
|
|
|
 |
|
|
Siyasette yeni boyutlar
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Türkiye siyasi istikrarsızlık dönemlerini geride bıraktı mı?
Siyasi istikrarsızlığın derinleştiği ve demokrasinin kesintilere uğradığı dönemler geride kalmasına rağmen, Türk siyasetinde halkın gerçek anlamda beklediği yapısal değişim henüz gerçekleşmedi.
Türkiye'de siyaset aldığı yaraları toplumun diğer kesimleri kadar kolay iyileştiremiyor. Bu nedenle, uzun süren bir toparlanma dönemi yaşanmaktadır. Türk seçmeni de sanki 1980 yılından bu yana geçici deprem konutlarında yaşıyor gibidir. Seçmen adeta yeniden ona yakışan kalıcı yuvalarına dönmeyi bekliyor.
* * *
Siyasette değişim bir süredir ülke gündemini işgal eden konuların başında. Türk siyaset dünyasında klişeleşmiş anlatımıyla son seçimden bu yana yerinden oynayan taşların bıraktığı boşluk doldurulamamıştır. Partilerimizde beklenen çağdaş açılımlar bir türlü yapılamıyor. Parti programları rafları süsleyen birer kitapçık durumunda. Partiyi yönetenler için bile o programlar bir sonraki seçime kadar unutuluyor.
Particiliği hala elli yıl öncesindeki gibi anladığımız için o kritik dönüşümü gerçekleştiremiyoruz. Siyasi partiler yasası ve seçim sistemi ile ilgili çağrılara kulak tıkayan partiler demokrasi yolunda ne temsil, ne de katılımcılık anlamında bir arpa boyu yol katedemiyorlar.
* * *
Türkiye için bir toplumsal dönüşüm süreci gerekli. Düşünce ve eylem aşamasında ülkesini seven herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Siyaset oyununun kuralları mutlaka değişmelidir. Aşırı merkeziyetçi ve bürokratik anlayış devlette yenilenme yollarını kapatmıştır ve gelişmeye imkan verecek yerel inisiyatiflerin kullanılmasına izin vermemektedir. Bu nedenle, sivil padişahlıklar ve ben yaptım oldu zihniyeti prim yapmaktadır. Bu da kanun kural tanımama sonucunu doğuruyor. Hesap verebilirlik gibi temel bir yönetim ilkesi kaynayıp gidiyor.
* * *
Daha vakit varken seçimlerden önce Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Sistemi'nin değiştirilmesi yeniden tartışmaya açılmalıdır. Parti disiplini adı altında süregelen ve milletin vekilinin hür iradesiyle oyunu kullanmasını engelleyen mekanizma ve lider sultası dediğimiz dayatmacı güç oyunu bizzat demokrasinin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir. Bu konu her seçim öncesi toplum tarafından dile getirilmesine rağmen nedense bin türlü bahane ile geçiştirilmekte seçim bitikten sonra rafa kaldırılarak unutturulmaktadır.
"Topal demokrasi" diyebileceğimiz bu olgu iktidarı ve muhalefeti ile sağlıklı bir demokrasinin kökleşmesini geciktirmektedir.
* * *
Nereden aklıma geldi bunlar? Bir süredir erken seçim var yok tartışmaları gündem de ya... Bazı siyasi parti liderleri için arka arkaya çeşitli isnatlar yapılıyor ya... Liderlere dönüp, gelin şu siyaset oyununun kurallarını yeniden adam gibi yazalım desek mi acaba?
Hazır daha seçimlere uzun bir süre varken... Belki bu sefer siyasi partiler aceleye gelecek bir sonraki seçime bırakalım demezler.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|