Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 23 Ağustos 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Formula 1 başarısı


İstanbul'da ilk kez düzenlenen Formula 1 Türkiye Grand Prix'sini kazasız belasız atlattık.
Kürt sorunu, terör, işsizlik, yoksulluk, artan iç ve dış borç yükü, cari açık gibi ülke gündeminin 'spin atan' sorunlarından uzaklaşıp üç günlüğüne de olsa yarış arabalarının büyülü atmosferinde gezinmek güzeldi.
Sonuçta Türkiye kazandı!
NATO zirvesi, Eurovision, Şampiyonlar Ligi finali, Universiade derken Formula 1 sınavından da geçtiğimiz için seviniyoruz.
Ev sahipliği yaptığımız organizasyonlarla ilgili 'başarı çıtasını' bu şekilde koymak, 'üçüncü dünya ülkesi' çağrışımı uyandırmıyor mu?
Acaba bu tür etkinliklere talip olunurken, 2005 Türkiye'sinde kafaların ardındaki kuşku 'ya başaramazsak' duygusu mudur?
Neyi başaramayacağız?
NATO zirvesi için Türkiye'ye gelen liderler yolu mu kaybedecekler? Aracını bulamayan Bush'u TEM'de otostop yaparken mi görecektik? Konuşma yaparken kürsü mü çökecekti?
Geçen yaz dünya liderlerini İstanbul'da ağırlayacağız diye kentin yarısında yaşam durdu.
Boğaz'daki savaş gemilerini gören Almanya'nın eski Savunma Bakanı'nın mahcup bir ifadeyle, 'NATO zirvesi için İstanbul'u boşaltmak gerekiyor muydu, Antalya'da bir tatil köyünde toplansaydık, insanlar bu kadar eziyet çekmezdi, halka verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz' dediğini anımsıyoruz.
Alman Bakan'a, 'İstanbul Türkiye'nin vitrini, İmparatorluk kenti, bu görkemi sergilemekten niye kaçınalım? Güvenliği sağlamak yetkililerin görevi' yanıtını vermiştik.
Bir uluslararası organizasyonun başarısında 'güvenlik' tek ölçüt olabilir mi?
Daha geçen ay Londra'da patlayan bombalar, İskoçya'daki G-8 zirvesi nedeniyle kuş uçurtulmayan bir sırada 60'tan fazla can almadı mı?
İngiltere'yi 'önlem almadılar' diye suçlamak kimsenin aklından geçmedi.
Eurovision'a geçelim.
30 yıldır katıldığımız yarışmayı Türkiye'de yapmanın ne gibi güçlüğü olacaktı. Sertab Erener birinci oldu ve 2004 finali ülkemizde yapıldı. Hollanda yerine Patagonya jürisine bağlanmadıkça, Şampiyonlar Ligi finali gibi Eurovision'dan da 'alnımızın akıyla çıkacaktık!'
Elbette bunlar turizm açısından önemli fırsatlar.
Ancak abartmayalım.
20 milyon dolarlık Formula 1 Pisti için 220 milyon dolar harcanmış. 2-3 milyar dolarlık tanıtımdan söz ediliyor.
Kendi etrafımızda 'propaganda spini' atarken başarı çıtasını gerçek gündeme taşımalıyız. 3 Ekim'deki AB müzakereleri örneğin. Umarız pistten çıkmayız!

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine Türkler ve Kürtler
ANADOLU medeniyetleri çok daha eskiye gider a...
Melih AŞIK
Sınavda eşitlik!
Ankaralı genç bir öğrenci... Üniversite sınav...
Fikret BİLA
Memurun temel sorunu ve denge tazminatı
Memur sendikaları ile Kamu İşveren Kurulu ara...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu (1)
Üç haftalık bir tatil... Bir haftası mavi yol...
Güneri CIVAOĞLU
Otomobil ve siyasetçi
3 Ekim'de Türkiye ile tam üyelik görüşmelerin...
Can DÜNDAR
Acul ile aheste
"Formula 1'de her şey iyiydi, tek sorun trafi...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS'de de puanlar yükseldi
Üniversite adaylarının merakla beklediği 2005...
Hurşit GÜNEŞ
Formula 1: Ne getirdi, ne götürdü?
Ekonomi biliminde doğrudan ve dolaylı getiril...
Sami KOHEN
Barış uvertürü
Sahne, Ramallah kentindeki yeni Kültür Merkez...
Derya SAZAK
Formula 1 başarısı
İstanbul'da ilk kez düzenlenen Formula 1 Türk...
Güngör URAS
Bankadaki para, hem sistemde hem kayıt içinde
Son zamanlarda "Banka hesaplarına büyük gözal...
Serpil YILMAZ
Çiller 44 bedenin altına nasıl inecek?
Aydınlar buluşması ve ardından Başbakan Tayyi...
M. Ali BİRAND
PKK fırsat mı kollayacak?
PKK , 3ekim'e kadar "eylemsizlik" kararı verd...

© 2005 Milliyet