Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasi kararlarımızda ne kadar tutarlıyız?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bugünkü köşemi yakın bir dostumun siyasetle ilgili yorumuna ayırıyorum. Türkiye'de seçmen seçimden seçime sandığı düşünüyor, oyunun muhasebesini yapıyor.
Oysa bilinçli seçmen; Türkiye kadar dünyayı da düşünmeli. Kendi kadar çevresinin de geleceğini planlamalı.
O yüzden duygusal değil; mantıklı hareket etmeliyiz.
Kişisel stratejilerimizle ülkemizin stratejileri uyum göstermeli. Kısacası bir muhasebe tablosu hazırlamalıyız.
Değerli dostum Ali Attila da bunu yapmış.
Okuyalım.
* * *

Demokrasi bize yasa yapıcıları belli aralıklarla seçme imkanı tanıyor. Ortalama ömrü yetmiş yıl kabul edersek, bu işlemi yaklaşık 12 kez tekrarlıyoruz. Bazı seçimlerimizin tekrarlanabilir özelliği yoktur. İlk eğitim, kulüp tutmak gibi...
Bazı seçimlerimiz kısıtlı tekrarlanabilir özelliğe sahiptir. Eş, ev, seçmek gibi...
Bu tercihlerimizin eleştirilmesi ya anlamsız ya da istenmeyen ciddi sonuçlara neden olabilir. Ancak siyasi tercihlerimizin tartışılmasını, çoğu zaman kendimiz de teşvik ettiğimizden, bunu biz de severiz.
Neden A'yı değil de B'yi tercih ettiğimizi önce kendimize, sonra çevremize mantıklı bir şekilde açıklamakta çoğu zaman zorlanıyoruz ve çoğu zaman bu tartışmayı kulüp tartışması düzeyinden daha yukarıya taşıyamıyoruz. Bunun nedeni siyasi tercilerimizi oluşturacak sistematik bir yönteme sahip olmamamızdır.
İnsanoğlu tutarlı olmak konusunda takıntılıdır.
* * *

Tutarsızlık bir utanç kaynağı olarak sunuluyor ve öyle de algılanıyor.
Siyasi tercihlerin yavaş değişmesinin, bazen hiç değişmemesinin arkasındaki en önemli psikolojik baskı budur. Siyasetin vatandaşların yaşamlarını iyileştirmekten öte bir şey olmadığının anlaşılamadığı toplumsal yapılarda bu basınç daha da artıyor.
Özellikle futbol ve siyaset kulübü üyeliği Y kromozomlarına kazınmış erkekler dünyasında baskı daha da can alıcı olabiliyor.
Bu tutumu anlamakla birlikte, siyasi tercihlerin futboldan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta futbol kulübü taraftarlığı sadece taraftarı ve ses tellerini ilgilendirmektedir.
Holiganları bunun dışında tutuyorum. Ancak bireylerin siyasi tercihleri hepimizin yaşamına yansımaktadır. Umutsuzca da olsa, bu konuda nasıl düşünülmesi gerektiğine katkıda bulunmak istiyorum.
* * *

Modern dünyanın vatandaşları siyasi tercihlerini kısa vadeli değerlendirme lüksüne sahiptir. Ben de bu noktadan hareket etmek istiyorum.
Oy verenlerin siyasi bileşkesine saygı gösterilmesi gereğini, demokrasinin en önemli postulatlarından olduğunu kabul ediyorum.
Toplumun siyasi tercihlerine "ama"sız, saygı duyulması gereğine inandığım için tercihlerin rasyonel bir temele oturtulmasını sağlayacak bir karar mekanizmasının promosyonunu yapmaktan öte bir görev üstlenemeyeceğimi düşünüyorum.
* * *

Önerim biraz matematik içeriyor, ancak sadece basit toplama işlemi kullanıldığı için kolay uygulanabilir olduğunu düşünüyorum.
Hepimizin bir değer uzayı var.
Ötesinde geleceğe bakış açımız var. Vizyon da diyebilirsiniz. Üçüncü boyut ise var olmamızı sağlayan ve sürdüren çıkarlarımız.
Kişisel, gurupsal ve egoist çıkarlar. Bunları alt alta yazabiliyorum. Siyasi seçenekleri de yan yana yazabilirim.
Matris kısa veya uzun olabilir.
Satırları daha genel yapabiliriz veya kendimize özgü tutabiliriz.
Doğal olarak her satırı ve sütunu doldurmamız gerekmez. Bu sadece bir örnektir. Seçim platformunda doğal olarak daha da belirginleşeceği kesindir.
Eğer basit olsun dersek ve her satıra her parti için 1 den 5'e kadar puan verir ve puanları toplarsak, seçimlerde hangi partiyi, desteklememiz gerektiğini bulabiliriz.
* * *

Buna göre B Partisini desteklemek öne çıkmaktadır.
Değerlendirmeyi doğal olarak daha da karmaşık yapabilirsiniz.
Örneğin, her satıra farklı bir ağırlık atayabilirsiniz. Örneğin, çıkarları 1 ile, beklentileri 0.7 ile çarpabilirsiniz.
Bu yöntem en azından üzerinde düşünmemiz gereken bir tercih seti ortaya çıkarmaktadır.
En yüksek puanı almış partiyi "desteklerim" veya "desteklemem", dikkat ederseniz desteklemekten bahsediyorum, oy vermekten değil.
Bundan sonrası, gerçekten kişisel tercihten ibarettir.
* * *

"Evet"ler, "ama"lar, "ne derler", "gelenekler", "korkular", "kaygılar" bu aşamadan sonra devreye girecek ve birey kararını netleştirecektir.
Kararı ne olursa olsun, bunun sadece bugünkü değerlerine, vizyonuna ve çıkarlarına ait olduğunu bilmesi vicdanı oldukça rahatlatacaktır.
Ben son iki seçimde bu yönteme göre siyasi tercihimi yaptım ve bugünkü siyasi yelpaze beni bu açıdan rahatsız etmiyor.
Yeni seçim platformunda yeni matris çalışmasına kadar rahatım.
(Ali Attila'nın kaleminden)


A PartisiB PartisiCPartisi---ZPartisi
Değerlerimiz-----
Demokrasiyi benimsemek353--
Militarizme karşı olmak-----
Laiklik525--
Fundamantalizm tehlikesi-----
Akli aşağılanmaya karşı olmak-----
Diğerleri-----
Beklentilerimiz-----
Avrupa Birliği'ne girmek341--
Türkiye'nin büyük devlet olması-----
Ülkemizin barışa kavuşması555--
Yolsuzlukların önlenmesi-----
Diğerleri-----
Çıkarlarımız-----
Yabancı sermayenin daha çok ve çabuk gelmesi242--
Devlet memurlarının daha yüksek ücret alması-----
Sokağıma barış gelmesi251--
TOPLAM202517--



10 günlük ara

Sizlerden bir 10 gün kadar uzakta olacağım. Goethe-Institut ve Alman Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı bir programa katılmak için Almanya'da olacağım. Hem Alman hükümetinin üst düzey yetkilileriyle görüşüp, hem de medya temsilcileriyle bir arada olacağız. Yani izin değil, kısa bir eğitim programı. Alman medyası ve Almanya'da faaliyet gösteren dünyanın en önemli medya kuruluşlarının temsilcileriyle sektörün geleceğini tartışacağız. Dönüşte bu notları sizlerle de paylaşacağım.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Halk testiyi kıranla dolduranı ayırmalı
Emeklilik hakkında her şey
Siyasi kararlarımızda ne kadar tutarlıyız?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Necati Çetiner
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet