Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Daha iyi olur

Görüş / Bülent Buda

Yüksek tempoda ve yarışma düzeyi yüksek bir maçı kötü bir hakem yönetti. Berkant Mercanlı'nın niyeti neydi bilemem ama, pozisyonları süzmede, yorumlamada yaşadığı sorunlar öncelikle Altaylı futbolcuların psikolojik sağlığını derinden etkiledi.
Altay yönetiminin yeni dönemde oluşturduğu yeni kadroya bakarak bir çok bakımdan doğru, akılcı işler yaptığını söylemek sanırım yanlış olmaz. Oynanan üç maçlık sürecin ardından alınan sonuçlar bir tür belge niteliği taşıyor. Ancak takımın futbolun temel beklentilerini tam olarak karşıladığını dile getirmenin de kuşku yok ki zamanı değil.
Altaylı futbolcular Yozgatspor maçına yüksek tempo, baskılı futbol, gole erken ulaşma isteği ile başladılar. Orta alanda Fatih Sezer ile Mehmet Deliorman'ın üst düzey hevesli görünümleri belirgin bir biçimde göze çarparken, özellikle Ali Ölmez, Fazlı ve Yasin üçlüsünün verdiklerine fazlasını katarak sonucu belirlemede daha öne çıkmaları beklenirdi. Ufuk'la doğru zamanda gelen ilk golün, Yozgatsporlu futbolcuların direncini kırması beklenirken tersi oldu. Rakip kamçılandı.

Geçmişten ders çıkarmalı
Bu bölümde orta alanı hızla geçen yozgatsporlu futbolcular Altay'ın savunma dengelerini bozarken, eşitlik golü "geliyorum" diye adeta mesaj yolluyordu.
İkinci yarıda oyun alanını orantılı parselleyen, sahanın her yerinde Altaylı futbolcuları baskılarıyla rahatsız eden Yozgatlı futbolcuların dalga dalga gelen karşı atakları, Altay savunmasında gözlenebilir sorunlar yaşattı.
Altay'ın üzerine kabus gibi çöken bu süreçte gelen Ufuk Ateş'in ikinci golü bir biçimde bıçak sırtındaki Altay'a soluk aldırıyordu.
Altay giderek kuşkusuz tam bir takım olacak. Geride kalan maçlardan çıkarılacak derslerle bu nitelikli oluşumla gelişmeyi yakalamak olası. Görüyoruz ki, günümüz futbolunda kas gücü, teknik becerinin önüne geçti.
Rakipleri çökertmenin ön koşulu, beyinsel üretimi kas gücü ile pekiştirmek ve de elbette maçı 11 kişi tamamlamak. Bir eksiğin bile oluşturduğu sorunları pazar günü iki bini aşkın izleyici ile birlikte gözledik.
Bir de kent olarak tüm kurumlarımızla takımlarımızın ardında durma isteğini, bilincini geliştirmek artık kaçınılmaz oluyor.
İzmirli'nin ensesine vur, ağzındaki lokmayı al geleneğini kırmak, bu kentte soluk alıp palazlanan herkesin ödevi olmalı gibime geliyor.


egespor@milliyet.com.tr








EGE
Daha iyi olur
Emeklilik hakkında her şey
Düğünlerde bir bu eksikti
Kongrenin sonuçları





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen

© 2005 Milliyet