|
 |
|
|
Türkiye'nin ilk kuş gribi tatbikatı
İki yılda 60 kişinin ölümüne yol açan kuş gribi artık Avrupa'nın kapısını çalıyor. Kuşların göç ettiği güzergah üzerinde olan Türkiye'de de acil eylem planı hazırlandı. İlk kez bu hafta 50 veteriner hekim Bandırma Kuş Cenneti'nde tatbikat yapacak
ÖZKAN GÜVEN
oguven@milliyet.com.tr
İstanbul'a kar yağmayınca Türkiye'ye kışın geldiği anlaşılmaz" diye bir söz vardır. Kuş gribinin son olarak Rusya'da görülmesiyle birlikte alarma geçen Avrupa ve Amerika'nın konuya bakış açısı da buna benziyor. İnsanoğlu "Avian influenza" olarak da bilinen kuş gribi ile ilk kez 1961'de Güney Afrika'da tanıştı. Hastalık 1997'de Hong Kong'da ilk kez can aldı, virüs kapan 6 kişi öldü. Asya'da son iki yılda ölenlerin sayısı 60'ı buldu. Şimdiye kadar sadece Uzakdoğu ile sınırlı olduğu düşünülen kuş gribi Rusya'da altı noktada birden görülünce Avrupa Birliği (AB) bu ülkeden kümes hayvanları ithalatını hemen yasakladı. Hollanda göçmen kuşların gribi yayabileceği kaygısıyla tavukçuluk yapan şirketlere kümes hayvanlarını açık havaya çıkarmama talimatı verdi. Almanya da buna benzer bir adım atabileceğini bildirdi. İtalya önlemlerin havalimanında alınması gerektiğini tartışırken, İngiltere acil durum planları yapmaya başladı. Fransız gazetelerinden Liberation, Avrupa'nın kuş gribi virüsü nedeniyle tarihten silinmekten korkması gerektiği yorumunu yaptı. Amerika'da da olası bir salgın için planlar yapılmaya başlandı.
Bu gelişmeler sonucunda ilaç şirketi Roche Dünya Sağlık Örgütü'ne olası bir salgın durumunda üç milyon hastanın tedavisine yetecek miktarda ilaç bağışladı. GlaxoSmithKline Almanya'dan 1,7 milyon adet antivirüs ilaç siparişi aldı. AB dışişleri bakanları cuma günü gerçekleştirilen toplantıda kuş gribine yönelik her türlü çalışmanın yapılmasına karar verdi.
Kuşkusuz işin sırrı göçmen kuşların kanatlarında. Sibirya'dan, daha sıcak ülkelere göç eden kuşların güzergahında Azerbaycan, İran, Irak, Gürcistan, Ukrayna, Hollanda, İngiltere ve Bulgaristan bulunuyor. Elbette Türkiye de bu yollardan biri. Türkiye'de henüz virüs görülmese de acil eylem planı hazır. Bu amaçla yarın AB'den gelen uzmanlar ve yaklaşık 50 veteriner Bandırma Kuş Cenneti'nde toplanacak. Dört gün boyunca veteriner hekimlere bu salgın hastalığa karşı açılan savaşın stratejileri anlatılacak. Türkiye'de ilk kez kuş gribi tatbikatı yapılacak. Etkinliği Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü düzenliyor. Tatbikatlarda virüsün Türkiye'de görülmesi durumunda hastalıklı hayvanların nasıl tespit edileceğinden kuş gribinin yayılmasının önüne geçmek için neler yapılabileceğine kadar pek çok konu anlatılacak.
Kuş gribi nedir?
Avian influenza olarak bilinen kuş gribi kümes hayvanlarını etkileyen bir hastalık. Virüsün doğal konağı kanatlılar. Göçmen kuşlar, ördekler, tavuklar, civciv gibi tüm kanatlılarda görülen virüs, hayvanların dışkısı ile atılıyor. Özellikle göçmen kuşlar yer değiştirirken durdukları su kenarlarına dışkılarını bırakıyor. Aynı yerden su içen memeli hayvanlara bu virüs bulaşıyor. Virüsün 15 çeşidi var. İnsanlara bulaşan türüne H5N1 adı veriliyor.
"Tavukçuluğu yok edebilir"
Prof. Dr. Tahsin Yeşildere (İstanbul Veteriner Hekimleri Odası başkanı)
Türkiye de göçmen kuşların güzergahında bulunuyor. Sıkıntı kuşların Sibirya ve Türkiye üzerinden Afrika'ya yayılması, buradan tekrar kuzeye doğru gitmesinde yaşanıyor. Kuşların ayaklarıyla, kanatlarıyla taşıdıkları virüs tehlikeli.
Et yediğimizde bulaşır mı?
