|
 |
|
|
Mamma Li Turchi!
12 Dev Adam, ne ikinci olduğu Avrupa Şampiyonası'nda, ne de kazandığı diğer büyük maçlarda dünkü kadar "dev" olmuştu..
Resmi olarak 48 yıldır, hazırlık maçı düzeyinde ise tam 31 yıldır bileğini bükemedikleri İtalya'ya dün Abdi İpekçi Salonu'nda öyle bir darbe vurdular ki, Çizme'nin çocukları da bu yenilgiyi bir 31 yıl unutamaz herhalde!..
Devlerimiz, eski potansiyeline sahip olmasa da tam bir disiplin, savunma ve direnç takımı olan, basketbolu "makine" düzeniyle oynayan İtalya karşısında dün tüm "artılarını" sahaya yansıtma becerisini gösterdi. Hem de takımın iki büyük kozu Hidayet ve Mehmet'in skor yönünden gününde olmadığı bir maçı skor tabelasına görkemli bir farkla yazarak...
Dün, Ender Arslan için açtığım parantezin biraz daha büyüğünü şimdi Kerem Tunçeri için açmak gerekliliğini görüyorum... 1999 Avrupa Şampiyonası'nda yıldızı parlayan, ancak daha sonra bu ateşi "kendi kendine" giderek küllendiren Kerem, dün gerçekten potansiyeline yakışır güzellikte nefis bir oyunla kapasitesinin ne olduğunu uzun bir aradan sonra gösterdi... Savunmadaki o müthiş gayretini, hücumda akılcı pasları ile pekiştirdi, skora da yaptığı üst düzey katkıyla "eski Kerem'i" yeniden tribünlere izlettirdi. Avrupa Şampiyonası öncesi herkesin endişe duyduğu guard pozisyonunda Kerem - Ender ikilisi bu düzeyde oynadığı sürece Devler'in sırtı kolay kolay yere gelmez!..
Yine üçlükleriyle takımı ateşleyen, İtalya'nın tüm direncini kıran kaptan İbrahim Kutluay başta olmak üzere takımda yer alan tüm oyuncuların katkı yaptığını görmek, ümitleri ikiye katlıyor. Tam 11 oyuncusu skor üreten, 8 oyuncusu ribaunda, 9 oyuncusu asiste ve topyekün yardımlaşmalı savunmaya destek veren, daha da önemlisi "bireysellikten tamamen uzak" bir Türk Milli Takımı, 2005 Sırbistan'da madalyaların en büyük adaylarından biri olduğunu gösterdi.
Coach Tanjevic, emeklerinin karşılığını yavaş yavaş almaya başlıyor... O'nun çok iyi, zeki ve cesur bir coach olduğunu dünkü maçta kanıtlayan şey ise, fark kapandığı anda gözleri "yıldızları aramadan" diğer devlere de kendini gösterme şansını tanımasıydı. Çünkü uzun metrajlı turnuvalarda takımı 3 - 5 kişinin değil, ancak 10 - 12 kişinin sürükleyebileceğini çok iyi biliyordu. Oyuncularının hepsine eşit düzeyde güven duyduğunu ve özen gösterdiğini ortaya koyan Tanjevic'in bu güveni karşılıksız kalmıyor.
Artık Avrupa Şampiyonası'nda madalya Devler'e çok uzak değil, bu bir gerçek. Yeter ki, geçmişte hep bizi tepetaklak eden, hayal kırıklıklarını yaşatan o "Dev Aynası"ndan" uzak duralım, ayaklarımızı hep yere basalım...
* Mamma li Turchi ! (Anne Türkler geliyor !)
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|