|
 |
|
|
'Yamuk yapmayın'
Affettiler olmadı... Yardım ettiler olmadı... Rica ettiler olmadı...
Bakan Sayın Unakıtan, mecburen son kozunu oynadı:
"Maliye'ye yamuk yapmayın"...
Anlarlar mı acaba argodan?..
Hiç sanmam.
Yine duymamazlığa gelecek Galatasaray ve Trabzonspor. Ve gündeme daha ağır laflar gelecek korkarım.
"Ümüğünü sıkarım vergi kaçırırsan"...
Veya "O kulübü başına geçiririm lan"...
Söyleyene değil, söyletene bakın siz.
Ne yapmış bu ülkenin siyatçileri spor kulüpleri için?... 2007'ye kadar transfere vergi muafiyeti getirip sadece yüzde 15 stopajla yetinmişler.
Öyle bir ayrıcalık ki bu; TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu bile çileden çıkarıp coşmuş.
Karşılığı nasıl olmuş?
Beyanlarda İliç'in yıllığı 16 milyar 6 yüzbin lira.
Saidou, Altan, Hakan Şükür 50 şer milyara.
Trabzon Eller'e 2009 a kadar 90 milyar verecekmiş. Jun ise yılda 30 milyara top oynamaktaymış.
Ayıptır yahu.
Üçkağıdın da bir raconu var değil mi.
Lakin her şey bozuldu artık.
Bakın yazının sonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş'ı kutlayacağız.
Ne için?.. Dürüst davrandıkları için. Vergi kaçırmadıkları için.
Tanrım ne günlere geldik!.
Anelka uçar gider!
Anelka, Ferrari, Porsche ve Mustang'lerini getiriyormuş.
Bunu "Türkiye'de kalmaya karar verdi" şeklinde değerlendirenler çoğunlukta.
Lakin otomobillerin niteliğine bakınca; "Bir gece ansızın son süratle kaçacak galiba" diye korkuyor insan.
"Sokak çocuğu" bilardo
Bilardoyu çok severim ve fena oynamam. Hele Aydın Hocamla kapıştığımız üç bantların tadına doyamam. Bir okyanus gibidir o mavi çuhalı havuz. Daldığım zaman kolay kolay çıkamam.
Tüm stresimi yıllardır boşaltsam bile dolduramam.
Lakin ülkemizdeki bilardo, "sokak çocuğu" olarak başladı yaşamına. Kirli, ara sokaklarda. Sigara dumanlı mekanlarda.
Sonra serpildi. Muhit değiştir. Henüz hak ettiği yere gelemese de tırnaklarıyla kazıyor Türk Sporu'nu.
Kaçarı yok; kıymeti anlaşılacak yakında.
Bakın, 7 Kasım'da World Cup 0005 Türkiye'de...
Ondan önce Avrupa Artistik bilardo şampiyonası yine Türkiye'de. Hem de nerede biliyor musunuz... Sivas'ta.
Hey gidi günler... On yıl önce Batman'da bilardo salonu açıldı diye haber yaptığımızı hatırlıyorum da...
Türkiye'nin sayılı mimarlarından ve profesör Aydın Hoca'm da ben de bir sürü saygın dostum da bilarda oynamaktan utandığımız günleri geride bıraktık ama yetmiyor.
Bu spora "iade-i itibar" gerekiyor.
Sinyalleri görünce en çok bizler seviniyoruz. Bilardo Federasyonu'nu kutluyoruz.
Ahmet Ayık'a "hayır" denir mi?
Şayet Ahmet Ayık gibi bir isim federasyon başkanlığını, FILA üyeliğini, işini gücünü çiğneyip güreşe koordinatör olmak istiyorsa, orada durup düşüneceksiniz...
Birincisi, güreş ne hale gelmiş ki, Sayın Ayık cebinden para vereceği hocalarla olimpiyata kadar göreve talip oluyor?
İkincisi, Ahmet Ayık'ın bu fikri ortada dolaşıyor da bakandan genel müdüre, eski şampiyonlardan yeni yıldızlara, herkes birden Ahmet Ayık üstüne neden atlamıyor.
Yoksa güreş kan kaybederken, "durumdan nema çıkaranlar" mı var da tekere çokmak sokulmasın diye Ahmet Ayık'ın mucize gibi teklifine bile kulak tıkıyor bazıları?
Ankara'da buldum, sordum Ahmet Ağabey'e...
"Sen ki dünyanın en önemli isimlerinden birisin, böyle bir niyetin varsa niye Federasyon'a gidip duruma el koymuyor da, kabul etsinler diye bekliyorsun sevgili abim"?
"Top onlarda" dedi... "Ben elimi taşın altına koyacağım bırakırlarsa"...
Merak ediyorum; kim hayır diyebilir?
Ve hangi nedenle?
Bu soruların yanıtı, son dönem Türk Güreşi'ni yok olmanın eşiğine getirenlerin niyetlerini ortaya koyacaktır.
Bekleyelim görelim.
Sorun Daum!
Allah her kulübe Fenerbahçe kadar sevilmeyi nasip etsin!..
Üzerine titriyorlar taraftarlar takımlarının. Bir evlat gibi, bir sevgili gibi sakınıyorlar. En ufak eleştiriye bile katlanamıyorlar.
Lakin, Fenerbahçe'yi bir evlat gibi, bir sevgili gibi eleştirmekten de geri durmuyorlar kendileri...
NezaketleÖ İncitmeden.
Dün bir taraftar sitesine baktım. Anket yapılıyor. Başkan, yönetim, hoca ve takım ne kadar başarılı diye soruluyor. 82.500 kişi yanıtlamış soruları . Yani az buz değil. Ve söz konusu dört şık arasında en az başarılı bulunan Daum. Yaklaşık yüzde atmışı başarılı görmüyor teknik direktörü. Takım daha çok onay alıyor; yüzde atmışlarda takımı başarılı bulan. Yönetim ve başkan ise marjinal bir azınlık dışında güven oyu almakta; yüzde 88 civarında.
Ne anlama geliyor bu tablo sizce?
Çözülmesi gereken düğümlerin ilk sırasında bu yok mu?
Taocu seks ve "hoca"
Spor Psikolojisi uzmanı Kemal Nuri Özerkan, futbolculara "Taocu seksi" öğrenmelerini önermiş.
Çok yerinde bir uyarı. Taocu sekse göre erkekler orgazm sayılarını asgariye indirerek enerjilerini korumalı.
Yalnız adres yanlış. Doç. Dr Özerkan bu öğretisine "hoca"lardan başlamalı.
Hani, cinselliği "gol" olarak niteleyen ve yeni evlilere bol gollü geceler dileyen hocalardan.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|