|
 |
|
|
Erken emeklilik
Satır Arası / Deniz Sipahi
Milliyet Pazar'da Banu Şen'in Akın Öngör ile yaptığı güzel bir röportaj vardı. Banu, Akhisar'daki üzüm bağlarına doğru yola çıkarken, Öngör hakkında bildiklerimi sordu.
Bir cümleyle cevap verdim.
"55 yaşında, kariyerinin zirvesinde emekli olabilecek kadar cesur biri..."
Türkiye'nin en önemli bankalarından birinde genel müdürken ve en iyi profesyonellerden biri olarak gösterilirken, kendi hayallerinin peşinde koşabilen bir insana ne denir sizce...
Akın Öngör diyor ki.
"İki şey bıraktırmıyor. Biri güç... Ben bıraktığımda 20 milyar dolar aktifi idare eden bir işin başındaydım. İnsanlar bu gücü bırakmak istemez. İkincisi de para... Oralara gelince çok para kazanmaya başlıyorsunuz. Bu iki unsur sizi esir alıyor. Bir dönem en fazla vergi veren 30'uncu kişi olmuştum. Para da bir yere kadar. Parayla yapabileceğiniz, zevk alabileceğiniz şeyler de bir yere kadar. Siz bu seviyeye geldiğinizde yaşınız da 50'ye 60'a geliyor. Önemli olan parayı da sizin ve çevrenizdekilerin mutluluğu için kullanabilmek..."
Ben benzer sözleri Can Kıraç'tan da duymuştum.
Koç Grubu'nun en tepe noktasındayken ve Vehbi Koç'un en yakın çalışma arkadaşıyken Can Bey de, sürpriz bir kararla emekli olmaya karar vermişti.
Türkiye'de pek çok insan için emeklilik yolun sonu anlamına geliyor. Hemen her şeyden el ayak çekme, kendi içine kapanma...
Uzun yılların yorgunluğundan bu dinlenme süreci başlangıçta güzel geliyor ama sonra sıkıntılı süreç başlıyor.
Bir işe yaramadığını düşünenler, ruhsal bunalıma girenler; bunun sonucunda aile ilişkileri bozulanlar, çevresiyle uyum problemi yaşayanlar...
Böylece mutsuz ve umutsuz dolaşan yüz binlerce insan olmaya başlıyor.
* * *
Akın Öngör, ünlü yönetim gurusu Drucker'ın bir sözünü hatırlatıyor.
"Hayatınızın birinci yarısında ikinci yarısını planlamazsanız, geç kalırsınız..."
Ne kadar doğru... Hangimiz bunu yapabiliyoruz.
Öngör de emeklilik için şunları söylüyor.
"Emeklilik hiç birşey yapmadan pijamaları giyip, televizyon karşısında oturmak değil. Ben çalışma hayatını bıraktım ama hobilerimle ilgilendim, kendime yeni alanlar yarattım. Benim de eşimle sağlıklıyken yapmak istediğimiz şeyler vardı...."
Akın Bey, önce küçük bir dünya turu yapmış ardından da Akhisar'da hayalini kurduğu bağlar için çalışmalara başlamış. Bu arada Bodrum'da Harward'lı profesörlerin teşvikiyle liderlik eğitimi veren bir okulun temelleri için çalışmış. Bu proje her ne kadar gecikmiş olsa da yakın bir gelecekte bitecek gibi gözüküyor.
* * *
Biliyorum, herkes için emeklilik dönemi hiç de kolay geçmiyor. Türkiye gibi bir ülkede maddi imkanlar emekliliğin tadını kaçırıyor.
Ben yine de diyorum ki...
Drucker'ın sözünü aklınızdan çakırmayın.
Hayatınızın birinci yarısında yaşarken; mutlaka ikinci yarısını yani emekliliğinizi de unutmayın.
Şimdiden plan yapmaya başlayın.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|