Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Komutan'dan üç önemli mesaj

1 - Ordu üzerinde sivil kontrol, evrensel bir değer. TSK'nın yasalara uyumu denetlenmektedir
2 - Rönesans kadar önemli olan Cumhuriyet'in kuruluşuna askerlerimiz öncülük etmiştir
3 - Avrupa Birliği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin toplumsal rolünü tam olarak algılayamadı


ANKARA Milliyet


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) ulusuyla çok özel bağları bulunduğunu, ancak "ordu üzerinde sivil kontrol ilkesi"nin "evrensel bir değer" olduğunu söyledi.
Genelkurmay Başkanlığı'nda dün düzenlenen törenle, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri'ye TSK Şeref Madalyası, orgeneraller Ergin Saygun, Aydoğan Babaoğlu ile Oramiral Metin Ataç'a da TSK Üstün Hizmet Madalyası verildi.
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün de katıldığı törende yaptığı konuşmayla, ordu üzerinde sivil otorite denetiminden söz eden ilk Genelkurmay Başkanı olan Özkök, "TSK, ulusun yaşadığı toplumsal gelişim ve değişimde çok önemli bir rol oynamıştır" dedi.

'Halis millilik'
Özkök, TSK'nın farkını şu sözlerle anlattı: "TSK'yı güçlü kılan birinci özelliği; Atatürk'ün deyişiyle 'halis millilik' vasfıdır. Bu özellik TSK'yı diğer ülkelerin silahlı kuvvetlerinden farklı kılmaktadır. Nitekim toplumla ordu arasındaki bağı koparmanın uluslara nelere mal olabileceğini son yıllarda çevremizde yaşanan acı olaylar sonucunda açıkça gördük. Bu sebeple TSK'nın bu özelliğinin titizlikle korunması ülkemizin bekası açısından hayati önem taşımaktadır.

'Liyakat esastır'
İkinci özellik; TSK'da liyakati esas alan 'meritokratik' yönetim anlayışıdır. Anadolu'nun herhangi bir köşesinde yaşayan bir Türk genci, ailesinde asker olmasa dahi bu mesleği seçtiği takdirde kendi iradesi ve çabasıyla en üst makama kadar yükselebilir. TSK'da kimse için kültürel ve coğrafi ayrımcılık yapılmaz."

'TSK'yı anlamıyorlar'
"Ekonomik bakımdan gelişmiş ve modern silahlı kuvvetlerine sahip olmalarına rağmen, bazı ülkelerin bizdekinden farklı olarak kendi geçmişlerinde çeşitli şekillerde ulus-ordu ilişkilerinde büyük problemler yaşadıklarını görüyoruz. Bu durum, ülkelerin silahlı kuvvetler kavramına önyargı, korku ve kuşkuyla karışık bir açıdan bakmalarına sebep olmaktadır. Bu da, AB'ye giriş sürecinde olduğumuz dönemde bu ülkelerin TSK'nın rolünü ve önemini tam olarak algılayamamalarına sebep olmaktadır. Bir meseleyi daha iyi anlayabilmenin yolu empati yapabilmektir."

'Türk rönesansı'
"Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı aristokrasisi işgalci güçlere karşı çaresizlik içinde bunalırken, askerler Anadolu'da halkla beraber ülkenin kurtuluşu için çalışıyordu. Nitekim bu kadro önce ülkeyi kurtarmış, bilahare de saltanat ve hilafete dayalı düzeni yıkarak halka dayanan yepyeni ve modern bir sisteme geçişi sağlamıştır. Bu durum, Ortaçağ'da batının yaşadığı rönesans kadar önemli bir olaydır ve bu değişime asker öncülük etmiştir. Türk Ulusu'nun TSK'ya karşı duyduğu güvenin ve saygının temelinde bu yatmaktadır. Bu durum doğal olarak, bazı çevrelerin iddia ettikleri gibi her ülke için standart bir ulus-ordu ilişkisini bizde farklı kılmaktadır. Bunun sonucu olarak bu ilişkinin şekli, yöntemi ve derecesi de, toplumun özel şartlarına göre değişmektedir."

'Sivil kontrol'
"Ancak her modern toplumda olduğu gibi, TSK'nın görev ve işlevleri bizde de yasalarla belirlenmiştir ve TSK'nın yasalara uyumu denetlenmektedir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti'nde bütün yasalar halkın seçtiği temsilciler tarafından yapıldığından dolayı, ülkemizdeki durum, günümüzde evrensel bir değer olarak kabul edilen 'ordu üzerinde sivil kontrol' ilkesiyle çelişmemekte, aksine örtüşmektedir. Ülkemizdeki tek fark, ulus - ordu ilişkisidir."

En önemli sorun bölücülük

Konuşmasında "irticai tehdit" değerlendirmesi yapmayan Orgeneral Özkök, Türkiye'nin karşısında bulunduğu en önemli sorununun "bölücü terör" olduğunu vurguladı. Özkök, "20 yıldır terörle mücedele, TSK ağırlıklı yapılmaktadır. Bölücü terörle mücadele, topyekûn hareket edilmesini gerekli kılmaktadır. TSK'nın hedefi, terör örgütünün yanlış ve habis politik hedefini ve bu hedefe ulaşmak için uyguladığı terör eylemlerini terk ederek, kanunlara ve ulusun merhametine ram olmasını sağlamaktır" diye konuştu.




SİYASET
Komutan'dan üç önemli mesaj
DEHAP'tan 'Sayın' savunması
Ermeni konferansını Başbakan istedi
Bazı AKP milletvekilleri konferansa karşı tepkili
Çiçek: Yine özel olacaksa görüşüm aynı
'Görüşler, kurumları bağlamaz'
'Oğlum, sana babalık da yapacağım'
Postmodern uyarı yapıldı
Hiçbirimiz safkan değiliz
'Sürekli ateşkes PKK'yı bitirir'






Taha AKYOL
Irak'ta dinamitler
YENİ Irak Anayasası çoktan hazırlanmış ve 15 ...
Fikret BİLA
'MGK'da sanık sandalyesinde oturmuyoruz'
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bildirisinde;...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu (3)
Diyelim ki, ağzımıza biber sürüldü, tövbe ett...
Güneri CIVAOĞLU
Palet ve tuval
Palet üzerinde bazı renkler çiğ ve iticidir....
Derya SAZAK
Bülent Ersoy Meselesi
Ne düşündüğümü baştan yazayım: Sayın Baykal'a...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2005 Milliyet