|
 |
|
|
Sosyal sorumluluk nedir?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Değerli dostum Salim Kadıbeşegil'in yazısından öğrendim. İş ve siyaset dünyasının her yıl buluşma noktası Davos yakınlarında son bir kaç yıldır bir başka toplantı gerçekleştiriliyormuş.
Sessiz sedasız yapılan bu toplantıda sivil toplum kuruluşları tarafından "sorumsuz şirketler" ödüllendiriliyormuş.
Zannediyorum bu toplantılar, zirveye çıkan şirketlerin ödüllendirilme törenlerinin aksine çok sessiz geçiyordur.
Bu şirketler web aracılığıyla bütün dünyaya duyuruluyormuş.
Burada sorgulanan göstermelik sorumluluk ile samimi sorumluluk arasındaki ince çizgi herhalde.
Mayıs ayında İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan Reputation Institute uluslararası konferansında da kurumsal sosyal sorumluluk konsepti ele alınmış.
Salim Kadıbeşegil'e göre birçok sivil toplum kuruluşu projesine maddi kaynak sağlamayı yeterli görüyor.
Kısacası kurumsal sosyal sorumluluk sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada tartışılan bir konu.
Kadıbeşegil, yazısında Boston merkezli bir çalışmadan bahsediyor.
Global Reporting Initiative adı verilen bu çalışma, şirketlerin "üçlü raporlama" olarak tanımlanan; finansal, sosyal sorumluluk ve ekolojik çevre ile ilgili performanslarındaki temel ilke ve standartları kapsıyor.
Dolayısıyla, şirketler, sürdürülebilir kârlılıkları da dahil olmak üzere topluma karşı sorumluluklarını, toplumun belirlediği kural ve ilkeler çerçevesinde yine sürdürülebilir nitelikte ortaya koyabiliyor.
Yazıda kurumsal sosyal sorumluluk felsefesini şirketine yansıtmak isteyen yöneticilerin dikkate almaları gereken hususlar ise şöyle sıralanıyor.
* * *
1 - Öncelikle, tüm şirket yöneticilerin bir bilgilenme sürecinden geçmesi önerilmektedir. International Business Leaders Forum, World Business Council Sustainable Development, Dow Jones Sustainabilitiy Index, United Nations Global Compact, gibi kurumların web sayfaları az zamanda hızlı mesafe almak konusunda yardımcı olacaktır. Özellikle, bu kaynaklarda dünya örnekleri ile kıyaslamalara gidilmesi ve felsefe ile uygulamaların hangi platformlarda bir araya getirildiğinin incelenmesi çok yararlı olacaktır.
2 - Kurumsal Sosyal Sorumluluk bir şirket yönetiminin "kalbi" dir. Yani iletişimcilerin işi değildir. Belki bu kapsamda oluşturulacak projelerin iletişimini yapmak iletişimcilerin görevleri arasına dahil edilebilir ancak konsept şirket yönetiminin kalitesini simgelemektedir. Bu nedenle, başta şirketin CEO'su, genel müdürü olmak üzere tüm yönetim takımının bu konsepte aynı pencereden bakıyor ve sahipleniyor olması gerekmektedir.
3 - Şirket çalışanlarının dahil edilmediği hiç bir sosyal sorumluluk projesinin başarılı olma şansı yoktur. Her ne proje yönetilecek ise önce çalışanların gönüllü olarak bu projeyi sahiplenmeleri ve sürdürülebilirlik ilkeleri ile donatmaları beklenmektedir.
4 - Sosyal sorumluluklar toplumla duyguların alışverişidir. Projeler, bu alışverişin duraklarıdır. Yani bir yolculuktur. "Bugün yapalım, yarın bakarız" lüksü yoktur. Bu nedenle, gerçekçi kaynaklar ayrılmalı, süreklilik ve tutarlılık korunmalıdır. Toplumu hayal kırıklığına uğratmanın sonucunda çıkacak bedeli karşılayacak bir para birimi henüz yeryüzünde yoktur.
* * *
5 - Sosyal sorumluluklar nedeniyle "ticari bir beklenti içine girmek" idam fermanından farklı değildir. Hele bu beklentinin iletişimini yapmak gerçek bir intihardır.
6 - Projelerin iletişiminde "ton ve ses ayarı yüksekliği" önemlidir. En makbul olanı, projelerin ucundaki toplum kesimlerinin takdir duygularından yansıyan iletişimdir. "Parmağı göze batıran" iletişimin bir krize neden olabileceği unutulmamalıdır.
7 - Sosyal sorumluluk alanlarında "başarı ödülü" almak "marifet" değildir. Bu bir anlamda sigorta şirketlerinin, hasar gören müşterilerinin ödemelerini tam ve hemen yaptıklarına dair yayımladıkları gazete ilanlarına benzemektedir. Bunu zaten yapmak zorundalar. Şirketlerde zaten topluma karşı sorumludurlar.
Buna ayrıca bir "ödül" gerekmemektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk itibar açlığının giderilmesinin yolu olmamalıdır.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|