|
 |
|
|
AB'nin kırmızı çizgisi
Olli Rehn, Galler'deki AB dışişleri bakanları zirvesinde, Türkiye'nin limanlarını Rum gemilerine açmasının zorunlu olduğu mesajını verdi ve 'Bu da AB'nin kırmızı çizgisi' dedi
Güven Özalp
Avrupa Birliği (AB), yapılan olumsuz açıklamalara ve yaşanan gerginliklere karşın Türkiye'nin 3 Ekim'de müzakerelere başlamasına yeşil ışık yakarken, "kırmızı çizgi"sini de açık bir şekilde ortaya koydu. Türkiye'nin müzakerelere başlamasının en hararetli savunucularından olan AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, "Ek Protokol'ün uygulanması AB'nin kırmızı çizgisidir" dedi.
Olli Rehn, İngiltere'nin Newport kentinde düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı'nda "AB'nin Türkiye'ye verdiği taahhütleri yerine getirmesi gerekiyor. Tabii Türkiye'nin de" diye konuştu. Rehn, Türkiye'nin yerine getirmesi gereken taahhüdü ise, "Ek Protokol'ün onaylanması ve tam uygulanması" olarak ifade etti. Türkiye'nin protokolün içeriği konusunda spekülasyon yapmamasını isteyen Rehn, Ankara'nın özellikle Türk limanlarının Kıbrıs Rum bandıralı gemilere açılmasını farklı yorumlamasından ciddi endişe duyduğu mesajını verdi.
"Ek Protokol'ün uygulanması", AB lügatinde "Türk liman ve havaalanlarının Rum gemi ve uçaklarının kullanımına açılması" anlamına geliyor. Türkiye, "Ek Protokol'ün sadece malların serbest dolaşımını kapsadığı, oysa gemi ve uçakların hizmetler kapsamına girdiği" görüşüyle buna karşı çıkıyor. AB ise Türkiye'nin bu tutumuyla "malların serbest dolaşımını engellediğini" belirterek, Rum gemi ve uçaklarının Türk limanlarını kullanmasının "hizmetler" kategorisinde görülemeyeceğini savunuyor.
Ciddi sorun
"Protokol tam olarak uygulanmalı. Bu AB'nin kırmızı çizgisidir. Müzakereye açık değildir ve Türkiye'nin taahhüdüdür" diyen Rehn, limanlar konusunun önümüzdeki süreçte Türkiye'nin AB yolundaki en ciddi sorunlarından biri olabileceğinin sinyalini verdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, Newport'ta düzenlediği basın toplantısında, "Bu protokolü uygulamak için imzaladık. Uygulamayacak olsak niye imzalayalım" dedi. Gül, protokole ilişkin sorunların çözülebileceği çeşitli platformlar bulunduğunu söyledi. Gül, Türkiye - AB ilişkilerinin sadece bu konuya odaklanmaya çalışılmasının yanlış olduğunu ifade etti.
Deklarasyonda tehdit var
AB, Türkiye'ye, limanlar Rumlara açılmazsa ilgili başlıklarda müzakerelere başlanılmayacağı uyarısını yapıyor. Gül: Deklarasyon kabul edilemez!
AB'nin Türkiye'nin Kıbrıs konusunda yaptığı deklarasyona cevap olarak yayımlamayı düşündüğü "karşı deklarasyon" da Ankara açısından ciddi bir uyarı olma özelliğine sahip.
Protokolün uygulanması ile ilgili Ankara'nın en fazla endişe duymasını gerektiren unsuru, deklarasyonda yer bulması beklenen, "Türkiye'nin anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği sürece belgeyle ilgili müzakere başlıkları açılamaz" ifadesi oluşturuyor. Müzakere Çerçeve Belgesi'nde yer alan "eşik" sistemi deklarasyonun bu unsurunun temelini oluşturuyor. Bu sisteme göre, Türkiye belli konularda AB'nin istediği standart ya da uygulamalara ulaşamadığı takdirde müzakere başlığı açılması ya da kapanması mümkün olmuyor. AB, bu yaklaşımı siyasi niteliğe sahip bir deklarasyona yerleştirerek ve doğrudan Ek Protokol'ü hedef alarak bir yandan Ankara'yı açık bir şekilde uyarıyor, diğer yandan konuya verdiği önemin altını çizmiş oluyor. AB, istemesi halinde Malların Serbest Dolaşımı, Ulaşım Politikası, Gümrük Birliği gibi başlıkları "limanlar" konusuna endeksleyerek bu başlıkları bloke edebilir.
"Müzakerelerin sağlıklı ve sorunsuz ilerleyebilmesi için Türkiye'nin belli bir aşamadan sonra liman ve havalimanlarını açması kaçınılmaz" diyen bir AB yetkilisi, "Ankara imzayı atarken belgenin içeriğinden haberdardı. Eksik uygulama halinde konunun varacağı aşamalar konusunda Brüksel başından beri gerekli uyarıları yapıyor" dedi.
AB, protokolün uygulanıp uygulanmadığı konusunu 2006'da yakından takip etmeyi öngörüyor.
Dışişleri Bakanı Gül, dün Newport'ta İsveç Dışişleri Bakanı Laile Freivalds, Olli Rehn, Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos ve İtalya'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Georgia Lamalfa ile görüştü. Gül, muhataplarına AB'nin tek taraflı deklarasyonunun şu anki haliyle Türkiye için kabul edilemez unsurlar içerdiğini belirtti. Gül, taslağın bu haliyle müzakerelerin devam etmesini zorlaştıracak nitelikte olduğunu söyledi.
Zirvenin ardından
Kritik belgeler onay bekliyor
İngiltere'nin Newport kentinde düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı'nın (GYMNICH) Türkiye açısından en önemli konusu Kıbrıs oldu. AB, bu konuda Türkiye'nin yayımladığı deklarasyona karşılık vermeyi kararlaştırdı. Ancak yapılacak olan açıklamanın metnini yazma görevi AB Daimi Temsilciler Komitesi'ne (COREPER) bırakıldı. COREPER, 7 Eylül'de belge üzerinde çalışacak. Müzakere Çerçevesi konusunda ise, GYMNICH'te ilerleme sağlanmadı. Bu konu da COREPER tarafından ele alınacak, gerekmesi halinde AB dışişleri bakanları özel toplantı yapacak. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Çerçeve Belgesi'nin 3 Ekim'e kalmadan onaylanması konusunda mutabakat olduğunu söyledi.
|
|
|

|