Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Her şey ne güzel çatırdaya çatırdaya sallanıyor...


Bir Emniyet müdür yardımcısının 2 Rus kadınıyla -tabii çırılçıplak- banyo âlemine; bir erkek olarak içinizden imrenseniz de, dışınızdan çatılmış kaşlarla şöyle demeniz gerekir:
- Bu ne biçim rezalet!..
***
Valilerden biri, kameralar önünde, personel yokluğu gerekçesiyle bir aydır hasta kabul etmeyen bir hastane başhekimine şöyle bağırıyor:
- Devlet mi sahtekâr, ben mi sahtekârım, yoksa sen mi sahtekârsın?
Ne zarif bir tartışma...
***
Henüz daha Türkiye'de devletin sınırları içinde, devletin temsil edilemeyeceğini pek kimse bilmiyor.
Valiler, ancak gönderildikleri sömürgelerde temsil ederler, mensup oldukları sömürgeci devleti.
Vaktiyle İngiliz valisinin kendi devleti bulunmayan Hindistan sömürgesinde, İngiltere devletini temsil etmesi gibi.
***
Şayet Ankara da, Şırnak'ta bir vali ile temsil ediliyorsa, biz buna ne diyebiliriz ki?
Olsa olsa TBMM'de, gerçekle pek de el sıkışmadığı anlaşılan, Anayasa hukukuna ait bir ilke gelir aklımıza:
"Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur."
***
Ankara'da Tabipler Birliği ile Sağlık Bakanlığı arasında tartışma... Tabipler Birliği:
- Ankara'da kolera salgını var, diyor.
Bakanlık:
- Yok, diyor.
- Var...
- Yok...
- Var efendim, var...
- Hayır yok...
Demokrasilerde olur böyle tartışmalar.
***
Rumeli folkloruyla ilgili "Deli Dılaca" öyküleri de, örnek olarak gösterilebilir bizim ballı petekli demokrasimize.
Deli Dılaca, bekar bir kızdır. Bir gün görücüler gelir Deli Dılaca'nın evine; kapıyı açan Deli Dılaca'ya:
- Kızım, derler, annen evde mi?
Deli Dılaca:
- Evde yok, der; komşuya kavgaya gitti...
- Neden kavgaya gitti?
- Komşu, kuyularının içine yestehlediğimi iddia ediyor. Annem de, kuyunun içine yestehlemedi, kıyısına yestehledi; sonra ayağıyla itti içine, diyor. Şimdi saç saça baş başa dövüşüyorlar.
***
Radikal'in dünkü manşeti:
"Asker, Başbakan'a Diyarbakır'da ne demek istediğini sordu - MGK'da zorlu tartışmalar - Askerler MGK'da Erdoğan'ın 'Kürt sorunu'na ilişkin mesajlarını sordu. Erdoğan, 'Halkı kazanmalıyız' diye yanıtladı. Toplantı sonrası hükümete 'öncelikli anayasal hedeflerini' hatırlatan bildiri yayımlandı."
Aynı gün Ankara Mogan Gölü'nde, gölün doğal niteliğini bozan atıklar nedeniyle ölüp su yüzüne çıkan binlerce balık...
***
Turşu kurar gibi, yeni bir devlet kurmaya kalktığın zaman; başkenti de tarih değil, lider saptıyor.
Bir gün İsmet Paşa'ya sormuştum:
- Neden Ankara'yı başkent yaptınız, diye...
İsmet Paşa, baş başa konuşmalarda demagojiye sığınmazdı. Ya hiç yanıt vermez, ya perde arkasındaki gerçeği söylerdi.
Benim de sorumu:
- Senden yana olanlara bir şeyler vermezsen, neden senden yana olsunlar ki, diye yanıtlamıştı.
Ankara başkent olunca, öyle bir artmıştı ki, arazi fiyatları da...
***
Türkiye'de 48 siyasal parti var...
Atanmışlar, bu arada MGK üyeleri de dahil; seçilmişler de dahil; parti liderleri de dahil; kim biliyor ki, bu partilerin programlarını ve programları arasındaki farkları?
Şayet programlar arasında aşırı bir fark da yoksa; neden bu kadar çok siyasal parti var ki?
***
Her ne kadar "İmtiyazsız sınıfsız birleşmiş bir kitleyiz" isek de; gerçek şu ki, bir "ayrıcalıklı vatandaşlar" var; bir de "sokaktaki vatandaş", "sıradan vatandaşlar"...
Parti lideri olmak, kolayından bir olanak mı sağlıyor acaba "ayrıcalıklı vatandaş" olmaya?
Kim bilir?
***
Bireyler ipekböcekleri gibi kendi kozaları içinde yaşasalar ve kimse pek farkında olmasa da; her şey o kadar güzel çatırdaya çatırdaya sallanıyor ki...
Altyapıdan yoksun, oligarşik bir imaj devletinin, akıl almaz bir hıza kavuşan evrensel bir iletişim ve ulaşım karşısında; kendi içi boş kutsal sloganlarının dört tarafından çerçevelediği bir portre olarak, hiç değişmeden olduğu gibi kalması mümkün müdür?
***
MGK'daki dostlar, "portre"yi olduğu gibi muhafaza etme eğiliminde görünmedeler...
Ola ki, Hazine'den geçinmelilerin üst kesimi, kendi mübarek saltanatları açısından biraz da muhtaç buna...
Direnebildikleri kadar direnecekler elbet; ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gizli adayları da, şimdiden depara hazırlanmakta...
Tanrı korusun, idam sehpaları da bir yerlerde duruyor olmalı...
***
Son toplamda Türkiye değişmek zorunda... Bileşik su kaplarına dönmekte dünya...
Türkiye, ülkeler arası sıralamada silah alımlarında 14'üncü; bireylerin "yaşam kalitesi" açısından 86'ncı sırada kalamaz. Böyle bir "portre" kıyamete dek dondurulamaz.
***
Dondurulamayacağı için de, her şey çatırdaya çatırdaya sallanıyor. Tam bir türbülans dönemi...
Unutmamak gerekir ki, bir de İstanbul depremi var ufukta...
Gönül, genç kuşakların, aşırı fire vermeden geçmesini diler 21. yüzyılın küresel saydamlaşmasına...
***
Banyoda çırılçıplak 2 Rus kadınıyla âlem; harika yahu... Yok yok:
- Bu ne biçim rezalet!..

