Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hastane fotoğrafları

Satır Arası / Deniz Sipahi

Akciğer zarında kalınlaşma nedeniyle geçirdiği biyopsi sonrası, "MRSA" adı verilen mikrobu kapan ve yaşamını yitiren eski bakan Veysel Atasoy'un eşi Işıl Atasoy bir süredir hukuk mücadelesi veriyor. Atasoy, eşinin biyopsi olduğu hastaneyi ve Sağlık Bakanlığı'nı mahkemeye vermiş.
Atasoy, kendisi ve çocukları için 280 bin YTL'lik manevi tazminat talep ediyor.
280 değil 980 olsa neye yarar; Veysel Atasoy aramızdan ayrılmış.
Her şeye rağmen yeni vakaları önleyebilmek için bayan Atasoy'un verdiği mücadeleye bizlerin destek vermesi gerekiyor.
Benzer bir manevi gücü önce Edirne'de, sonra Manisa ve Kayseri'de bebeklerini kaybeden ailelerin de hissetmeleri gerekiyor.
Geçtiğimiz gün sıralarımıza düşen bir haber bizleri endişelendirdi.
Büyük bir hastanemizin yoğun bakım servisi karantinaya alınmıştı.
Beyin Cerrahisi Yoğun Bakım Servisi, başka servisten gönderilen bir hastanın enfeksiyona yol açabilecek "VR" isimli bakteri taşıdığının ortaya çıkması üzerine karantinaya alınmıştı. Yoğun bakıma hasta giriş çıkışı kabul edilmezken, tedavi gören ve bulaşma riski taşıyan altı hasta da serviste özel koşullarda tedavi edilmeye başlanmıştı.
* * *

Elbette endişelendik; çok şükür ki endişe duyulacak bir konu gündemimize gelmedi.
Dikkat çekmek istediğim konu; bu tür haberlerin giderek artıyor olması.
Herkes gibi ben de hastaneye gitmekten çok hoşlanmıyorum. Ama ya kendimiz ya bir yakınımız eninde sonunda hastane koridorlarına uğramak zorunda kalıyor.
Bu kaçınılmaz.
Türkiye'de sağlık sektörü geçtiğimiz yıllara göre çok daha iyi durumda olmasına rağmen ben aynı endişeleri taşımadan edemiyorum.
Türk doktorları dünyanın her yerinde müthiş başarılara imza atıyorlar; geliştirdikleri ve uyguladıkları farklı ameliyat yöntemleriyle, buluşlarla, ilaçlarla adlarından daha da fazla söz ettirmeye başladılar.
Bunlar iyi ve sevindirici gelişmeler...
Ama bu genele yansımıyor.
Hastanelerimizin, özellikle de devlet hastanelerimizin fiziksel alt yapıları ne yazık ki çok yetersiz durumda. Teknik olanakları da düşündürücü boyutta.
Bütün bunlara hijyen boyutu da eklenince karşımıza korkutucu bir tablo çıkıyor.
İşte geçtiğimiz günlerde, aylarda yaşadıklarımız. Ulaştırma eski Bakanı Veysel Atasoy'un başına gelenler...
İnsan değil ameliyat olup yatmayı; kapı kolunu bile tutmak istemiyor.
"Özel" diye gösterilen odalar bile oda olmaktan çıkmış; ortak kullanım alanları berbat durumda.
Lütfen hastanelerimizin yöneticileri, başhekimleri; rektörlerimiz şu mevcut tabloyla ilgilenseler.
Gerekiyorsa kampanyalar yapılsa; yetişemedikleri yerlere halkın desteği alınsa...
Acaba bu fotoğraf üzerine neler söyleyeceklerdir...


dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
"Kene" deyip geçme
Emeklilik hakkında her şey
Gürültü Çeşme'yi çekilmez yapıyor
Hastane fotoğrafları





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet