Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyüme durursa ne yapacağız? (1)


Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cumartesi günü akademik kökenli ekonomi köşe yazarlarıyla yaptığı toplantıda Prof. Seyfettin Gürsel, Prof. Asaf Savaş Akat ve ben durgunluğun gelmekte olduğunu hatırlatmıştık. Konu önemli. Tartışmalıyız ve hem olası sonuçlarını değerlendirmeliyiz, hem de alınması gereken önlemleri.
Önce neden durgunluğa gittiğimizin işaretlerini görmeye çalışalım:
1) İç tüketim yavaşlıyor.
a. CNBC-e'nin düzenlediği Tüketim Eğilimi Endeksi ocakta 187'yken 202'ye, Tüketim Endeksi de 187'yken 202'ye çıkmış. Yani tüketimde ilk bakışta bir artış gözleniyor. Ancak hazirandan bu yana tüketim artmadığı gibi, mevsimsel etkiler arındırıldığında tüketim durağan.
b. Tüketim Tüketici Güven Endeksi yılbaşında 130'a ulaşırken, şimdi 108'in altına inmiş görünüyor. Tüketici Beklenti Endeksi de yılbaşında 11 iken şimdi 82. Yani vatandaş eskisi kadar iyimser değil. Ne kendi hakkında, ne de ekonomik gelişmeler hakkında. Kısacası, tüketim tarafında gelinebilecek tepe noktaya gelinmiş ve şimdi artık dönüş başlamış.
c. İthalattaki tüketim mallarının artışı bunu onaylıyor. İlk yedi aylık artış sadece yüzde 2,8. Oysa geçen yıl resmen bir patlama yaşanmıştı.
Kısacası, artık iç talebe bağlı olarak bir büyüme beklentisi içinde olamayız. Zaten olmamalıyız da.
2) Yatırım eğilimi de güç kaybediyor. Bunu iki yerden gözlemek mümkün:
a. Banka kredileri bu alanda artık eskisi kadar hızla artmıyor. Özel kesime verilen krediler şubat ayından bu yana topu topu yüzde 15 artmış. Ve bu artış giderek de düşüyor. Kalkınma ve yatırım bankalarından kullanılan krediler ise yılbaşından bu yana yüzde 8'in altında artmıştır.
b. İthalattaki yatırım mallarının artışı geçen yıla göre çok düşük. Geçen yıl artış yüzde 50'lere varıyordu. Bu yıl ise sadece yüzde 12.
Yatırım eğilimindeki gevşeme ise kaygı verici. Bu kadar yabancı sermaye akmasına rağmen, ülkenin üretim kapasitesi yeterince genişlemiyorsa, bunu ciddiyetle düşünmeliyiz.
3) Son büyüme motoru olan ihracat da son aylarda tekliyor. Üstelik mevcut program temel olarak buna dayanıyor. Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26, nisanda yüzde 21, mayısta yüzde 14, haziranda da yüzde 12 artan ihracat, sonunda temmuz ayında yüzde 4 düştü. Yani durum çok kaygı verici!
Tarım parlak değil, sanayide kapasite kullanım oranları gevşiyor, hizmet sektörü satışlardan memnun değil. Kimse birbirini aldatmasın. 2002'den bu yana ekonomi büyüdü, ama dış konjonktür de çok uygundu. Üstelik, AB sürecine girmenin olumlu beklentisi vardı. Yıllardır ertelenmiş yatırım ihtiyacının yanı sıra krizle beraber verimlilik artışları yaşandı.
Oysa şimdi dış konjonktür pek parlak değil. Yatırımlar yapıldı. Verimlilik artışlarının da sınırına gelindi. Petrol fiyatları patladı. Reel faizler de hâlâ yüksek. Bundan sonra nasıl büyüyeceğiz?

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İtidal zamanı
KÜRT vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu politi...
Çetin ALTAN
Mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı...
Geçtiğimiz pazar, ikindiyle akşam arası Fındı...
Melih AŞIK
Sağduyu çağrısı
Olaylar Diyarbakır'dan sonra Van ve Siirt'e s...
Fikret BİLA
Haşim Kılıç: Yargıtay Başkanı'nın konuşması sorumsuzluk
Yargıtay Başkanı Osman Arslan'ın adli yılın a...
Hasan CEMAL
En büyük kötülük!
Bu filmi çok gördük!
Güneri CIVAOĞLU
Sabıkalı senaryo
Bekaa Vadisi'ndeki PKK kampında Abdullah Öcal...
Abbas GÜÇLÜ
Kimseye güvenemeyecek miyiz?
Türkiye bir hukuk devleti. Bundan hiçbirimizi...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme durursa ne yapacağız? (1)
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cumartesi günü a...
Nail GÜRELİ
Denizde biberon
Bankalarının içini boşaltanlar ve Hazine'yi s...
Sami KOHEN
Ortak dil arayışı...
AB üyesi 25 ülkenin büyükelçileri, Türkiye il...
Faik ÖZTRAK
Katrina'nın etkisi ABD ekonomisi ile sınırlı kalır mı?
Gün geçtikçe Katrina kasırgasının faturasının...
Hasan PULUR
"6-7 Eylül"ü biz yaşadık...
İNSAN elli yıl önce yaşadıklarını hatırlayabi...
Meral TAMER
Havai fişekle havaya silah sıkmak!
Denizli'de Deda Düğün Salonu'nda, Nazan - İsm...
Güngör URAS
Doğu ve Güneydoğu için her şeyin başı "huzur"
Ethem Sancak, Mardin'de, Garanti Bankası'nın ...
M. Ali BİRAND
6-7 Eylül'ün utancı hep üstümüzde kaldı
Hiç unutamam.

© 2005 Milliyet