Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Döviz de fırlasa, borsa da düşse 1 Mart gibi toparlar

Devlet Bakanı Babacan'ın toplantısında ekonomi yazarlarına 3 Ekim'de AB yolunda olumsuz gelişme olursa ne olacağı özetlendi: Piyasalar önce karışır, sonra tezkere krizi sonrası gibi toplarlar


Cumartesi günü ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan çoğu akademik kökenli ekonomi köşe yazarlarını İstanbul'da topladı. Toplantıya Asaf Savaş Akad, Taner Berksoy, Eser Karakaş, Erdoğan Alkin, Mehmet Altan, Ege Cansen ve ben katıldık. Bu, Bakan Babacan'ın üçüncü toplantısı. Beraberinde Müsteşar Yardımcısı Cavit Dağdaş ve Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fatih Özatay vardı.
Dört saat süren toplantının başında Ali Babacan 2002 erken seçimlerinin yeni bir başlangıç oluşturduğundan bahsetti. Artık normal bir ekonomik sürece geçildiğini, enflasyonun tek haneye indiğini, faiz hadlerinin düştüğünü, dört yıldır özel sektör kaynaklı ve verimliliğe dayalı bir büyümenin oluştuğunu, borç-milli gelir oranının ve bütçe açığının hızla azaldığını anlattı. Borcun vadesinin uzadığını, ihracatın 70 milyar dolara dayandığını belirtti.
Babacan cari açık sorununa da değindi. Sorunun abartıldığını, finansmanının giderek sıhhatli hale geldiğini, üstelik bunun özel kesim tarafından finanse edildiğini, bankacılık kesiminde açık pozisyonların da kalmadığını, kaldı ki dalgalı kur sisteminin bulunduğunu hatırlattı. Üstelik tüketim malları ithalatı düşüyor, yatırım malları ithalatı artıyordu.
Daha sonra konu haliyle 3 Ekim'e geldi. Babacan 3 Ekim'de siyasal açıklamalar ne olursa olsun, teknik ve hukuki açıdan bir sorun görmüyor. Müzakere Çerçeve Belgesi'nin açıklanmasını yeterli görüyor. AB süreci tartışması toplantıda özel ilgi çekti. Prof. Eser Karakaş serbest dolaşım ilkesi çerçevesinde limanların Güney Kıbrıs'a açılmasının sorun yapılmasının anlamsız olduğunu savundu.

Döviz fırlarsa MB döviz vermeyecek
Ardından Prof. Seyfettin Gürsel, Bakan Babacan'a itiraz etti. 3 Ekim'de sorun gözükmese de yurtdışındaki havanın oldukça olumsuz estiğini hatırlattı. Daha sonra B senaryosu tartışıldı. Yani 3 Ekim'de müzakereler başlamazsa ne olacaktı? Gerek Özatay, gerek Babacan gerekli hazırlıkların yapıldığını söyledi. Ancak Özatay netti; döviz kuru fırlasa da Merkez Bankası piyasaya döviz vermeyecek. Sorduk: "Ya volatilite çok artarsa?.." Özatay yanıtladı: "O ayrı mesele."
Bu arada, Taner Berksoy ve ben "Bize göre 3 Ekim'de ters bir şey olursa ortalık epeyce karışır, kur yukarı gider, faiz yukarı gider" dedik. Fatih Özatay "Evet, gider ama sonra 1 Mart'ta olan olur ve tekrar aşağı gelir. Onun önlemini aldık" dedi. Bakan Babacan da Özatay'ı onayladı.

1 Mart'ta ne olmuştu?
TBMM 1 mart 2003 cumartesi günü ABD'nin Irak operasyonu için Türkiye'den istediklerini karşılayabilmek için toplantı yapmış, ancak tezkere Meclis'te reddedilmişti. Takip eden hafta başı borsa yüzde 12.5 ile dibe inmiş, dolar yüzde 5 değerlenmiş, faizlerde yüzde 7.5'luk artışla yüzde 62.5'e yükselmişti. Hükümet aynı tarihte tasarruf ve gelir artırıcı 15.8 katrlyon liralık bir paket hazırlamıştı. Para piyasaları bir süre sonra toparlamış, dolar ve faiz gerilemiş, borsa yükselmişti.

Tartışılan iki önemli konu
1- Ekonomide durgunluk dönemine girildi
Toplantının iki ilginç konuşması vardı. Birini Prof. Asaf Savaş Akat yaptı. Akat, önce ödemeler dengesindeki net hata noksan ve milli gelirdeki stoklar kalemlerinin düzeltilmesini istedi. Daha sonra ekonomideki durgunluk konjonktürüne girildiğine dikkat çekti. Çünkü 2002'den bu yana yaşanan olağanüstü koşullar sona ermişti.
Toplantıda petrol fiyatlarının gerek enflasyon, gerekse büyüme üzerindeki olumsuz etkisine de değinildi. Ancak daha önemlisi gerek Prof. Gürsel, gerekse tarafımızdan ihracattaki daralmaya dikkat çekilmesiydi. Konuya Prof. Akat da katıldı; iç piyasaya bel bağlayarak büyüme beklemek yanlış olurdu. 2006'da nasıl büyüme gerçekleşecekti? Özatay, para politikasında bir değişiklik olmayacağını belirti. Babacan da mali disiplinin sürmek zorunda olduğunu söyledi. Bu durumda da durgunluk ağırlaşacaktı.
Anlaşılan, gelecek toplantıda canlanmanın yöntemlerini tartışacağız.

2- Faiz düşürülürse enflasyon beklentisi yükselir
İkinci ilginç konuşma Ege Cansen'in Merkez Bankası'na yüksek faiz politikası nedeniyle sert biçimde yüklenişiydi. Bunun sıcak para çektiğini, kuru düşürdüğünü, tüm kötülüklerin kaynağının burada yattığını hatırlattı. Özatay savunmasında, faizleri düşürdükleri takdirde enflasyon beklentilerinin yukarı çıkarak, bono faizlerinin daha hızlı yükseleceğini söyledi. Ama tartışma uzadı.

hgunes@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Derin ve üstün biri
Yaşamının bütün özelliği, kendisini herkesten...
Yasemin CONGAR
Clinton'ın 'dünyayı değiştirme' planı
Bill Clinton , hayatının bu aşamasında "kafas...
Hurşit GÜNEŞ
Döviz de fırlasa, borsa da düşse 1 Mart gibi toparlar
Cumartesi günü ekonomiden sorumlu Devlet Baka...
Semih İDİZ
Önemli olan, restlerin arkasını getirmektir
Dışişleri Bakanı Gül'ün AB'ye dönük, "Çeker g...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon ve riskler
Aylık fiyat artışları ağustos ayında piyasala...
Hasan PULUR
Alaçatı efsanesi!
Bu yaz "Alaçatı" modası vardı...
Ece TEMELKURAN
Anlatmamak için yaşamak!
Zor kararları düşünerek, mantıklı bir biçimde...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası dövizini nasıl yönetiyor?
Merkez Bankası'nın ağustos sonu itibariyle, y...
Güngör URAS
Hasankeyf'te ekonomi "korucu maaşı" ile ayakta
Kaymakamın aracı durdu. Görevliler kapısını a...
M. Ali BİRAND
Pazartesi akşamı evinizde olacağım...
Lütfen kimselere randevu vermeyin ve bu akşam...

© 2005 Milliyet