Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 02 Eylül 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Kinle siyaset yapılmıyor'

Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi, Bulgaristan'daki seçimlerde koalisyon hükümetinin kilit partisi olmayı başardı. Genel Başkan Yardımcısı Dal, "Görüldü ki, İvan da, Mehmet de iyi iş yapıyor, fark yok" dedi

Şükran Pakkan


Bulgaristan'da yaşayan Türklerin isimlerinin değiştirildiği, dinlerinin yasaklandığı, kurallara uymayanların sınır dışı edildiği ve düzene karşı gelenlerin Belene kamplarına gönderildikleri dönemler akıllardan hiç silinmedi. Ancak o günlerde ülkeden gitmek yerine, gizli örgütler kurarak hak arama mücadelesine başlayan Türkler, şimdi hükümet ortağı oldu.

Soydaşların zaferi
Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), Bulgaristan'daki seçimlerde üçüncü olarak, 33 milletvekili çıkardı, koalisyon hükümetinin kilit partisi olmayı başardı. Sonuçta, yıllarca haksızlığa uğrayan Türkler, 3 bakan ve 14 bakan yardımcısıyla iktidarı paylaştı. HÖH'ün kurucularından olan ve halen partinin genel başkan yardımcılığını sürdüren Kasım Dal, soydaşların zaferini Milliyet'e anlattı.

Seçim sonuçları size ne ifade ediyor?
Seçim sonuçları son derece başarılı. HÖH ilk kez tek başına seçimlere girdi. Son seçimlerde başka bir partiyle ortaklaşa hükümette görev almıştık. Şimdiyse tek başımıza seçime girerek hedefimizi yakaladık. Hedef olarak önümüze 450 bin oy koymuştuk, 467 bin oy aldık. İlginç yanı da, sadece Bulgarların yaşadığı bölgelerde de bizim milletvekillerimiz var.

Seçim döneminde herhangi bir engellemeyle karşılaştınız mı?
Nedense ilk defa bu kez oy kullanma şekli değişti. Resmen bizi zorlasınlar diye, kasıtlı olarak yapıldı. İlk defa 100 bine yakın oy geçersiz sayıldı. Bunların en az 40 bininin bizim oylarımız olduğunu tahmin ediyoruz.

Yine de çok ciddi bir yükseliş gerçekleşti, bu başarının altında yatan nedenler nedir?
Sadece Türklerin yaşadığı bölgelerde değil, diğer bölgelerde de başarı yakaladık. 70 bine yakın üyemiz var, 12 bini Bulgar asıllı. Sofya ilinde ilk kez 8 bin oy aldık, Plevne'den, Dobriç'ten, Pazarcık'tan ilk kez milletvekili çıkardık. HÖH, 2001 seçimlerinden sonra devlet yüksek kademelerinde de görev aldı. Görüldü ki, İvan da, Mehmet de iyi iş yapıyor, farkı yok.

HÖH'ü nasıl bir siyasi oluşum olarak değerlendirirsiniz?
Varna'da partimizi ilk kurarken yüzde 99'u Türk'tü. Nedeni de basit, en büyük zulmü, cefayı, baskıyı çeken Türklerdi. Totaliter rejime karşı gösterdiğimiz mücadele destek buldu. Bizler iyi Bulgar vatandaşlarıyız, liberal bir partiyiz, aramızda her zaman Bulgar arkadaşlarımız oldu. Bizim ilkelerimizi kabul ediyorlar ve çok iyi şekilde birlikte çalışıyoruz. Neden bir gün HÖH, tek başına iktidar olmasın?

Zulüm dönemlerinde neler yaşadınız? Sizin de isminiz değiştirildi değil mi?
Hepimize o dönem Hıristiyan isimleri verdiler, zorla. Muhtara gidiyorsun, sana bir isim veriyorlar. İsimler değiştirildi, camiler kapandı, anadilimiz yasak edildi. Öbür türlü dayak ve Belene.. Ama biz Genel Başkanımız Ahmet Doğan'la 84'ün aralık ayında gizli teşkilat kurduk. O zaman 1.5 yıl boyunca hapis yattık. 86'da totaliter rejime karşı direniş ve gizli teşkilat kurmaktan.

Zulüm orada da devam etti mi?
Devam etti, evet.

İşkence gördünüz mü?
O günlere dönmek istemiyorum. Her türlü işkence oldu. Ailelerimiz de 70 gün nerede olduğumuzu bilmedi.

Nasıl sona erdi?
8 yıla mahkûm edilmiştim ama Berlin Duvarı yıkılınca siyasi mahkûmlar salındı. Demokrasinin verdiği imkânlarla, haklarımız için mücadele ettik.

O günlerdeki hayalleriniz ülkeyi yönetmek yönünde miydi?
Anladık ki, kinle siyaset yapılmıyor. Kurban düşen arkadaşlarımız var. Biz o günleri artık şenlik günlerine döndürdük. Gizli teşkilat döneminde bile silaha izin yoktu.
HÖH'ün ilkeleri arasında Bulgaristan'ın toprak bütünlüğü var, hiçbir zaman bunda gözümüz yoktu. Ne mutlu bize ki, bugünleri gördük. 90'da ilk milletvekillerimiz seçildiğinde, parlamentoya gizli geçitten geçtiler. Şimdi bakanlarımız, 6 valimiz, bütün valiliklerde vali yardımcılarımız var.

Siyasi arenada Türkiye'den her zaman beklediğiniz desteği gördünüz mü?
Bunu zaman zaman tartışıyoruz. Türkiye, Bulgaristan'ı çok geç fark etti. Yeni yeni Türk şirketleri burada yatırım yapıyor artık. Ama gerekli siyasi desteği vermiştir. Sonuçta eziyet çekenler daha fazlasını ister ama ben yapılanlardan memnunum.

'Türk vali gelirse kendimizi yakarız'

Bulgaristan'da, kendilerini "Devrim Komitesi" olarak adlandıran ırkçı topluluğa bağlı 4 kişi, çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) listesinden Varna'ya vali atanması halinde kendilerini yakacaklarını açıkladı. Aşırı sağcılardan Asen Taşev, Varna'da asla HÖH'e bağlı bir vali istemediklerini söyledi.




SİYASET
'Arkadaşlar uyarılmıştır'
Pakistan ile İsrail İstanbul'da buluştu
'Kinle siyaset yapılmıyor'
'Roj TV için bir talep gelmedi'
Sezer'den barış çağrısı
Kırmızı plaka Meclis'te
AB, uygulamayı yakından izleyecek
Muhatap, terörü reddeden Kürtler
Osman Öcalan'dan İmralı'ya yeşil ışık
'Aşırı milliyetçileri öfkelendirdi'
Hükümet uyuyor mu?






Fikret BİLA
Ödün vermesi gereken Türkiye değil
3 Ekim tarihi yaklaştıkça Türkiye üzerindeki ...
Hasan CEMAL
Tadında bırakmak!
Avrupa Birliği'yle müzakereler, anlaşılan o k...
Güneri CIVAOĞLU
Türk, meydan okuyor
Le Monde satırları, yerküre diplomatlarının h...
Derya SAZAK
3 Ekim sancısı
Türkiye'nin AB süreci 'engelli koşu' gibi, 17...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2005 Milliyet