Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Eylül 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fatih Hoca'yı törpülerken

Fatih Hoca, milli futbolcuların önüne bir kağıt koymuş... Boşlukları doldurun demiş:
"Danimarka'yı yeneriz çünkü........"
En çok "Başka yolu yok" yazmış futbolcularımız.
İkinci tercih "Biz daha iyi takımız" olmuş.
Sayın Terim ne ile doldururdu acaba o boşluğu? "Mecburuz" mu?
"Mecburuz çünkü burası Türkiye"...
Boşluğa yazmamış, ama başka bir vesile ile dile getirmiş bunu sayın Terim.
Arkadaşımız İrfan Kurtulmuş'un haberinde var.
Danimarka basını "Türkiye kaybederse ne olur" diye sorunca,"Beş yıl için göreve geldim. Ama bu ülkede her şeyin olabileceğini gördüm" demiş.
Yani, "Bıçak sırtındayım".
Eskiden böyle şeyleri aklına bile getirmezdi Terim.
Danimarka gibi hayati bir maçı kaybetmek, zaten her şeyin sonu gibi gelirdi ona. Aklına bile getirmezdi. Hele "Kaybedersek ne olur ?" diye hiç düşünmezdi. Soran olursa terslerdi:
"Niye kaybedelim"!
Nereden nereye getirmişiz Fatih Hoca'yı.
Beğenmediğimiz yönlerini törpülerken, eğeyi biraz kaçırmışız galiba. Beğendiğimiz özelliklerini de inceltmişiz.
Biz buradan söyleyelim...
Öyle kolay kolay kurtulamazsın Fatih Hoca'm...
Danimarka'yı geçsek de geçmesek de, Almanya'ya gitsek de gitmesek de, bu ülkeye yeni bir jenerasyon ve bir de ekol bırakmadan hiçbir yere gidemezsin.
Sen son ümidimizsin. Ümitsizliği aklına bile getirmemelisin.
Yeni maceralara ne halimiz var ne vaktimiz.
Bu işi becereceğiz...
Mecburuz.

Toroğlu gerçeği

Hayır... Biz aynı sektörde bulunduğumuz insanlara sayın Erman Toroğlu kadar sert davranıp "düdüğünü duvara assın, lisansını yırtsın" diyemeyiz.
Ortada bir sürç-ü lisan varsa eleştiririz... Ama işinden el çektirilmesini içimize sindiremeyiz.
Siz... Erman Toroğlu'nun yorumlarıyla reyting ve reklam alanlar...
Siz, ona ekranlarınızı bu çılgınlıkları yüzünden açmadınız mı?
Uçurumun kenarına kadar gelip, son anda düşmediği her programdan sonra gündeme oturmasından nemalanmadınız mı?
Onu teşvik etmediniz mi... Dobralığını ve jargonunu ön plana çıkarmadınız mı?
Canlı yayında bu kadar dayanması bile rekordur.
Biz vakti zamanında tiyatro eğitimli Türkçe bilgini Güner Ümit'in bile canlı yayın skandalını görmedik mi?
Kolay mı o tarz konuşan bir insanın pot kırmaması?
Peki doğru mudur bir yorumcunun böylesine kullanılıp, sonra ortada bırakılması?
Ya yorumcu yapma, ya ortada bırakma!
Çok daha insani şekilde atlatılamaz mıydı bu kriz?
Mesela, kendi kendine ceza kesseydi sayın Toroğlu. Bir hafta özür dileyip terk etseydi stüdyoyu. Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağışlanmak üzere yüklüce bir ceza verseydi yönetim. Ümit Karan'la buluşsaydı. Yeni evlilerin gönlünü alsaydı...
Hem reyting patlardı, hem de halk onu affetmez miydi?
"Çık sokak ağzıyla konuş, gelsin paralar"...
"Hata yaptın, sana hayatta başarılar"...
Biz aynı sektörde yer aldığımız insanları eleştiririz. Ama işinden olması gibi onuruna yönelik bir saldırıyı içimize sindiremeyiz.
Bakın Şansal ağabeye... Kesti raconu, sahip çıktı partnerine. Toroğlu'nun kırdığı pot hoşuna gittiği için değil elbet. Ama bu bir gelenek.
Biz kendi kusurlarımızı eleştiririz, tepeden inme cezalara ne gerek var.

