Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 03 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaz sonu infiali

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Yanlış şurada: Dünyanın en güzel koylarını, kıyılarını niteliksiz işletmelerin insafına bırakıyoruz. Her yerde, her türlü imar hareketini gelişme olarak görüyoruz. Alaşehir tımarına bile razıyız. Aman hareket olsun, gerisi hallolur kafasından ne çok çekti oysa bu ülke.
Kimse gelişmeye karşı değil. Bu şekildeki gelişigüzel gelişmeye itiraz edenler, gelişmenin nitelikli ve sürdürülebilir olmasını, belli kurallara bağlanmasını ve denetlenmesini istiyor. Çünkü kalabalıklar doğayı tehdit ediyor. Akıllı, donanımlı bir çadırın vasıfsız bir gökdelenden daha makbul olduğu bir dünyadayız artık. Gelişmeyi kendi akışına bıraktınız mı büyüme sürdürülebilir olmaktan çıkabiliyor. Nerelerde, kaç kez test edildip onaylandı bu.
* * *

Doğal güzelliklerin ortasında ticaretin kendine özgü kuralları olmalı. Kıyılarda, koylarda tesis yapmanın standardı belirlenmeli, arıtmasıyla, atık yönetimiyle. Bu standartlara uygunluk planlama, yatırım ve işletme aşamalarında etkin biçimde denetlenmeli. Denetlenmeli ki toplumun çıkarıyla girişimcinin kar beklentisi uzlaşamaz biçimde çatışmasın. Ne girişimci mağdur olsun, ne toplum. Bu ülke yakın geçmişte bankaları iyi denetlemediği için 40 milyar dolar kaptırdı. Güzelim koyların da aynı yolun yolcusu olmasını istemeyenler kıpırdamalı biraz.
* * *

Geleneksel kimlikler korunmalı bir kere. Tekneler sörfçüleri kovamamalı örneğin. Alaçatı'nın dokusunda, doğasında sörf varsa, buna inatla sahip çıkılmalı. Alaçatı Venedik gibi değil, Alaçatı gibi olmalı.
Aya Yorgi'de bundan on yıl sonra da denize girilebilmeli. Doğanın böğründe çalınacak müziğe bile karışmalı sorumlular. Eşek Adası da pisliğe terkedilmemeli. Günübirlik tekne turlarının çöğlüğü olmamalı. Paşalimanı da kuşatılmamalı, kirletilmemeli. Tursite tarafındaki kumsallar nasılsa açık denizdir diye hoyratça kullanılmamalı. Daha da önemlisi şimdiye kadar bildiğini okumuş olanlara bir dur denmeli.
* * *

Çeşmealtı'nda, İskele'de, Mordoğan'da, Karaburun'da, Foça'da, Bademli'de, Didim'de, Kuşadası'nda mağdur olanlar da seslerini yükseltmeli artık. Yöresel koruma, geliştirme, güzelleştirme dernekleri de iletişimi ve işbirliğini arttırmalı. Korunmaya çalışılan bu ülkenin değerleri değil mi sonuçta?
Bu yaz pek iyi geçmedi kıyılarda. Çevre kirliliği, insan kirliliği, gürültü kirliliği. Konut bölgelerinde açılan barlar, diskolar, beach clublar. Kontrolsuz ve niteliksiz yapılaşmalar. Zedelenen doğal doku. Bir yandan magazin medyasının kontrolsuz reklam desteği. Diğer taraftan "ikram görmüş köşe yazarları"nın bilir bilmez, yerli yersiz önerileri.
Sessiz sedasız geri alınan mavi bayraklar. Aman turizm olumsuz etkilenmesin diye sansürlenen adli haberler. Arıtma denince, altyapı sorulunca lafı değiştiren sorumlular.
* * *

Kahramanlar hep aynı: İşini bilen, gerekirse hukuk bile tanımayan yatırımcılar. İşbirlikçileri:
Kimi kime karşı temsil ettiğini unutmuş yerel idareler. "Beyefendiler hareket getirecek, müsaade etsenize yahu" anlayışı! Mağdur: Savunmasız koylar ve çaresizlikten siniri bozulan kimi örgütlü, kimi örgütsüz kalabalıklar.
Bir Eylül daha geldi işte. Her yaz saflar biraz daha keskinleşiyor. Gelecek yaz bu yazdan daha çetin geçecek.
Öbür yaz daha da çetin. Sonunda aklın kazanması için yerel yönetimlerin, medyanın, kamuoyunun herkesin kendine gelmesi gerek. Yazık olacak yoksa.



ege@milliyet.com.tr







EGE
Minik prensesler için
Emeklilik hakkında her şey
Sahile girmek mümkün değil
Yaz sonu infiali





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular

© 2005 Milliyet