Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Ağustos 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tiyatronun direnişi


Kültür Bakanı Atilla Koç'un tiyatroya saygısız girişimlerine karşı tiyatro onurlu bir direniş sergiliyor.
Genel Müdür Lemi Bilgin'in görevden alınıp yerine dramaturg Mine Acar'ın getirilmesi üzerine bölge müdürleri, rejisörler peş peşe istifalarını veriyor. Devlet Sanatçısı Ayten Gökçer:
- Ne yazık ki, tiyatroda ayaklar baş olmak üzere. Sırada vezneden biri mi var diyerek en güzel espriyi yapıyor. Ama tiyatronun, sanatın bağımsızlığı adına verdiği kavgaya diğer sanatçılar neden sessiz? Başbakan'ın Güneydoğu açılımına destek veren sanatçı var da... Tiyatronun direnişine destek veren sanatçı neden yok?

Eski assolistlerden Bülent Ersoy, yaptığı açıklamalarla siyaset gündemine girdi.
Siyaset sahnesini gazino sahnesine döndürürseniz o sahneye de böyle eski assolistler çıkmaya başlar.
Arif Ayhan

Bülent'in sopası
Olay daha çok Baykal muhaliflerinin Bülent Ersoy eliyle düzenlediği bir komploya benziyor. Ama girişim tutmadı. Kimse Baykal'ın rüşvet alacağına inanmadı. O arada fırsattan istifade Baykal'ın muhalifleri konuşturuldu, çamur banyosuna çamur katıldı. Bekir Coşkun soruyor:
"Memlekette her gün bin bir çeşit ilkellik-çağdışılık-gericilik rezaleti yaşanırken, bir teki olsun Bülent Ersoy'un ortaya attığı 20 yıl önceki dedikodular kadar ilgi çekiyor mu?"
Çekmez.. Çekemez... Çünkü iktidar kaynaklı skandal ve rezaletleri görmeme konusunda yazılı olmayan bir yasa yürürlüktedir.

Tarım ölüyor
Türkiye'yi dolaşan Odalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun tespitlerine yer vermiştik. Hisarcıklıoğlu, tarladaki ürünün geçen yıldan daha düşük fiyata gittiğini söylüyordu... CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, tarlada yaptığı tespitleri basına aktarıyor:
- 2003 yılında kuru üzümün kilosu 1.400 TL iken mazot 750 bin TL idi. 2005 yılında ise; kuru üzümün kilosu 900 bin TL, mazot ise 2 milyon TL.
Bir başka tespit:
- 1 kilo süt 1 kilo yemi karşılamıyor. Sütün litresi 400 bin iken yemin kilosu 400 bin TL'nin üstünde seyrediyor.
Tarım ölüyor.

Türkiye dönem dönem, "Ermeni sorunu", "Kürt sorunu", "Kıbrıs sorunu" yaşamıştır. Ama hepsini aynı anda yaşatmak bu hükümete nasip oldu.
Haldun Ertem

Maliye çok hızlı
Vergi uzmanı Şükrü Kızılot, Hürriyet'teki köşesinde tatil yörelerinde fiş - fatura düzenlenmediğini yazdı. Sonra da konuyu Gelir İdaresi Başkan Vekili Osman Arıoğlu'na aktardı. Arıoğlu'nun yanıtı:
- Birkaç gün içinde, Bodrum'dan başlayarak 'tatil yörelerine özel bir ekip' gönderiyorum. Tatil yörelerindeki denetimi hızlandıracağız.
Bir Maliye yetkilisi, tatil yörelerinde fiş kesilmediğini gazeteden mi öğrenir? Oraya ekipleri yaz sonunda mı gönderir? Şuna, "Oradaki ensesi kalınlardan vergi almaya niyetimiz ve gücümüz yok" deseler ya.