Anadolu'nun ortasında plaj voleybolu

Bu fotoğraf geçtiğimiz Pazar günü Tunceli'de çekildi... Hani yirmi senedir "terör" den başka başlık altında haberini görmediğimiz Tunceli.
Bu güzel şehri kucaklayan iki çay var. Biri Pülümür çayı. Öteki Ovacık'tan gelen Munzur . Munzur'un şehirdeki kıyıları doğal bir plaj... Yaz gelince kızlı erkekli Tuncelililer bu plajın tadını çıkarırlar ağır sorunlar yaşamadıkları zamanlar.
Anadolu'nun göbeğinde bikinili kızlar Munzur'da yüzer, yakışıklı delikanlılar kulaç atar. Hatta Avrupa'dan tatile gelen hemşeriler bile var. Orada iç çamaşırı ile suya girmek gibi sorun da yoktur, İstanbul'un tersine...
İşte Tunceli'nin bilmediğimiz bu yüzünde, Gençlik ve Spor İl Müdürü Haydar Doğan, Munzur'un kıyısına direkleri dikmiş, ağı germiş, şeritleri çekmiş ve demiş ki; "Plaj voleybolu şampiyonamız var".
Sekiz takım katılmış. Ve her müsabakada yüzlerce seyirci...
Bu hafta sonu şampiyon belli olacakmış. Kupalar, madalyalar hazırmış. Ödüller ise esnaftanmış. Kimi tişort veriyormuş yarışmacılara, kimi eşya.
Çocukluğundan başlayıp Türkiye'nin en iyi atleti olduğu süreçte ve şimdi de kamu hizmetinde tanıdığım Haydar, "Abi sen Tunceli'yi seversin. Sana plaj voleybolu şampiyonamızdan fotoğraflar gönderiyorum" demiş elektronik mektubunda. Bayıldım, gururlandım. Sizlerle paylaşmak istedim.
Nice terörsüz Tunceli haberinde buluşmak üzere.

'Kimseye etmem şikayet'

Dünkü Ters Köşe'de "Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime" dizesi "mücrim" yerine "mecnun" hatasıyla çıktı.
Anladığım kadarıyla epeyce insanı keyiflendiren bu "iletişim" kaynaklı hatadan dolayı başta güfte ve bestenin sahibi müteveffa Kemani Serkis Efendi olmak üzere herkesten özür dilerken, benzeri yanlışları arada sırada tekrarlayacağımı müjdelemek isterim çok sevinenlere.
İnsanın böyle dostları varken, düşmana ne hacet!..

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Fatih barut gibi!
'Mahalle çocuğuyum'
Gerets'in felsefesi
Tatlı kazanç!
TSYD Kupası Trabzon'un
Katrina işkencesi
Rakibimiz Slovenya
Nefes nefese
Gökten barış yağdı
Ege'de zorlu dans
Sibirya'dan zirveye
Futbol, aslında sadece futboldur
Cumartesi ateşi
Kartal potayı salladı
Transferde son gün borsası
Halil'e büyük onur
Gençlere şilt verilecek
Bir demet program
Haber turu...
VADUZZZZ
Fatih Hoca'yı törpülerken
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Bilgin GÖKBERK
VADUZZZZ
'Vaduz'un bekleri kanatlardan ileri çıkarsa t...
Ercan GÜVEN
Fatih Hoca'yı törpülerken
Fatih Hoca, milli futbolcuların önüne bir kağ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet