Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İtidal zamanı


KÜRT vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu politik Kürt hareketlerinden uzak duruyor; Türkiye'de iç barışın en büyük teminatı budur.
Öte yandan 'siyasi Kürtçülük' hareketlerinde üçlü bir ayrışma süreci oluşuyor gibi:
  • PKK hareketi: Etnik milliyetçiliğin ana gövdesini oluşturuyor, terör örgütü. Binlerin, yüz binlerin hayatının onlar için hiç önemi yok; yeter ki 'taktik' yarar görsünler!
  • PKK dışında gelişen Kürt milliyetçiliği: Bunlar terörden uzaklar ama genelde sanılanın aksine, politik görüşleri daha 'keskin', etnik milliyetçilikleri daha şovendir. Öcalan'ı "Genelkurmay'a satılmış" olarak görüyorlar!
  • Gerçekten ılımlı olanlar: Bunlar Türkiye'de artık etnik federasyonun bile düşünülemeyeceğini, Kürt meselesinin bir bireysel demokratik özgürlükler sorunu olarak ele alınması gerektiğini söylüyorlar; sağduyuları ağır basıyor. Bunların öncüsü, merhum Orhan Kotan'dı...

  • * * *
    PKK çizgisinde olanlar, kendilerine Batı'da destekçi, Türkiye'de uç liberallerle uç soldan 'müttefikler' bulmak ümidiyle, taktik bir dil kullanıyorlar. "Demokratik cumhuriyet, kardeşlik, eşitlik" falan gibi, 'etnik milliyetçi' gözükmeyen sloganlarla konuşuyorlar.
    Hatta Öcalan'ın kitaplarında "ilkel milliyetçi Kürtler... Kürtçülük çıkmazı, feodal Kürt isyanları..." gibi ifadeler geçiyor. Zaman zaman "Türkiyelilik, Türkiye partisi" gibi sözler kullanıyorlar. Bu politik-taktik esnekliğine rağmen, PKK tam bir "etnik milliyetçi terör örgütü"dür. Çeşitli etnik-psikolojik sebeplerle, sınırlı da olsa küçümsenmeyecek bir ahali tabanına sahip.
    PKK dışındaki etnik milliyetçi Kürtler ise, bu taktiklerinden dolayı Öcalan'ı "Genelkurmay'a satılmış" olmakla suçluyor!
    Türkiye içinde şiddetli Barzani yanlısı gruplar bu konuda başı çekiyor. Mesela "kurdish media" sitesinde diyorlar ki:
    "Öcalan ve PKK 'Türkiyelilik' diyerek Kürtleri Türkleştirmek, Kürt bağımsızlık hareketini sabote etmek istiyor... Öcalan Genelkurmay'a satılmıştır, yakalandığında Türk devletine hizmet edeceğini, annesinin Türk olduğunu söylemişti... Onun için şimdi İmralı'da misafir ediliyor...
    Kürt, yazar, aydın, müzisyen ve akademisyenlere 'Aptallar, hayvanlar, şerefsizler' diyerek milyonların önünde hiç utanmadan hakaret eden Apo'dur, kadın militanlara 'sarkan' Apo'dur!..
    Bu grup, ileride Barzani ile birleşmek amacıyla, asgariden etnik federasyonu, esasen ayrılıkçılığı savunuyor.
    * * *
    PKK dışındaki Kürt hareketlerinden isimler Ankara'da bir toplantı yaptılar. Şeyh Said'in torunu Melik Fırat'ın kurduğu HAK-PAR'ın çağrısıyla "Başbakan'ın Diyarbakır konuşmasını tartışmak" için toplantıya davet edilmişlerdi.
    Ama konuşulanlara bakın:
    "Bu bayrak ve bu ülke bizim değil... Bağımsızlık için referandum... Kendi devletimizi kuracağız!.."
    Bu laflar kavgadan başka ne getirir?!
    Ama bu laflar, bu 200 kişilik 'belirli isimler'in çağrıldığı toplantıda bile tepkiyle karşılandı, ılımlıların tepkisi üzerine "bildiri" yayımlayamadılar. Kürt vatandaşlarımızın da büyük çoğunluğu, etnik milliyetçilikten uzak duruyor.
    Fakat büyük yangınlar küçük kıvılcımlardan çıkabilir, ortam alevlenmeye müsaitse!
    PKK'lı veya PKK ile 'sen-ben' kavgası veren 'federasyoncu' fanatikler olsun, kundakçıları etkisizleştirmenin birinci şartı, ortamın "alevlenebilir" olmamasıdır; kimlik duygularının "alevlenebilir" hale gelmemesi, doğal bir itidal noktasından öteye taşmamasıdır.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    İtidal zamanı
    KÜRT vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu politi...
    Çetin ALTAN
    Mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı...
    Geçtiğimiz pazar, ikindiyle akşam arası Fındı...
    Melih AŞIK
    Sağduyu çağrısı
    Olaylar Diyarbakır'dan sonra Van ve Siirt'e s...
    Fikret BİLA
    Haşim Kılıç: Yargıtay Başkanı'nın konuşması sorumsuzluk
    Yargıtay Başkanı Osman Arslan'ın adli yılın a...
    Hasan CEMAL
    En büyük kötülük!
    Bu filmi çok gördük!
    Güneri CIVAOĞLU
    Sabıkalı senaryo
    Bekaa Vadisi'ndeki PKK kampında Abdullah Öcal...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kimseye güvenemeyecek miyiz?
    Türkiye bir hukuk devleti. Bundan hiçbirimizi...
    Hurşit GÜNEŞ
    Büyüme durursa ne yapacağız? (1)
    Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cumartesi günü a...
    Nail GÜRELİ
    Denizde biberon
    Bankalarının içini boşaltanlar ve Hazine'yi s...
    Sami KOHEN
    Ortak dil arayışı...
    AB üyesi 25 ülkenin büyükelçileri, Türkiye il...
    Faik ÖZTRAK
    Katrina'nın etkisi ABD ekonomisi ile sınırlı kalır mı?
    Gün geçtikçe Katrina kasırgasının faturasının...
    Hasan PULUR
    "6-7 Eylül"ü biz yaşadık...
    İNSAN elli yıl önce yaşadıklarını hatırlayabi...
    Meral TAMER
    Havai fişekle havaya silah sıkmak!
    Denizli'de Deda Düğün Salonu'nda, Nazan - İsm...
    Güngör URAS
    Doğu ve Güneydoğu için her şeyin başı "huzur"
    Ethem Sancak, Mardin'de, Garanti Bankası'nın ...
    M. Ali BİRAND
    6-7 Eylül'ün utancı hep üstümüzde kaldı
    Hiç unutamam.

    © 2005 Milliyet