|
 |
|
|
Konak kongresi
Görüş / Engin Önen
Kavgalı Konak İlçe Kongresi, basında "CHP klasiği" şeklinde yer aldı. Çünkü bir süredir CHP kongre ve kurultayları, yerel ve genel sorunları tartışmaktan çok, partiye egemen olan profesyonel ve yarı profesyonel kadroların, pek de medeni olmayan mücadelesine sahne oluyor.
* * *
Üç yılı aşkın süredir bu sütunlarda, bunun nedenlerini yazıyorum. Onun için, Konak kongresini yazmak, gelmedi içimden. Ama bir yerel gazetede köşe yazarlığı yapan bir arkadaşımızın yorumlarını okuyunca yazmadan geçemedim. Kendini anti Kemalist ve ikinci cumhuriyetçi olarak tanımlayan arkadaşımız CHP Konak Kongresi'nden sonra duygularını şöyle dile getirmiş: "Uzun süre Abdülrezzak Erten ve Enver Öktem ile birlikte desteklediğim Sıtkı Kürüm'ün kaybetmesi beni gerçekten üzdü."
Başka bir yazısında şöyle savunmuş kendini: "Konak delegasyonunu irdelediğimde sosyolojik, siyasal ve ideolojik açıdan ilginç sonuçlara varıyorum. Bunları paylaşmak da bir sosyal bilimci olarak benim hakkım."
Sosyal bilimci arkadaşımızın bir tespiti: "Kazanan il delegasyonunun ekip şefleri Kürt kökenli ve çoğunluğu Mardinli."
Bu müthiş bilimsel tespite diyecek bir sözümüz yok! Arkadaşım benden duymuş olma ama, birlikte yas tuttuğunuz ithal vekiller ve hazırladığınız listedekilerin çoğunun da yukarıdaki tanımınıza uyduğu söyleniyor.
* * *
Tespitlerinden biri de, kazanan il listesinde yer alan bazı isimlerin ideolojik olarak aşırı ulusalcı oluşlarıyla ilgili. Hatta bu isimlerin MHP'ye yakın bir çizgide olduklarını ima ediyor. CHP içinde ulusalcılığın sosyal demokrasiden daha baskın olduğunu düşünenlerdenim. Ama genel başkanı ve genel merkezi aşırı ulusalcı ve devletçi bir çizgiyi benimseyen bir partide bu türden kişilerin il delegesi olmasında yadırganacak bir taraf göremiyorum. Laf aramızda, anti Kemalist birinin CHP içinde kendini bu kadar harap etmesi daha çok yadırganabilir.
* * *
Arkadaşımızın diğer bir tespiti de,"Alevi kökenlilerin çok büyük bir bölümünün de aynı listede" yer alması yönünde. Ve ekliyor:
"Tüm bunların ideolojisi ne?"
Yani Kürdü, Alevisi ve ulusalcısı.
Haklı olarak soruyor: "Bu nasıl çorba?"
Bence, seçilinceye kadar İzmir'deki ilçe binalarının yerlerini bile bilmeyen Mardinli, Urfalı ithal vekillerle bir ikinci cumhuriyetçinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan çorba gibi bir çorba.
* * *
Uzatmayalım, sosyal demokrat partilerde de, ana ideoloji ile tezatlık oluşturmayacak düzeyde ulusalcılık olabilir. Yine böyle bir partide Alevi, Kürt, Musevi, Rum kökenli, Doğulu ve Batılı vatandaşımız da olabilir. Olmalıdır da.
Ama barış içinde bir arada yaşamamıza olanak verecek bir cumhuriyet veya demokrasi, Kürtçülük, Alevicilik ve bölgecilikten ciddi zararlar görmektedir.
Önemli olan, nasıl olup da CHP yerel örgütlerinin, Alevicilik, Kürtçülük ve bölgeciliğin pirim yaptığı bir yapıya dönüştüğünün ya da dönüştürüldüğünün yanıtının verilmesidir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|