|
 |
|
|
'Üstün statü' istiyorlar
Arslan, "Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararların yıllarca yazılmamasının haklı hiçbir nedeni olamaz. Kararların çoğu 1 ila 5 yıl içinde yazılmıştır. 1993'ten bu yana yazılmayan kararlar bulunmaktadır" dedi
Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Anayasa Mahkemesi'ni eleştirdiği konuşmasına şöyle devam etti:
Anayasa Mahkemesi, üye sayısının artırılmasını, TBMM'nin de üye seçmesini, iki kurul haline dönüşmesini, emeklilik yaşının ve üyelik süresinin artırılmasını, bireysel başvuru hakkı tanınmasını istemektedir. Üniter devletlerde Anayasa Mahkemesi tek kurul olarak düzenlenmektedir. TBMM'nin üye seçmesi, mahkemenin siyasallaşması sonucunu doğurur. Geçmişte, aylarca adayların siyasi partilerin genel merkezleri ile Meclis'te kulis faaliyetlerinde bulundukları hafızalardadır.Anayasa Mahkemesi'ne AİHM'ye yapılan başvuruya benzer bireysel başvuru yapılabilmesi konusunda sempozyumlar düzenlenmiştir. Sempozyuma aynı görüşü paylaşan kimseler çağrılırsa ortaya monolog çıkması doğaldır. Adı gizlenerek yapılmak istenen, yüksek mahkemelerin denetlenmesidir. İstem, "süper temyiz" istemi niteliğindedir. Bu durumda mahkemeler çatışır. Üstün statü istenmektedir. İnsan haklarını korumak mahkemenin tekelinde değildir. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararların yıllarca yazılmamasının haklı hiçbir nedeni olamaz. Kararların çoğu verildikten sonra 1 ila 5 yıl içinde yazılmıştır. 1993'ten bu yana yazılmayan kararlar bulunmaktadır. Yıllık ortalama 79 karar veren, yıllarca verdiği kararları yazmayan / yazamayan mahkemenin, her yıl yüzbinlerce kararı nasıl oluşturacağı ve nasıl yazacağı kanıtlanmadıkça bu mahkemeye böyle bir ek yük verilemez.
Rakamı da abarttılar
Bireysel başvuru yolu, AİHM başvurularını da etkilemeyecek, aksine uzun yargılama nedeniyle yeni mahkûmiyetlere neden olacaktır. Anayasa Mahkemesi de tazminata hükmedebileceğine göre, devletin kazancı nedir?Anayasa Mahkemesi kuruluş yıldönümü konuşmasında, "ferdi başvuruların çoğunun Türkiye aleyhine sonuçlanması nedeniyle milyarlarca Avro tazminat ödemek zorunda kalınmıştır" denilmektedir. Bireysel başvuruyu haklı gösterebilmek için, rakamın oldukça abartıldığı görülmektedir.Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın açık hükmüne rağmen, kararlarını, gerekçesi yazılmadan ve yayımlanmadan açıklamaktadır. Buna rağmen, "İptal kararları gerekçeli yazılır" şeklindeki Anayasa hükmünün kaldırılmasını istemektedir. Bu, karar yazma süresini daha da uzatır.Ayrı bir mali statü isteyen mahkemenin tavrı yargı birliği ilkesine aykırıdır.
|
|
|

|