|
 |
|
|
Tutarlılık
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Tutarlılığı mesele edenler için zor bir dünya bugünün dünyası. Zaten erdem olarak bilinen ne varsa kavram şeytanlarının saldırısı altında. İnsani değerler paraya teslim olmuş durumda. Bu ara yaşanan örnekler ders niteliğinde.
Dürüstlüğü iyice sulandırdılar mesela. İlk başlarda yadırgandı ama sonraları alışıldı. Uyanık çocuk dürüst çocuktan daha çok ilgi çeker oldu. Hırsızlar bizzat dürüstlük dersleri vermeye kadar vardırdılar işi.
* * *
İyilik enayilik birbirine girdi. Girmesine çanak tutuldu. Fedakarlık pazarlığın bir parçası haline geldi. Öyle bedavaya hava bile yoktu ya. Doğruluk, çarpık kişisel doğrulara terk edildi. Zoraki hoşgörü rica edildi. Gösterildi. "Ne vardı ki?" yani. Biraz geniş düşünmek lazımdı.
Gönüllülük, çok romantik, çok amatör kaldı. Amatör gibi güzel bir sözcüğe bile hafif aşağılayıcı bir ton bulaştı bu arada. "İşini bilen" profesyonellerdi makbul olan.
Sapır sapır dökülen bu kavramlar arasında tutarlılığın darbelenmesi normaldi tabii. Hayatın temel değerleri yerinden oynarken, ana akış hayata bakışı yeniden tanımlamaya kalkarken başka ne olabilirdi ki. Günün yadsınamaz gerçekleri vardı. Tutarsızlık giderek normalleşti, şiddet gibi, rüşvet gibi. Tutarsızlığın sakilliği muhtelif gerekçelerle örtülmeye çalışıldı. Değişik olaylara aynı öncelikler, aynı ahlaki değerler, aynı tercihler penceresinden bakmaktan ve buna göre konuşmaktan öte bir şey aslında tutarlılık. İnat istiyor, iddia istiyor, hayatı ciddiye almayı gerektiriyor. Bu ölümlü dünyada zor iş. Benzer olaylar karşısında "duruma göre" davranan, yazan, konuşan insanlar yaptıklarını değişen şartlara ayak uydurmak olarak göstermeye kalkmıyorlar mı bir de! Sanki değişim niteliksiz, mesnetsiz, anlamsız da olsa iyi bir şeymiş gibi.
Sorgulamaya vakit yok, perde arkası görünmüyor, merak edeceksin de ne olacak, gerçek ne belli değil, herkes sersemlemiş vaziyette. Çağdaş yaşam temposunda "elle gelen düğün bayram" halleri öyle çok ki. İnsan ilişkileri giderek kokuşuyor olsa da, kokuştuğunu bilseniz de hayat devam ediyor. Ödülleriyle, cezalarıyla.
* * *
Yakın çevrenizde gördüğünüz tutarsızlıklar rahatsız edici ama asıl, toplumun görüş alanındaki tanınmış simaların zigzagları tehlikeli. İdollerin gölgesinde yaşayan yığınları düşününce. Siyasetçilerin, köşe yazarlarının, sporcuların, sanatçıların tutarsızlıklar medya üzerinden topluma da bulaşıyor. Her tutarsızlık yanında kocaman mazereti ile geliyor.
Sosyal sorumluluk beklerken ayak oyunları görmek kızdırmıyor mu sizi? İyi örnek olmasını bekledikleriniz, o role de soyunmuş gibi duranlar kötü emsal olmaya başlayınca çaresiz hissetmiyor musunuz?
Tutarlılık gösterenleri, ilkeli davrananları el üstünde tutuyor musunuz peki? Değerleri delik deşik edenleri kendinizce cezalandırıyor musunuz?
* * *
Para insan davranışlarını yönlendiren tek kriter haline gelmiş durumda. Resmen olmasa bile kafalarda. Diğer değerlere "duruma göre" itibar ediliyor. Bu konuda bir tutarlılık var işte. Ama nedense kimse de "tek ölçü paradır, gerisi palavradır" da demiyor. Lafı geveliyor.
İnsanlık ne bastık, ne kazandık labirentine ne kadar dayanabilir acaba?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|