Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sevinç ve hüzün


Rakibin iddiası kalmamış, keyfine maç yapıyordu. Kafa olarak bizden daha rahattı. Ama bizim kafamız rahat değildi, mutlak galibiyet gerekiyordu. Bir hatanın bedeli çok ağır olacaktı. Bu korku ile mücadele etmek, doğrusu her şeyden beter. Ama bir yerde faydası da vardı. Herkes garantiye oynuyordu. Ayağa top birinci plandaydı. Orta alanda Danimarka maçının birinci yarısından daha farklıydık. Okan ve Gökdeniz ile daha çok koşan ve daha çok savunma yapan, hücuma katılan bir orta saha vardı. Savunma ile yakın blok olunca o alan kalabalıklaştı ve rakibe pozisyon verilmedi. Ukrayna'da da öyle bir blok vardı. Biz de zor girdik pozisyona... İlk yarının ilk bölümü bu şekilde geçildi. Ancak ikinci bölümde orta alan tempoyu düşürdü. Blok yapmakta gecikti, boşluklar oluştu. O boşluklardan da ters şutlar ve pozisyonlar gelmeye başladı. Ama Volkan iyi başladı, iyi götürdü, Kiev'de devleşti.
İkinci yarıda oyunun nereye gideceği belli değildi. İlk devredeki gibi çekingen oynamamız halinde gol yeme şansımız yüksekti. Ne olursa olsun ağır Ukrayna defansının zaaflarından yararlanmalıydık. Ve tabii ki oyunu rakip alana indirmek zorundaydık, böyle de yaptık. İlk yarının sonlarında aksayan Gökdeniz'in yerine Hüseyin de girince bu bölgede daha etkili olduk. Daha iyi top yaptık. Oyunu daha iyi yaydık. Rakip defansın dengesini bozduk. Ve güzel futbola bir de Tümer'in derinlemesine sarkıp enfes bir vuruşla attığı gol de üstüne kaymaklı şöbiyet oldu. İlerleyen dakikalarda durumu idare ettik. Danimarka maçında olduğu gibi son dakikalarda gelişi güzel oynamadık. Topa bastık, kontrollü çıktık. Volkan'ın yanı sıra orta sahanın yıldızlarından Selçuk büyük şef gibi oynadı. Oyunu soğuttu, iyi pas yaptı. Top çaldı. En önemlisi soğukkanlıydı. Ve tabii Tümer... Yükselen futbol kişiliğiyle sahanın en klas oyuncularının başında geliyordu. Bir de Okan'ı unutmamak lazım. Arı gibiydi ve bal yaptı. Aksayan Hamit'in kanadında bize derin nefes aldırdı.
Bu tip maçlarda inancı olan, hedefi olan daha ağır basar. Bunlar bizde vardı.
Bu maçı kazanmakla iş bitmedi. Şimdi Yunanistan'ın, Danimarka'yı kesinlikle yenmemesi gerekiyor. Ama şu gerçek var ki, biz bu Almanya'ya gidemezsek başımızı duvarlara vurmalıyız.

hozer@milliyet.com.tr



SPOR
HELÂLSİNİZ: 0-1
Parreira hazır!..
Bu hesapta yoktu!
Kötü rastlantı
PAF maçında kemik sesleri
Kupayı istiyoruz
Periler 8'e kaldı: 64-78
Komşu'ya piyango: 1-2
Haber turu...
Resital
Cim Bom'a tatil yaradı
Sevinç ve hüzün
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Resital
Bir teknik adam için, bir takım için inanılma...
Cemal ERSEN
Cim Bom'a tatil yaradı
Süper Lig'e verilen bir haftalık ara, aslında...
Halil ÖZER
Sevinç ve hüzün
Rakibin iddiası kalmamış, keyfine maç yapıyor...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet