|
 |
|
|
Garip ama güzel
Şu 12 Dev Adam'ın işine akıl sır ermiyor doğrusu... Nasreddin Hoca misali eşeği önce kaybettirip sonra bulduruyorlar adama...
Fransa galibiyetiyle "tamam, oluyor" derken, bir gün sonra Rusya karşısında "eyvah, yine mi" dedirtecek kadar insanı hayrete düşüren, karanlık günleri hatırlatan performans gel - gitleri, dünkü Slovenya maçı ile yeni ve bambaşka bir "umut kapısı" açtı zihinlerde...
Dünkü maçın anormal istatistikleri de bu "garipliklerinin" bir uzantısı olarak tabelaya yansıdı aslında...
Yüzde 37'lik şut isabeti (Slovenya yüzde 44) ve ribaundlarda da 45 - 24'lük Slovenya üstünlüğü ile nasıl oluyor da maçı 12 sayı ile kazanabiliyorduk ? Oysa bu şut yüzdesi, 9 sayı ile kaybettiğimiz Rusya maçının yüzdesi ile eşitti. Hem de o maçta ribaundlarda da 44'e 36 üstündük.
İşin gerçeği, dünkü maçta farkı yaratan oyuncularımızın üst düzeydeki kazanma hırsı ve isteği ile iyi savunmasının yanı sıra, rakibin maçı tam 24 top kaybıyla kapamasıydı.
Dün, ilk iki karşılaşmada en çok başımızı ağrıtan ve toplam 168 sayı yememize neden olan "savunma zaaflarımız" asgari düzeyde seyredince, kötü gününde olan Slovenya'ya 67 sayı izni verdik. İbrahim, uzun bir aradan sonra ilk kez "İbrahim gibi" oynayıp, Serkan ve Kerem Gönlüm de oyunda kaldığı süreyi en iyi şekilde değerlendirince şampiyonluğun en güçlü adaylarından Slovenya'nın yapacak fazla bir şeyi kalmadı. Burada, özellikle maçın ilk yarısında süratli tempo ile oyunu sürükleyen ve takımı mükemmel biçimde yöneten Ender'e de parantez açmak gerekiyor. Ender, takımın ihtiyacı olan ve Avrupa Şampiyonası'nda da birçok rakibe karşı avantaj sağlayacak bu özelliğiyle 12 Dev Adam'a büyük katkı sağlayacağını kanıtladı.
Şimdi rakip 31 yıldır yenemediğimiz İtalya... Siz siz olun, sakın ha İtalya için bahis oynayayım demeyin; yanarsınız !..
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|