Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dijital ortamda hiçbir şey silinmez

Sevgiliciğiniz ayıp fotoğraflarınızı, videonuzu çekmeye yeltendiğinde sakın ha kameraya sırıtarak bakmayın!

www.ilhanuckan.com Faks: (0212) 505 63 88

İnternette dolaşan ve Gamze Özçelik'e çok benzeyen porno kaydın ona ait olup olmaması önemli mi? "Olabilir" düşüncesi akıllarda dolaşırken gerisi zaten boş.
Ne kadar çok kızın ve erkeğin böyle "özel" görüntülerinin olduğu bilmediğimiz şey değil... Herkes biraz "sanatçı"! Biraz dil dökmeyle de herkes poz vermeye gönüllü...
Bir kız arkadaşım, sevgilisinin cıbıl fotoğraflarını çoğaltıp, terk edildikten sonra doğum günlerinde bunları tekrar tekrar ona "hediye"olarak göndermişti. Hâlâ çocuğun "Yoksa porno yıldızı mı oldum?" paniğinden konuşup gülüşürüz.
Başka bir tanesi, her sevişmenin ardından sevgilisine "Hadi poz ver" deyip sürüyle resmini çektikten sonra, telefonundaki alakasız dosyalara kaydetmek suretiyle bir-ikisini iç etmeyi adet edinmiş. Tabii seçtiği göstermelik birkaç resmi ona da göstere göstere silerken "Bak, inan ki sildim" diye sevgilisinin içini rahatlatmayı da ihmal etmiyormuş...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:

Bir erkeğin anadan üryan pozlarını kaydetmek için "Vallahi billahi kimseye gösterirsem iki gözüm önüme aksın" yeminlerini nefes almadan tekrarlayın yeter. Yüzünde kaçak bir istek ve gülümsemeyle makineye poz vermeye hazır olduğunu görürsünüz. Kızlara dil dökmeye de gerek yok... Onu sevdiğinizi ve daima seveceğinizi söylemeniz yeterli...
Eskilerin ayrılığın ardından fotoğraf ve mektupların geri istenmesinin yerini, şimdi sevişme sahnelerinin kayıtları yok edilsin diye kıvrım kıvrım kıvranmalar aldı...

Bugünkü yazımın ana fikri şu:

Dijital ortamda "silmek" diye bir şey olmadığını bilirsiniz... Byte'lar bir yerde kalır hep...
İyi oyunlar herkese...


"Yeni kurban olmaktan korunma" dersi
Kendinizi porno endüstrisinin minik kurbanlarından biri olmaktan korumak için aman dikkatli olun:
Sevgilinizle doktorculuk oynayacağınız mekanlarda, kameralı cep telefonlarına en baştan el koyun.

Çıplak fotoğraflarınızı ya da videonuzu çekmeye yeltendiğinde aşka gelip kabul etme gafletine düşerseniz, sakın ha kameraya sırıtarak bakmayın! Kızlarda böyle bir meyil mevcut. Sanırsınız ki magazin dergisine kapak olacak! Tersine, azıcık akıllı olup mutlaka ama mutlaka yüzünüzü gazetelerin üçüncü sayfasına haber olacakmış gibi gizleyin!

Oldu da oldu diyelim, dayanamayıp fantezilerinize yol verdiniz, o zaman hemen arkasından sevgiliciğinizin de aynı türden görüntülerini ele geçirmek için çalışmayı ihmal etmeyin. Onların en rahatsız olduğu pozun popo odaklı olduğunu da minik bir not olarak belirteyim...

Ama içiniz hepten rahat olsun isterseniz, sevgilinizle her buluşmanızdan sonra "ne olur ne olmaz"diye telefon ayarlarını fark ettirmeden ya da kazayla yapmış gibi "fabrika ayarı"na getirmeyi ihmal etmeyin. Böylece her şeyi silinecek, sizin de içiniz sahiden rahat edecek.




Haftanın "kadın uzmanı"!