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Irak'ta dinamitler
YENİ Irak Anayasası çoktan hazırlanmış ve 15 ...
Çetin ALTAN
Her şey ne güzel çatırdaya çatırdaya sallanıyor...
Bir Emniyet müdür yardımcısının 2 Rus kadınıy...
Melih AŞIK
Federal Irak
Irak yeni anayasayla birlikte federal bir sis...
Fikret BİLA
'MGK'da sanık sandalyesinde oturmuyoruz'
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bildirisinde;...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu (3)
Diyelim ki, ağzımıza biber sürüldü, tövbe ett...
Yılmaz ÇETİNER
İktidarlar gerçeği görmek, duymak istemez... Ancak soytarı söylerse!
"Sultan II. Mahmut'un çevresinde bulunan yüks...
Güneri CIVAOĞLU
Palet ve tuval
Palet üzerinde bazı renkler çiğ ve iticidir....
Can DÜNDAR
İki heves, bir kalas
Devlet Tiyatrosu (DT) sanatçılarını alınların...
Abbas GÜÇLÜ
Boş kontenjanlar ne anlama geliyor?
Anadolu liselerinde kesin kayıtlar önceki gün...
Hurşit GÜNEŞ
Ne zaman giderler?
Üç yıldır yüklü miktarda portföy yatırımı ülk...
Doğan HEPER
Odalar Birliği kimden yana?
ERDEMİR'in özelleştirilmesi Türkiye'nin bölün...
Semih İDİZ
Iraklı Kürtlerle yeni bir ilişki gerekiyor
David Lean'in 'Arabistanlı Lawrence' filmini ...
Sami KOHEN
Bu anayasa çatışmanın "anası" olur mu?
SORUN, Irak anayasasının 3 gün daha uzatılan ...
Hasan PULUR
Bülent Ersoy'u kim kurtardı?
HAYIR, bu elbise Deniz Baykal'a uymaz...
Derya SAZAK
Bülent Ersoy Meselesi
Ne düşündüğümü baştan yazayım: Sayın Baykal'a...
Yaman TÖRÜNER
Satmak kolay mı?
J. Gitomer'in Satışın Küçük Kırmızı Kitabı (L...
Güngör URAS
'Ortak Girişim' özlenen bir gelişme
Anadolu'da "Bir elin nesi var, iki elin sesi ...
Serpil YILMAZ
Eğitimde yap, işlet, devret modeli
Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin'de Anne Çocuk...
M. Ali BİRAND
Uyarı mı görüş birliği mi?
MGK toplantısından sonra açıklanan bildiri me...

© 2005 Milliyet