Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Havai fişekle havaya silah sıkmak!


Denizli'de Deda Düğün Salonu'nda, Nazan - İsmail Derici çiftinin düğünü sırasında atılan havai fişekler, arkadaki Atatürk Ormanı'na düşerek kuru otların tutuşmasına neden oldu. Kısa sürede büyüyen alevler, genç ormanın bir bölümünü sardı. Denizli ve çevre ilçelerden gelen çok sayıda itfaiye aracının 2 saat süren çalışmaları sonunda yangın güçlükle söndürülebildi. (4 Eylül, Hürriyet)
Denizli'deki itfaiye araçları, mesailerini havai fişek yangınını söndürmek için harcarken, kendi bölgelerinde çıkan yangınlara yetişemedikleri için kim bilir kaç ev, kaç tesis daha fazla hasar görmüştür?

İtfaiye nöbette!
Bu soruyu sorarken, 2 yıl önce yazdığım bir yazıyı hatırladım. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, 5 temmuz 2003'te Göksu Parkı'ndaki gölet açılışında havai fişek gösterisi yapmak istemiş, dönemin Ankara Valisi Yahya Gür yangın tehlikesine dikkat çekerek izin vermek istemeyince, "İtfaiyeyi hazır bekletirim" diyerek diretmişti. İtfaiyenin Göksu Parkı'nda havai fişekler için nöbet tuttuğu saatlerde, Türközü Mevkii'nde bir benzinlikte büyük bir yangın çıkmış ve itfaiye olmadığı için müdahale edilemeyen yangın 70'i ağır 190 kişinin yaralanması, 8 otomobilin infilak etmesi, 100 konutun ağır hasar görmesi ve bir gecekondunun yıkılmasıyla sonuçlanmıştı.
Yetkililere bir soru: Zaten yetersiz olan itfaiyelerimizin görevi, havai fişek gösterilerinin yapılacağı yerlerde nöbet tutmak mıdır?

Erdoğan el koydu
İstanbul semalarının her gece havai fişek gösterileriyle renklendiği, her önüne gelenin düşüncesizce ve de görgüsüzce, tehlikelerine aldırmadan havai fişek attırmaya başladığı yıl 2003 yazıdır. Aynı tarihlerde bendeniz, bu köşede rastgele havai fişek atmanın sakıncalarını defalarca gündeme getirmiş, ancak ne medyadan, ne de yetkililerden destek bulabilmiştim.
Aradan 2 yıl geçti. Bu arada havai fişekli kutlamalar daha da azıttı. Ve geçen hafta ansızın Başbakan Erdoğan, "Batı'da havai fişekler bu kadar yaygın kullanılmıyor. Sadece havaya sıkılan silahları, bireysel silahsızlanmayı değil, havai fişekleri de masaya yatırmalıyız" deyiverdi. Geleneksel düğünlerimizde havaya sıkılan kurşunların, Başbakan'a büyük şehirlerdeki kutlamalarda havaya fırlatılan havai fişekleri çağrıştırması da ilginçti.
Ritz Carlton Oteli'nde yapılan tüm toplantıları boykot ettiğinde olduğu gibi, havai fişek meselesinde de (yakın arkadaşlarım hariç) neredeyse tek destekçimin Başbakan olması ne garip değil mi?

Polise "bağış" şart
Dün bir havai fişek firmasını müşteri gibi arayarak, Hilton'da bir düğünde havai fişek gösterisi istiyorsak ne yapmamız gerektiğini sordum. "Önce kaymakamlığa, oradan emniyet müdürlüğüne, emniyetten tekrar kaymakamlığa giderek 3 aşamalı izin almak gerek. Bu izinler 3 - 4 gün sürer. İzin alınsa da Polis Derneği'ne 250 YTL bağış yapmadan havai fişek gösterisi yapamazsınız. Bütün bunları biz sizin için yapıyoruz tabii!"
Prosedürde 2 yıl öncesine göre en ufak bir fark yok. Yalnız 2 yıl önce havai fişek atılan yerde itfaiyenin de bulunması zorunluydu. Pekiyi ya şimdi?
Telefonun öbür ucundaki muhatabım, "İtfaiye de lazım tabii. 1 saati 650 YTL'den kiralıyorsunuz..." dedi, ama anladım ki gerekli yerlere bağışı yaptınız mı itfaiyeye ihtiyaç yok. Zaten kentteki yangınlara bile yetişemeyen itfaiyenin her gece kentin dört bir yanından havalara fışkıran kutlamaların önünde nöbet tutacak hali de yok.

Bakan düğününde...
Pazar günü bizim gazetede "Bakan düğününde havai fişekler" başlıklı bir haber vardı. Orman Bakanı Osman Pepe ve Enerji Bakanı Hilmi Güler, çocuklarının mürüvvetlerini görme telaşından olsa gerek Başbakan Erdoğan'ın havai fişek hassasiyetini es geçmişler. Kocaeli'ndeki düğünde havai fişek gösterisi de yapılmış. Ama bundan sonra olmaz. Yeter ki Başbakan bu haklı uyarısını birkaç kez tekrarlasın. Havai fişekçiler bile Başbakan'ı karşılarına almaya cesaret edemez.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İtidal zamanı
KÜRT vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu politi...
Çetin ALTAN
Mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı...
Geçtiğimiz pazar, ikindiyle akşam arası Fındı...
Melih AŞIK
Sağduyu çağrısı
Olaylar Diyarbakır'dan sonra Van ve Siirt'e s...
Fikret BİLA
Haşim Kılıç: Yargıtay Başkanı'nın konuşması sorumsuzluk
Yargıtay Başkanı Osman Arslan'ın adli yılın a...
Hasan CEMAL
En büyük kötülük!
Bu filmi çok gördük!
Güneri CIVAOĞLU
Sabıkalı senaryo
Bekaa Vadisi'ndeki PKK kampında Abdullah Öcal...
Abbas GÜÇLÜ
Kimseye güvenemeyecek miyiz?
Türkiye bir hukuk devleti. Bundan hiçbirimizi...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme durursa ne yapacağız? (1)
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cumartesi günü a...
Nail GÜRELİ
Denizde biberon
Bankalarının içini boşaltanlar ve Hazine'yi s...
Sami KOHEN
Ortak dil arayışı...
AB üyesi 25 ülkenin büyükelçileri, Türkiye il...
Faik ÖZTRAK
Katrina'nın etkisi ABD ekonomisi ile sınırlı kalır mı?
Gün geçtikçe Katrina kasırgasının faturasının...
Hasan PULUR
"6-7 Eylül"ü biz yaşadık...
İNSAN elli yıl önce yaşadıklarını hatırlayabi...
Meral TAMER
Havai fişekle havaya silah sıkmak!
Denizli'de Deda Düğün Salonu'nda, Nazan - İsm...
Güngör URAS
Doğu ve Güneydoğu için her şeyin başı "huzur"
Ethem Sancak, Mardin'de, Garanti Bankası'nın ...
M. Ali BİRAND
6-7 Eylül'ün utancı hep üstümüzde kaldı
Hiç unutamam.

© 2005 Milliyet