
|
|
|
 |
|
|
Devlet Tiyatroları Genel Müdür Vekili Mine Acar, Milliyet'e konuştu:
'Atatürkçü, laik ve demokratım'
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne vekil olarak atanan Mine Acar, "Tapu Kadastro Müdürlüğü'nden gelmedim. Biraz görevde kalsam ve icraatım eleştirilseydi çok daha fazla saygı duyardım" dedi
Ömer Erbil
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un, görevden aldığı Lemi Bilgin'in yerine Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü görevine vekil olarak getirdiği Mine Acar hakkında birçok iddia ortaya atıldı. Kariyeri sorgulanan, AKP ile yakın ilişkileri olduğu için bu göreve getirildiği önü sürülen dramaturg Mine Acar, sessizliğini bozdu.
Makamında sorularımızı yanıtlayan Acar, Atatürkçü, laik, demokrat bir çizgide olduğuna vurgu yaptı. DT'yi avucunun içi gibi bildiğini, 40'a yakın oyunda 25'ten fazla yönetmenle çalıştığını belirten Acar, "Tapu Kadastro Müdürlüğü'nden gelmedim. Biraz görevde kalsam ve icraatım eleştirilseydi çok daha fazla saygı duyardım" dedi.
Tiyatrocu yobaz olamaz
En çok tartışılan konulardan biri kadrolaşma. Sizin AKP ya da Sayın Bakan'la öncesinde bir ilişkiniz var mıydı?
AKP'yle ilişkim olmadı. Bakan Bey'i de öncesinde tanımadım. Benim dünya görüşüm belli. Bakan Bey'le bir kez karşılaştım. 4 dakikayı geçmeyen bir süreydi bu.
Nedir belli olan dünya görüşünüz?
Sanat tahsil etmiş insanlar ilericidir. Yobaz olamaz. Tiyatronun yapısı kabul etmez.
Ama muhafazakâr bir partinin döneminde göreve getirildiniz...
AKP'li tanıdığım milletvekili bile yok. Bu anlamda bir kesim var ki, bu atamayı takdir ediyor. Atatürkçü, laik, demokrat bir cumhuriyet kadını göreve getirildi. Kimliğim bu.
İstifa eden 12 bölge müdürü yerine yapılan atamalarda Bakan Bey'in tavsiyesi, direktifi oldu mu?
İsimleri belirledim ve onaya götürdüm. Hatta Edebi Kurul üyelerinden ikisi istifa etti. Bu üyelerin atanması doğrudan bakanın uhdesindedir. Sayın Bakanım jest yaparak o atamalarda bile benim fikrimi aldı.
6 yılda tek oyun
Genel müdür yardımcısı olarak atadığınız kişinin gişe memurluğundan geldiği doğru mu?
İdari Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı'na birini atamak zorundaydım. En uygun Kerim (Göksu) Beydi. Gişe memurluğundan gelmesi tenkit edilecek bir durum değil. Dürüstçe çalışmış, tahsilini tamamlamış, 30 yıllık memur. Personel Daire Başkanım da gişe memurluğuyla başlamış. Daha önce genel müdür yardımcılığı yapan Cevdet Ateş hizmetli kadrosundan oraya yükselmiş.
Tartışılan bir başka konu da Can Gürzap'ın hiç oyun oynamadan para aldığı. Böyle çok sayıda sanatçı var mı?
Uzun yıllar görev yapmayan sanatçılarımız var. Bu bizim gerçeğimiz. Can Gürzap'a gelince. 1999-2000 yılından bu yana 2003 sezonunda 'Taraf Tutmak' isimli oyunu yönetmiş ve oynamıştır. Yani 6 yılda tek bir oyun.
Bu tepkiyi bekliyor muydunuz?
Böylesini beklemiyordum. Bir gruba göre, geleneklere ve etiğe ters düşen bir durum gibi algılandı. Ancak daha önce Turgut Özakman da görev yaptı. Sanatçı olmayan bir hocamızdı. Eskiden dramaturji bilinen bir şey değildi. Avrupa'daki tiyatroların yüzde 80'inin başında dramaturg kökenli ya da direkt dramaturglar görevlidir. Bizde 1970'li yıllarda ilk girişim başladı. Başlangıçta çoluk çocuk gözüyle bakıldı. Giderek o çocuklar bilgili, donanımlı insanlar haline gelmeye başladı. Pek çoğu en az 2 lisan konuşur.
DT oyunu yönettiniz mi?
2 oyun yönettim. Turgut Özakman'ın 'Resimli Osmanlı Tarihi' isimli oyunu ile Antalya'da 'Yalancı Aranıyor' isimli bir Yunan oyununu yönettim. DT oyuncusu olarak da oynadım. 10 yılı aşkın bir süredir de çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisiyim.
Genel Müdürlük için bunlar yeterli mi?
Yasa ile belirlenmiştir. Yüksekokul mezunu olmak, en az 15 yıl o kurumda görev yapmak, tiyatro eğitimi almak, tanınmış bir sanatçı, yönetmen, yazar ve üniversitede görev yapan öğretim elemanı olmak. Bunlardan birine sahip olmak yeterli.
Hâlâ bir tüzük yok
Sizin sanatçı olmadığınız da iddialar arasında. Davanız da hâlâ devam ediyor bildiğim kadarıyla...
2000'de sanatçı sınavı açıldı. 30 kişi arasında birinci oldum ve sanatçı kadrosuna geçtim. 3,5 yıl sonra Kültür Sen, 'Bakan onayıyla sınav açılamayacağı' yönünde açtığı davayı kazandı. DT'nin hâlâ tüzüğü yoktur ve hiç olmamıştır. O sınava kadar 50 yıldır hep bakan onayıyla, aynı yasa maddeleriyle sınavlar yapılmış ve sanatçılar alınmıştır. Bizden sonra da böyle alındı.
Nâzım Hikmet'in oyununun kaldırılacağı doğru mu?
Hayır. Orada kişisel bir çekişmenin sıkıntısı var. Oyunun kaldırılması söz konusu değil. Hatta yeni açılacak Barış Manço Sahnesi'nde dünya prömiyeri yapacak.
Bugüne kadar susmanızı Bakan mı istedi?
Benim tercihimdi. Kimseye kızgın değilim. Biz aileyiz. Ne olursa olsun bütünüz. Karşımda olan arkadaşlar benim dostlarım. Çok doğaldır ayrılıklar. Ama önyargılı olmamalılar.
|
|
|

|
|