Oktay Kaynarca bir kadınla bir otele girmiş, sonracığıma da sevgiliciği Özgü Namal çok kızıp onu terk etmiş. Gazetedeki haber aynen şöyle: "Oktay Kaynarca gönül işlerini iyi biliyor, kadınları iyi tanıyor..." Peki neden böyle "kadın uzmanı" ilan edilmiş? Çünkü tamı tamına 200 adet kırmızı gülle sevgiliciğinden özür dilemiş ve kendini affettirmiş!
Bu haberi okuyunca aklıma bazı sorular takıldı:
1) Bir kadına 200 tane kırmızı gül alan sevgilisi her türlü sadakatsizlikten muaf olacağına emin olsun mu?
2) Victoria Beckham aldatıldığında kendine neler aldırıyor, 200 gül az değil mi?
3) O kadar gül alıp kendini affettirmek için uğraştığına göre Oktay Kaynarca'nın sahiden bir kusuru mu varmış yani?
4) Erkeklere böyle yanlış yunluş bilgiler vermek suretiyle kadınları şartlamak mümkün olabilir mi? Üşenmeyen oylasın işte...





Erkek köşesi
Sevgilinizin seksi pozlarını nasıl görüntülersiniz?
Birlikte olduğunuz bir kadının size artistik ve "nü" pozlar vermesini sağlamaktan kolay bir şeycik yok. Onu ne kadar güzel bulduğunuzu, en âlâ dergilerdeki kızlardan bile süper göründüğünü ballandırarak ardı ardına klasik iltifatların arasına dizer ve hiç durmadan da onu ne kadar çok sevdiğinizi ve seveceğinizi söylerseniz istediğiniz pozu verir (geleceği ipoteklemek inandırıcılığı artırır). Ne kadar cüretkar olabileceğine siz bile şaşarsınız. Ama dikkatli olun da o sizi hiç böyle yollara sapmadan görüntülemiş olmasın. Kadınların özellikle erkekleri uyurken çektikleri aklınızın bir kenarında olsun... Ya da bir sevişmenin hemen arkasından kıkırdarken elinde cep telefonu var mıydı diye bir daha düşünün...





Öptüm sizi


Özcan Deniz, Mehmet Ali Erbil ve Petek Dinçöz'ün oynadığı "Keloğlan Kara Prens'e Karşı" filminin promosyon çalışmaları "O ona ne dedi, başrol kimmiş anlamadım, kim lokomotifmiş?" lakırdıları eşliğinde son sürat devam ederken, ben Özcan Deniz'in bir lafına fena takıldım; "Senaryoyu gönderip 'istediğin rolü seç' dediler, inceledim ve bana en uygununun Kara Prens olduğuna karar verdim" diyor... Daha geçenlerde Beyaz "İş yapsın diye filmlere ünlü isimler dolduruluyor" demişti ya, Özcan da aynısını diyor işte... Şahane casting yani. Oyna da ister tren, ister otobüs ol, yeter ki isim ol... Kimi öpsek acaba?





ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"İntikam almak, canını yakmak istiyorum!"
22 yaşındayım. Dört yıl boyunca biriyle birlikteliğim vardı. Ama ben onun aldattığını hissettim ve ilişkimizi bitirdim. İki yıldır ayrıyız.
O benim ilk çıktığımdı. İki yıldır pek fazla görüşemedik ama çok özledim. Belki de tutku bu ama intikam almak, canını yakmak istiyorum. Çok sevsem bile bunu ona yaşatmak istiyorum. Bana yardım eder misiniz? Şimdiden teşekkürler.
Canan B.

* * *

16 yaşında tanıştığınız biri hayatını sizinle geçirecek değil ya! Elbette başkaları da olur. Buna aldatma denmez... İki yıldır da bitmiş gitmiş zaten. Ne diye dellendiniz bilemem ama intikam alma hayalleri kuracağınıza halinize şükredin.
O yaşta tanışıp sonra da evlenseydiniz o zaman felaket olurdu sizin için; adam görmemiş olacak ve gözü fıldır fıldır etrafta dolanacak! Annecim! Hadi siz de boş oturmayın da gidip kendinize bir sevgili bulun... Evlenme kararı verene kadar da bir ilişkide aldatmadan bahsetmeyin.





CUMARTESİ
"Deniz benim idolüm. Türkiye'de benim kadar güzel kim var diye dergilere bakar, bir onu bulurdum"
Yalnızca ligleri eksik
Önce kursa gitti sonra dükkan açtı
"Tarkan'ın turne otobüsünde yatak da var makyaj masası da"
Okur katkılı argo sözlüğü
Babıali ruhu şenlikte canlanacak
MİNİKLERİN DÜNYASI
Yemek meraklıları kaçırmasın
En moda En yeni





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL

© 2005 Milliyet