Kuş gribine yakalanan hayvanın yenmesiyle hastalığın bulaşıp bulaşmadığı konusunda tereddütler var. Eğer göçmen kuşlardan tehlike gelecekse bunu önlemek çok zor. Çünkü havadan geçerken onları kontrol edemezsiniz. Ancak enfeksiyonun başladığı anda kontrol altına almanız gerek. Ayrıca o bölgedeki hayvanların hemen imha edilmesi lazım. Bugüne kadar dünyada 200 milyon tavuk öldürüldü. Burada kümeste başladığı zaman kümeste gerekli kontrolleri yaparsanız, giriş çıkışları yasaklar, hijyenik koşulları sağlarsanız diğer kümeslere sıçramayabilir. Biyo güvenlik onun için çok önemli. İtalya'da bu yapılmış. Bir kümes enfekte edilmiş. Öbür kümes ne kadar korunsa bile enfeksiyonun oraya aktarıldığı görülmüş. Üçüncü kümesi çok iyi korumuşlar. İnsanların giriş çıkışını, kafesler koyup kuşların uçmasını engellemişler. Hastalığın diğer kümeslere bulaşmadığı görülmüş.
Bu hastalığın en büyük tehlikelerinden biri tavukçuluk sektörünün yok olması. Bu, milyonlarca insanın aç kalmasına neden olur. Türkiye'de kişi başına düşen ortalama tavuk miktarı 12 kilo çünkü tavukla et açığımızı kapatıyoruz. Yani beslenme açısından da önemli bir kayıp.
Bandırma Kuş Cenneti'nde yapılacak tatbikat veteriner hekimleri bilinçlendirme açısından önemli. Ben bunun verimli olacağını düşünüyorum. Ancak Veteriner Hekimler Odası'ndan hekim talebinde bulunulmadı. Bizim odamız önemli. Bu tür işler çıktığında biz basına bilgi veriyoruz, başkaları da bize kızıyor çünkü bu işlerin gizli kalması isteniyor. Biliyorsunuz kuduz, şarbon olayları, tüberküloz, brusella gibi hastalıkları hep biz aktarıyoruz. Bunlar konuşulduğu zaman devlet zor durumda kalıyor. "Yapmayın böyle şeyler beyler" diyorlar.
Tatbikatta neler olacak?
50 veteriner hekim tavukçuluğun yoğun olarak bulunduğu bölgelerden seçildi.
Veteriner hekimlere hastalık tanıtılacak, acil eylem planı hakkında bilgi verilecek. Tehlikenin nereden gelebileceği, virüs girdiği andan itibaren nelerin yapılması gerektiği anlatılacak.
Tatbikatta hayali olarak hastalığın bir işletmeden çıktığı varsayılacak. Orada bu durum karşısında bir örneğin nasıl alınacağı, laboratuvara en kısa yoldan nasıl gönderileceği, imha metotları öğretilecek.
"Kıtalararası ölümcül salgınlar başlayabilir"
Prof. Dr. Selim Baydur (İ.Ü Tıp Fak. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji A.B.D. öğretim üyesi)
Normal gripten tek farkı, insanların bu virüsle daha önce hiç karşılaşmamaları nedeniyle bağışık olmamalarına bağlı olarak hastalığın ağır seyretmesidir. Kronik kalp hastalığı, tansiyon sorunu olanlar, diyabetikler, böbrek hastaları, ayrıca 65 yaş üstündekiler ve 1 yaş altındakiler daha büyük risk altında.
"İnsandan insana geçtiği görülmedi"
Hastalığın insanlara ister domuz gibi memelilerden, ister kanatlılardan olsun bulaşması her zaman solunum yoluyla olur. Hayvanların etlerini yemekle bulaşmaz. Solunum yolundan bulaşması ise hayvan çiftliklerinde, tavuk pazarlarında, bunlara yakın temas halindeki insanlarda görülür; oradan da ailelerine ve çevrelerine yayılır. İnsandan insana geçmesi henüz görülmedi. Eğer virüs insandan insana bulaşma özelliğini kazanırsa o zaman pandemi dediğimiz kıtalararası ölümcül salgınlar başlayabilir.
"Üretemezsek aşısız kalırız"
Şu an için klasik grip aşısının, bir pandemi durumunda yani kıtalararası salgın durumunda etkisiz olacağını biliyoruz. Olası etken olan H5N1 tipine, insanlara bulaşan türüne karşı aşı çalışmaları yoğun biçimde sürüyor; ön sonuçlar alındı; ilk klinik çalışmalar etkili olduğunu gösteriyor.
Ancak burada önemli bir nokta var: Yumurtada hazırlanan grip aşılarının üretim kapasitesi kısıtlıdır. Bugün dünyada sadece 9 ülke aşı üretiyor. Eğer siz kendi ülkenizde bu aşıyı üretemiyorsanız, aşı alımı için dışarıya bağımlıysanız, bir pandemi sırasında aşı üreten ülkelerin stokları ancak kendi tüketimlerine yetecektir ve isteseniz de, parasını verseniz de bu aşıyı almanız mümkün olmayacaktır. Türkiye'de aşı stoku yok. Sonuçta kendi aşısını üretemeyen ülkeler olası bir salgın karşısında çok zor durumda kalacak.
|
|
|

|