, Keşmir'in geri kalmışlığından dert yanarak Türk yatırımcıları bölgeye davet etti.
Azad Keşmir'i boydan boya kat eden Neelum Nehri'nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Aziz, Türk yatırımcıları bu potansiyeli paraya çevirmeye çağırdı.
Aziz, "Yeryüzündeki Cennet"in yoksulluğunun ancak yatırımlarla aşılabileceğini belirterek, bölgenin önemli bir turizm merkezi haline gelebileceğini, Pakistan hükümetinin de bu konuda her türlü kolaylığı sağlayabileceğini söyledi.

Keşmir sorunu nasıl doğdu?

1947'de Hindistan alt kıtası bağımsızlığını ilan ettiğinde, 565 prensliğe, Hindistan veya Pakistan'a katılabilmeyi tayin hakkı verildi. İki ülke arasında kalan ve nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Cemmu Keşmir'in Hindu yöneticisi Mihrace Hari Singh'in niyeti bağımsızlıktı. 1947 ekiminde Peştunlar, Pakistanlı subayların komutasında Keşmir'i Srinagar'a kadar işgal etti. Bu durum üzerine, Hindistan'dan yardım isteyen Mihrace, Hindistan'a katılım anlaşmasını da imzaladı.
27 Ekim'de Hindistan birlikleri Srinagar'a ulaştı. İki ülke arasında oluşturulan kontrol hattı, Keşmir'i Pakistan ve Hindistan olmak üzere ikiye böldü. Keşmir'in bir bölümü de Çin kontrolüne bırakıldı. Bu tarihten sonra Keşmir, 2 Pakistan - Hindistan savaşına daha neden oldu. İslamabad yönetimi, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Keşmir'in Pakistan'a katılmasını isterken, Delhi yönetimi Mihrace'nin imzaladığı katılım anlaşmasını göstererek buna karşı çıkıyor.
Hindistan Keşmiri, 1989'dan bu yana Müslüman direnişine sahne oluyor. Çoğu köktendinci onlarca grup bağımsızlık mücadelesi veriyor. Saldırılar azalsa da köktendinciliğin ideolojik olarak varlığı, her an yeni bir terör dalgası başlayabileceği korkusu yaratıyor.




DÜNYA
Terör cehenneminden barış cennetine
ABD'den Kürtlere fren
Bu da Putin'in 'Mercedes'i
Armstrong, Bush'u geçmedi







 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2005 Milliyet