Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Enflasyon ve riskler


Aylık fiyat artışları ağustos ayında piyasalarda beklenenin üstünde geldi. TÜFE geçtiğimiz ay yüzde 0.85 artarken ÜFE de yüzde 1.04 oranında yükselmiş. Her iki artış da geçen yılın aynı ayının üzerinde.
Yılın kalan aylarında TÜFE artışları ağustos ayındaki oranda saparsa yıl sonunda 12 aylık enflasyon yüzde 8.44 oluyor. Yani uluslararası petrol fiyatlarındaki artışlara rağmen bu yılın enflasyon hedefi tutacak gibi görünüyor.
Ağustos ayında TÜFE'de ortaya çıkan artışın kaynaklarını özel kapsamlı TÜFE'deki gelişmelere bakarak açıklamak mümkün. Mevsimlik ürünlerin hariç tutulduğu özel kapsamlı TÜFE'nin A kategorisinde yüzde 1.57 lik artış olmuş. TÜFE'nin oldukça üzerinde kalan bu artış, mevsimlik ürünlerdeki fiyat düşüşlerinin TÜFE artışını da düşürdüğünü ortaya koyuyor. Buna karşılık alkollü içkiler ve tütün fiyatları hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı kategorilerin hepsinde fiyatlar düşüyor.

Dolaylı vergi etkiledi
Tütünden alınan vergilerde yapılan ayarlamalar ağustos ayında TÜFE'yi önemli ölçüde artırmış. Temmuz sonunda bütçedeki sapmaları telafi etmek amacıyla yapılan dolaylı vergi düzenlemeleri, bu ay enflasyonun yüksek çıkmasının arkasındaki temel neden.
Önümüzdeki döneme ilişkin enflasyonla ilgili risklere bakarken devletin bütçe politikasının önemi ortaya çıkıyor. Bu ay IMF ile uzun zamandır yapılamayan gözden geçirme süreci başlıyor. Hükümet bu arada maaş, ücret ve tarımsal desteklere ilişkin bu yılın ve önümüzdeki yılın harcamalarını artıracak kararlar aldı. Yatırım ve mal ve hizmet alımlarına ilişkin harcamalar da hızlandı.

Yeni gelir için tedbir
Sosyal güvenlik kuruluşlarının açıklarını kontrol altına alacak yasal düzenlemeler ise gecikti. Bütçenin faiz dışı dengesini hedeflenen seviyede tutabilmek için harcamaları kısıcı veya gelirleri artırıcı tedbirler almaya ihtiyaç duyulması kuvvetle muhtemel. Hükümetin bu güne kadar izlediği yol bu durumda dolaylı vergileri artırmak oldu. Buna şimdi başta elektrik olmak üzere KİT fiyatları da eklenebilir.
Bir diğer önemli risk, uluslararası petrol fiyatlarındaki hızlı artıştır. ABD'deki kasırganın petrol çıkarım ve arıtım tesislerinde yarattığı hasar da dikkate alındığında, önümüzdeki yıl ham petrol varil fiyatlarının 60-70 $ aralığının altına gerilemesi zor görünmektedir.
Son olarak sermaye girişleri TL'nin reel değerini rekor seviyelere çıkarmıştır. TL'nin değerinde bir düzeltme olasılığı giderek artmaktadır.
Bu riskler özellikle yüzde beş olacağı açıklanan önümüzdeki yılın TÜFE artış hedefine ulaşmak için gereken fedakârlığı artıracaktır. TCMB önümüzdeki yıl tam enflasyon hedeflemesine geçecektir. Hedefin tutturulması, yeni rejimin güvenilirliğini sağlamak bakımından çok önemlidir.

Petrol arzında şok
İhracat ve üretimdeki yavaşlamaya rağmen ithalat ve dış açık artışlarının beklenenin üzerine çıkması, aşırı değerli TL'nin üretim tabanı üzerinde yaratmakta olduğu tahribatı göstermektedir.
Petrol fiyatlarında artış ders kitaplarında kullanılan bir arz şoku örneğidir. Bunun fiyatlar genel seviyesine yansımasını önleme çabalarının, üretim ve istihdamı azaltıcı etkisini, emek piyasasının esnekliği belirler. Hükümetin ücret ve maaş politikası emek piyasasında, özellikle kayıtlı kesimde ücretlerin esnekliğini azaltmıştır. Buna karşın yüksek verimlilik artışlarına ve düşük reel ücretlere rağmen TL'deki aşırı değerlenmeye bağlı olarak, bu senenin ilk üç ayında dolar cinsinden birim ücret endeksi 2000 yılı sonundaki değerini yakalamıştır.

İstihdam önem kazanacak
Yüzde beşlik enflasyon hedefinin tespit edildiği dönemdeki koşullar ve projeksiyonlar önemli ölçüde değişmektedir.
Hükümet ve TCMB yeni şartlar çerçevesinde yüzde beşlik enflasyona inmenin üretim ve istihdam cinsinden maliyetlerini ve riskleri, pembe tabloları bir yana bırakıp, IMF ile müzakereler öncesinde aralarında açıkça konuşmalıdırlar. Seçimler yaklaşmaktadır. Bu ortamda hükümet büyüme ve işsizlik konusunda giderek hassaslaşacaktır. Oysa önümüzdeki yıl yüzde beşlik enflasyon ve büyümeyi birlikte gerçekleştirmek zorlaşmaktadır.
Beklenmedik bir üretim ve istihdam tablosunun hükümet ve TCMB ilişkilerinde yol açacağı sertleşme, tam enflasyon hedeflemesi rejimine güvenin çok hızla yitirilmesine neden olabilir.

foztrak@yahoo.com








Çetin ALTAN
Derin ve üstün biri
Yaşamının bütün özelliği, kendisini herkesten...
Yasemin CONGAR
Clinton'ın 'dünyayı değiştirme' planı
Bill Clinton , hayatının bu aşamasında "kafas...
Hurşit GÜNEŞ
Döviz de fırlasa, borsa da düşse 1 Mart gibi toparlar
Cumartesi günü ekonomiden sorumlu Devlet Baka...
Semih İDİZ
Önemli olan, restlerin arkasını getirmektir
Dışişleri Bakanı Gül'ün AB'ye dönük, "Çeker g...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon ve riskler
Aylık fiyat artışları ağustos ayında piyasala...
Hasan PULUR
Alaçatı efsanesi!
Bu yaz "Alaçatı" modası vardı...
Ece TEMELKURAN
Anlatmamak için yaşamak!
Zor kararları düşünerek, mantıklı bir biçimde...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası dövizini nasıl yönetiyor?
Merkez Bankası'nın ağustos sonu itibariyle, y...
Güngör URAS
Hasankeyf'te ekonomi "korucu maaşı" ile ayakta
Kaymakamın aracı durdu. Görevliler kapısını a...
M. Ali BİRAND
Pazartesi akşamı evinizde olacağım...
Lütfen kimselere randevu vermeyin ve bu akşam...

© 2005 Milliyet