|
 |
|
|
Merkez Bankası dövizini nasıl yönetiyor?
Merkez Bankası'nın ağustos sonu itibariyle, yaklaşık 41.2 milyar dolar döviz ve 1.6 milyar dolar değerinde de altın rezervi var. Rezervler temmuz ayı sonunda 42.9 milyar dolara yükselerek tarihi bir rekor kırdı. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) bile 70 milyar dolar döviz rezervi olduğu ve Avrupa Birliği'nin toplam rezervinin bile ancak 200 milyar doların biraz üzerine ulaştığı düşünülürse, bizdeki rezervin büyüklüğü anlaşılır. Üstelik, Merkez Bankası'nın elindeki rezervlere bankaların elindeki 20.8 milyar dolar rezerv de katılırsa, durum daha gerçekçi olarak ortaya çıkabiliyor.
Merkez Bankamız dünyadaki döviz rezervinin yaklaşık % 1.3'ünü elinde bulunduruyor. Bu rakama banka ve altın rezervleri de eklenirse, oran % 2'ye yaklaşır. Öte yandan, Japonya yaklaşık 833 milyar dolarla dünyadaki en yüksek döviz rezervine sahip. Onu 711 milyar dolarla Çin ve 250 milyar dolarla Tayvan ve yaklaşık 203 milyar dolarla Güney Kore takip ediyor. Rusya'nın rezervi ise, 140 milyar dolar civarında. IMF istatistiklerinden alınan bu rakamlara bakılırsa, Asya ülkeleri dünya döviz rezervinin % 64'ünü kontrol ediyor.
Peki, Merkez Bankamız döviz rezervlerini nasıl yönetiyor? Başkan bu konuda bir rapor hazırlattı ve rapor eylül başında açıklandı. Rapor, Merkez Bankası'nın rezervleri iyi yönettiğini gösteriyor. Rapordaki önemli noktaları şöyle sıralayabiliriz:
- Altın dahil, toplam rezervlerin % 99.3'ü istenildiği gibi kullanılabilir durumda. Sadece, Türk Savunma Fonu portföyü belli askeri alımlar için kullanılabiliyor. O da, 333 milyon dolar civarında. (Kullanılabilir rezerv yüksekliği, Merkez Bankası'nın yıllar içinde elde ettiği en önemli başarı. Çünkü, uzun yıllar rezervlerin % 30'a yakın bölümü kullanılamaz durumda idi. Bu başarıda herkesin payı var.)
Döviz rezervleri 5.2 aylık ithalatı karşılayabilecek seviyede. (Rezervlerin büyüklüğü değerlendirmesinde, 3 aylık ithalatın karşılanmasının IMF'nin alt sınırı olduğu düşünülürse, rezerv seviyesi gayet iyi.)Rezervlerin toplam kısa vadeli dış borçlara olan oranı % 1.4. ( Bu oranın asgari % 1 olması genel kabul görmüş bir kural olduğuna göre, bizdeki durum iyi.)Merkez Bankası, Hazine'nin eurobond ihraçlarından satın almıyor. Bunu, Hazine'ye verilmiş bir kredi olarak görüyor. (Zaten, şimdiye kadar hiçbir yönetim bu yola gitmedi.)Döviz rezervlerinin nasıl değerlendirileceği, Döviz Risk ve Yatırım Komitesi'nce kararlaştırılıyor. (Burada bir komite var ama, asıl yetki başkanda. Bunun böyle olması da normal ve yerinde. Komite, bilgi paylaşımı ve şeffaflık sağlıyor.)Döviz yönetiminde hesap verilebilirlik sağlanmış durumda. (Bu her zaman vardı ve titizlikle uygulandı. Şimdiki uygulamalar daha da iyi.)Merkez Bankası döviz bilançosundaki en büyük delik, Kredi Mektuplu Döviz Hesapları'dır. En son, 16.5 milyar dolara seviyesine ulaştı. (Ama, toplam rezervlere oranı temmuz sonunda % 37 civarına geriledi ve tarihi rekor kırdı.)Döviz bilançosundaki ikinci büyük delik, zorunlu karşılıklar nedeniyle bankalara olan borç. (Ama, bunun oranı da temmuz sonunda % 15'e gerileyerek, rekor kırdı.)
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|
|

|