Kürt kapanı
Başbakan bundan iki hafta önce halk önüne çıksa ve deseydi ki: "Kopenhag kriterleriyle Kürt kardeşlerimizin kültürel ve demokratik hakları verilmiştir. Uygulama giderek genişlemektedir. Sağlanan güven ortamında bölgeye dışardan yatırım gelmektedir... Ancak giderek yoğunlaşan teröre karşı alacağımız önlemler yüzünden demokratik hakların gerilemesi ihtimali vardır. Dışardan gelen yatırımlar da durmuştur. Kürt kardeşlerimiz eğer huzur ve refah istiyorsa PKK terörünü kınamalı, bölgede barındırmamalıdır. Terörün en büyük zararı bizzat Kürt yurttaşlaradır. Kürt kökenli yurttaşlar silahlı eylemlere karşı bizzat cephe almalıdır..."
Başbakan böyle konuşsa, teröre karşı en etkili adımı atmış olurdu. Oysa başka türlü adım attı. "Sorun Kürt sorunudur, Türkiye geçmişte hata yapmıştır, bölgeye daha çok demokrasi ve ekonomik refah getireceğiz" söylemiyle Diyarbakır'a indi...
Kürt örgütlerine bu sözlerle dolaylı da olsa hak verdi...
Halkta ve örgütlerde kapsamlı beklentiler yarattı.
KONGRA-GEL yanıt olarak 1 ay eylemsizlik kararı alarak kendini Başbakan'a muhatap hale getirdiği gibi hükümetle pazarlığa da girişmiş oldu... 2 hafta sonra ne oldu?
Hükümet Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Anayasa'nın bölünmeyi reddeden 3. maddesine bağlılık belirtti. TSK ve Cumhurbaşkanı ile aynı bildiriye imza attı. Eskiye dönüldü.
Şimdi ne olacak? Her şey eskisi gibi olacak mı? Hayır. Artık durum farklı. Güneydoğu halkı ve örgütler Başbakan tarafından yaratılan beklentilerin karşılanmasını, verilen sözlerin içeriğinin doldurulmasını bekliyor. Bu beklenti karşılanmazsa bölgede gerilim artacak, terör zemin bulacaktır.
Başbakan Diyarbakır'a gitmeden önce aydınlar yerine MGK'yı toplasaydı. Hiç bunlar olmazdı.

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimlik ve terör
CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz, MGK bildiri...
Çetin ALTAN
Kuyumcular ve manavlar...
Kuyumcuların ışıklı vitrinlerindeki; kalın ve...
Melih AŞIK
Tiyatronun direnişi
Kültür Bakanı Atilla Koç'un tiyatroya saygısı...
Fikret BİLA
Baykal: Bülent Ersoy'un anlattıkları senaryo
CHP Lideri Deniz Baykal, sanatçı Bülent Ersoy...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu (4)
Diyarbakır, 1991 yılı Aralık ayının ilk hafta...
Güneri CIVAOĞLU
Sivil ve asker
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, bir "tab...
Abbas GÜÇLÜ
Önkayıt ile öğrenci alan fakülteler
Önkayıt ve yetenek sınavı ile öğrenci alan fa...
Hurşit GÜNEŞ
Vatandaş Nuri
Vatandaş Nuri, hep haklarından bahseder: Ülke...
Sami KOHEN
Irak farkı...
IRAK yeni bir İran olabilir mi? Yani komşu ül...
Faik ÖZTRAK
Kamu borçlanmasında yeni eğilimler
Temmuz sonunda konsolide bütçenin toplam borç...
Hasan PULUR
Haliç Konferansı, Boğaziçi Konferansı...
ERTELENEN Ermeni soykırımı konusunun tartışıl...
Derya SAZAK
Postmodern uyarı
CHP yönetimi, Başbakan Erdoğan'ın 'Kürt sorun...
Ece TEMELKURAN
Penguenler ve devrim
Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, önceki gün b...
Güngör URAS
Eylül iyi geçecek (Sonrası 'Allah Kerim')
Eylül ayında "kriz çıkar" diye korkanlar, rah...
M. Ali BİRAND
Bağcıyı mı dövmek, üzüm mü yemek...
3 Ekim'de Türkiye ile Avrupa Birliği arasında...

© 2005 Milliyet