Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hasankeyf'te ekonomi "korucu maaşı" ile ayakta


Kaymakamın aracı durdu. Görevliler kapısını açtı. Araçtan uzun boylu, ince yapılı, sade giysiler içinde, yüzü makyajsız zarif genç bir hanım indi. "Kaymakam beyin hanımı mı?" diye sordum. "Hayır, Kaymakam Hanım" dediler.
Hasankeyf Kaymakamı Huriye Küpeli, sayıları yirmiyi bulan kadın kaymakamlarımızdan biri imiş. 1996 yılında Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun olmuş.
Bilecik-İnhisar ve Denizli-Güney'de kaymakam vekilliği yaptıktan sonra kaymakam olmuş. İngiltere'de bir süre bulunmuş. Gaziantep-Yavuzeli Kaymakamlığı'ndan sonra da "Şark hizmeti" için Hasankeyf'e atanmış. Bekâr, ailesi Tarsus'ta. "Şark hizmeti" süresi dolmuş. Tayin bekliyor. Hasankeyf'i çok sevmiş. "Terör olmasa bu ilçenin batıdakilerden farkı yok" diyor.
Hasankeyf'in içinde terör yok ama dağlardaki az sayıda terörist yollara mayın döşeyerek huzursuzluk yaratıyor.
Hasankeyf-Gercüş yolunda yakın zamanda mayın patlamaları ile dört şehit verilmiş. Gerçüş'te Kaymakam Konağı'na hücum eden teröristler görevlileri şehit etmiş. Hasankeyf'in merkezinde 3500, köylerinde 4000 kişi yaşıyor. Hasankeyf terör nedeniyle İstanbul'a ve başka illere göç vermiş.

Dağ taş çocuk dolu
Hasankeyf'te dağ taş çocuk dolu. Gerçek anlamda yoksul çocuklar. Kaymakam Huriye Küpeli, bu yörenin en önemli sorununun nüfus kontrolü ve eğitim olduğunu söylüyor. Her ailenin ortalama 7-8 çocuğu var. Ve de hepsi (sokakta diyemeyeceğim çünkü buralarda sokak yok) dağda taşta. Bu kadar çocuğu beslemek de, eğitmek de mümkün değil.
Kaymakam, ailelerin doğum kontrolüne direndiklerini ve çocuklarını okula göndermediklerini veya gönderemediklerini, vaktinin büyük bölümünün bu yanlışları yöre halkına anlatmakla geçtiğini söylüyor.
Hasankeyf'te 18 köy var. Sadece iki köye henüz dönüş gerçekleşmemiş. 16 köydeki 209 korucu için devlet her ay 86 milyar TL ödeme yapıyor. Bu ödeme yöre ekonomisinin ana kaynağı.
İlkçağ ve öncesi dönemlerde Kuzey Mezopotamya'da hükümranlık sürdüren Sümerler ve Asurlular mağara devri kültüründe Dicle Nehri üzerinde değişik yerleşkeler kurmuş. Taşlara mağaralar oymuş. Taşların içine su sarnıçları yapmış. 200 metre yüksekliğe su çıkarmış. Daha sonra Urartular kaleler, Eyyubiler saraylar yapmış.
Hasankeyf, Dicle Nehri kıyısında, nehrin iki yanında kayalıklar üzerinde Urartuların kurduğu yerleşkelerden biri. Saraylarda başlayan yaşam 1970'lerde sefil şekilde yaşayanların mağaralardan çıkarılıp köylere yerleştirilmesi ile "çağdaşlaşmış"(!).

Sular altında kalacak
GAP kapsamında Dicle üzerinde inşa edilecek "Ilıca" Barajı su tuttuğunda, Hasankeyf'teki mağaraların bir bölümü ile nehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprü yıkıntısı sular altında kalacak. İşte bu duyulduğunda çok kimse Hasankeyf diye bir yer olduğunu öğrendi.
Hasankeyf'e önce yabancı, sonra yerli turist akını başladı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Hasankeyf benzeri daha başka çok sayıda tarih hazinesi var. Yerleşkelerin çoğu su havzalarında, nehir boylarında kurulu. Bu nedenle her baraj projesi, bir veya birkaç yerleşkeyi sular altında bırakıyor.
Burada zor bir tercih gündemde: "Ya baraj, ya Hasankeyf." Hasankeyf'te ne bir otel, ne bir lokanta, ne bir kahve var. Gezmeye görmeye gelenler günübirlik, hatta birkaç saatlik turlar ile "görüp kaçıyor".
Devletimiz 1.5 trilyon TL ödenek ayırmış. Prof. Dr. Abdüsselam Ulucam başkanlığında bir kazı ekibi günde 2 posta çalışıyor. Hasankeyf'in tarihi ve tabii varlıklarının envanteri çıkarılıyor. Su altında kalacak bölgelerden kurtarılacak ve başka alana taşınacak yapılar belirleniyor.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Derin ve üstün biri
Yaşamının bütün özelliği, kendisini herkesten...
Yasemin CONGAR
Clinton'ın 'dünyayı değiştirme' planı
Bill Clinton , hayatının bu aşamasında "kafas...
Hurşit GÜNEŞ
Döviz de fırlasa, borsa da düşse 1 Mart gibi toparlar
Cumartesi günü ekonomiden sorumlu Devlet Baka...
Semih İDİZ
Önemli olan, restlerin arkasını getirmektir
Dışişleri Bakanı Gül'ün AB'ye dönük, "Çeker g...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon ve riskler
Aylık fiyat artışları ağustos ayında piyasala...
Hasan PULUR
Alaçatı efsanesi!
Bu yaz "Alaçatı" modası vardı...
Ece TEMELKURAN
Anlatmamak için yaşamak!
Zor kararları düşünerek, mantıklı bir biçimde...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası dövizini nasıl yönetiyor?
Merkez Bankası'nın ağustos sonu itibariyle, y...
Güngör URAS
Hasankeyf'te ekonomi "korucu maaşı" ile ayakta
Kaymakamın aracı durdu. Görevliler kapısını a...
M. Ali BİRAND
Pazartesi akşamı evinizde olacağım...
Lütfen kimselere randevu vermeyin ve bu akşam...

© 2005 Milliyet