Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Ağustos 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kamu borçlanmasında yeni eğilimler


Temmuz sonunda konsolide bütçenin toplam borç stoku 323,3 milyar YTL'ye ulaşmış. Geçtiğimiz yıl sonuna göre artış yüzde 2,2 olmuş. Aynı dönemde tüketici fiyatları endeksindeki (TÜFE) artış da yüzde 2,0 olmuş. Borç stoku reel olarak sabit kalmış gibi. Dolar kurunu 2004 sonundaki seviyesinde sabit tutarak hesaplanan borç stokundaki artışların da yer aldığı grafik, kurda yaşanan oynamaların borç stoku üzerinde küçümsenmeyecek etkileri olduğunu gösteriyor.
Bu dönemde dış borç stoku azalırken, iç borç stoku TÜFE'nin oldukça üstünde artmış. Bu Hazine'nin, kurun değer kazandığı ortamda yerli para cinsinden borçlanmaya, doğru olarak, ağırlık verdiği izlenimini veriyor.

İç borç hızla artıyor
Ancak buzdağının alt kısmı, iç borca, piyasaya ve kamuya olan borç ayrımında bakıldığında ortaya çıkıyor. Kamuya olan borç, ağırlıklı olarak bankacılık krizinin yükünü zamana yaymak amacıyla verilen ve TCMB, kamu bankaları ve TMSF'nin elindeki kâğıtlardan oluşuyor. Bu borçları, zaman içinde tasfiyesi gereken bir bütçe harcaması olarak da görmek mümkün. Bu nedenle de borç stokundaki eğilimlere, piyasaya ve yurtdışına olan borçlardaki değişim bazında bakmak da mümkün. Bu durumda dış borç azalırken, piyasadan yapılan iç borçlanmanın sene başından bu yana çok hızlı bir artış kaydettiği göze çarpıyor.
Piyasa borcunun detayına girdiğimizde ise, bu sene başından itibaren Hazine'nin borçlanma stratejisinde sabit faizli kâğıtlar yerine değişken faizli kâğıtlara ağırlık verdiğini görüyoruz. Geçtiğimiz yıl sonuna göre değişken faizli kâğıt stokundaki artış yüzde 50'ye yaklaşıyor.
Bu strateji sonucunda piyasaya olan borç stoku içinde değişken faizli borcun payı 7 ayda 9 puan artıyor. Piyasadan yapılan borçlanmanın içinde sadece TL değil, döviz borçlanması da var. Döviz cinsinden borçlanmaların payındaki 1,5 puanlık gerileme dövize endeksli borçlardan kaynaklanıyor. Dövizle yapılan borçlanmalar ise artıyor.

Piyasadan borçlanmanın dağılımı
% pay2004Tem. 05Artış
PİYASA100.0100.0
Sabit72.763.7-9.0
Değişken27.336.39.0
PİYASA100.0100.0
TL79.781.21.5
Döviz20.318.8-1.5


Yandaki ilk 7 aylık eğilimlerden;
  • Sürdürülebilirlik analizleri açısından önemli olan, piyasadan borçlanmaların hızlı artışını sürdürdüğünü,
  • Hazine'nin değişken faizli borçlanmasını hızla artırarak vadeyi uzatmaya çalıştığını, ancak bunun borç stokunun faize karşı duyarlılığını artırdığını,
  • İç piyasadan yapılan dövizli borçlanmaların döviz arzının sterilizasyonuna katkıda bulunduğunu, ancak bunun borç stokunun kur değişmeleri karşısındaki duyarlılığını azaltmayı engellediğini görmekteyiz.

  • Son 3 yıldaki gibi faizler düşmeye ve TL değer kazanmaya devam ederse, Hazine buradan kârlı çıkar. Ancak bu strateji değişikliği piyasadan gelen talebe bağlı ise, Hazine ve piyasaların farklı risk algılamalarına sahip olduğunu gösterir. Uluslararası yatırımcıların son 2 yılda yaşanan likidite patlamasının tepe noktasını sorgulamaya başladığı bir döneme giriyoruz. Piyasaların mı, yoksa Hazine'nin mi haklı çıkacağını göreceğiz.


    foztrak@yahoo.com








    Taha AKYOL
    Kimlik ve terör
    CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz, MGK bildiri...
    Çetin ALTAN
    Kuyumcular ve manavlar...
    Kuyumcuların ışıklı vitrinlerindeki; kalın ve...
    Melih AŞIK
    Tiyatronun direnişi
    Kültür Bakanı Atilla Koç'un tiyatroya saygısı...
    Fikret BİLA
    Baykal: Bülent Ersoy'un anlattıkları senaryo
    CHP Lideri Deniz Baykal, sanatçı Bülent Ersoy...
    Hasan CEMAL
    Kürt sorunu (4)
    Diyarbakır, 1991 yılı Aralık ayının ilk hafta...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sivil ve asker
    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, bir "tab...
    Abbas GÜÇLÜ
    Önkayıt ile öğrenci alan fakülteler
    Önkayıt ve yetenek sınavı ile öğrenci alan fa...
    Hurşit GÜNEŞ
    Vatandaş Nuri
    Vatandaş Nuri, hep haklarından bahseder: Ülke...
    Sami KOHEN
    Irak farkı...
    IRAK yeni bir İran olabilir mi? Yani komşu ül...
    Faik ÖZTRAK
    Kamu borçlanmasında yeni eğilimler
    Temmuz sonunda konsolide bütçenin toplam borç...
    Hasan PULUR
    Haliç Konferansı, Boğaziçi Konferansı...
    ERTELENEN Ermeni soykırımı konusunun tartışıl...
    Derya SAZAK
    Postmodern uyarı
    CHP yönetimi, Başbakan Erdoğan'ın 'Kürt sorun...
    Ece TEMELKURAN
    Penguenler ve devrim
    Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, önceki gün b...
    Güngör URAS
    Eylül iyi geçecek (Sonrası 'Allah Kerim')
    Eylül ayında "kriz çıkar" diye korkanlar, rah...
    M. Ali BİRAND
    Bağcıyı mı dövmek, üzüm mü yemek...
    3 Ekim'de Türkiye ile Avrupa Birliği arasında...

    © 2005 Milliyet