Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'MGK'da sanık sandalyesinde oturmuyoruz'


Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bildirisinde; Türkiye'nin kuruluş felsefesine, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğü ilkesine, dil, din, ırk, etnik köken, cinsiyet ayırımı yapılmaksızın herkesin huzur ve refahını artırmak amacına vurgu yapılması ve hükümetlerin Anayasa'da öngörülen görevlerinin öncelikle bu hedeflere ulaşmak olduğunun anımsatılması, değişik yorumlara yol açtı.
Bunun nedeni, kuşkusuz, Başbakan Erdoğan'ın, "Kürt sorunu vardır" diyerek Diyarbakır'a yaptığı ziyaretle başlayan tartışmalardı. Bu açıdan yapılan değerlendirmelerde, "Kürt sorunu" tanımı ve ona dayalı yaklaşımların, MGK tarafından benimsenmediği ortak yargıydı. Bu bağlamda, hükümet ile Cumhurbaşkanı ve MGK'nın asker üyeleri arasında yaklaşım farkı olduğu yorumları öne çıktı.
MGK'nın hükümet kanadı ise, MGK bildirisini böyle okuyanların yanıldıkları düşüncesinde. Başbakan Erdoğan'ın, gerek aydınlarla yaptığı toplantı sırasında gerek Diyarbakır konuşmasında, bildiride vurgu yapılan "Anayasal çerçeve"ye dikkat çektiğini, bu çerçeveyi esas alarak konuştuğunu anımsatan hükümet üyelerine göre, hükümet bildiriyle mutabık.

'Adres 3. madde'
MGK üyesi olan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, her MGK toplantısı öncesinde yaratılan "asker-sivil çatışması" beklentisinin ve sonrasında yapılan yorumların hep "boşa çıktığı"nı belirtti. Çiçek, dünkü görüşmemizde, MGK bildirisinin doğru okunması gerektiğini vurgulayarak, şöyle dedi:
"MGK bildirisi, üyelerinin tümünün mutabık kaldığı, onayladığı bir bildiridir. Hükümet üyeleri MGK'da çoğunluktalar. Eğer katılmadıkları bir husus olsa veya başka bir görüşleri olsa onu öne çıkarırlar ve yansıtırlar. Ama durum tam aksinedir. Bildiri, Anayasa'daki hususları, amaçları sayıyor. Bildirinin verdiği mesaj, Türkiye'de -son tartışmalar dahil- her nevi sorunun çözüm çerçevesinin Anayasa'nın 3. maddesi olduğudur. Bu madde de açıktır: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Madde budur. Dilini ve bayrağını bu madde söylüyor. Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'daki konuşmasının tümü okunursa aynı anayasal çerçevenin orada da esas alındığı görülür. Türkiye'de hangi sorun çözülecekse bu madde çerçevesinde çözülecektir. Nedir bunun anlamı? Şudur: Herkes önce Anayasa'nın 3. maddesindeki ortak paydayı kabullenecek, içine sindirecek ve terörü reddedecek. Terörle diğer sorunlar arasına mesafe koyacak. Ben daha önce de birkaç kez bunu anımsattım, Anayasa'nın 3. ve 66. maddelerinin çerçeve olduğunu söyledim. Bildiriyi orasından burasından tutup bir yerlere çekmenin anlamı yok. Bildiri, çekiştirilmeyecek kadar açık ve MGK üyelerinin tümünün mutabakatı olan bir metindir."

'MGK'da sanık değiliz'
Çiçek, Türkiye'de MGK platformunun her toplantı öncesinde kamuoyuna yanlış sunulduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Öyle bir hava yaratılıyor ki, sanki hükümet üyeleri MGK'da sorguya çekiliyor. Orada sanık sandalyesinde oturuyorlar. Biz orada sanık değiliz. Bu çok yanlış, çok hatalı bir yaklaşım. MGK, çok demokratik bir platformdur. Herkes görüşünü söyler. Sonuçta ortak bir noktaya varılır. Bildiri birlikte çıkarılır."

'En yararlısıydı'
Adalet Bakanı, son MGK toplantısını değerlendirmeyi şöyle sürdürdü:
"Şunu samimiyetle söyleyebilirim ki, son MGK toplantısı belki bu toplantıların en yararlısıydı. En verimlisiydi. Niye böyle söylüyorum? Bunu toplantı öncesi yaratılan havaya bakarak söylüyorum. Bu havanın doğru olmadığını vurgulamak için söylüyorum. Bütün konular demokratik bir biçimde her yönüyle tartışıldı. Tabiatıyla, son günlerde gündeme gelen konularda enine boyuna ele alındı. Herkes görüşünü, yorumunu ortaya koydu ve sonuçta bu bildiri yayımlandı."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta dinamitler
YENİ Irak Anayasası çoktan hazırlanmış ve 15 ...
Çetin ALTAN
Her şey ne güzel çatırdaya çatırdaya sallanıyor...
Bir Emniyet müdür yardımcısının 2 Rus kadınıy...
Melih AŞIK
Federal Irak
Irak yeni anayasayla birlikte federal bir sis...
Fikret BİLA
'MGK'da sanık sandalyesinde oturmuyoruz'
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bildirisinde;...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu (3)
Diyelim ki, ağzımıza biber sürüldü, tövbe ett...
Yılmaz ÇETİNER
İktidarlar gerçeği görmek, duymak istemez... Ancak soytarı söylerse!
"Sultan II. Mahmut'un çevresinde bulunan yüks...
Güneri CIVAOĞLU
Palet ve tuval
Palet üzerinde bazı renkler çiğ ve iticidir....
Can DÜNDAR
İki heves, bir kalas
Devlet Tiyatrosu (DT) sanatçılarını alınların...
Abbas GÜÇLÜ
Boş kontenjanlar ne anlama geliyor?
Anadolu liselerinde kesin kayıtlar önceki gün...
Hurşit GÜNEŞ
Ne zaman giderler?
Üç yıldır yüklü miktarda portföy yatırımı ülk...
Doğan HEPER
Odalar Birliği kimden yana?
ERDEMİR'in özelleştirilmesi Türkiye'nin bölün...
Semih İDİZ
Iraklı Kürtlerle yeni bir ilişki gerekiyor
David Lean'in 'Arabistanlı Lawrence' filmini ...
Sami KOHEN
Bu anayasa çatışmanın "anası" olur mu?
SORUN, Irak anayasasının 3 gün daha uzatılan ...
Hasan PULUR
Bülent Ersoy'u kim kurtardı?
HAYIR, bu elbise Deniz Baykal'a uymaz...
Derya SAZAK
Bülent Ersoy Meselesi
Ne düşündüğümü baştan yazayım: Sayın Baykal'a...
Yaman TÖRÜNER
Satmak kolay mı?
J. Gitomer'in Satışın Küçük Kırmızı Kitabı (L...
Güngör URAS
'Ortak Girişim' özlenen bir gelişme
Anadolu'da "Bir elin nesi var, iki elin sesi ...
Serpil YILMAZ
Eğitimde yap, işlet, devret modeli
Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin'de Anne Çocuk...
M. Ali BİRAND
Uyarı mı görüş birliği mi?
MGK toplantısından sonra açıklanan bildiri me...

© 2005 Milliyet