|
Karayalçın: 'Ah bir otobüsümüz olsa...'
SHP lideri Murat Karayalçın, eylül - haziran arası diye nitelediği "siyaset sezonunu" bir grup köşe yazarıyla, dün Pera Palas'ta sabah kahvaltısında açtı.
4 bölge mitingi16 büyükşehirde SHP'lilerin sahaya indikleri tarama çalışmaları. Anadolu'daki örgütlerin, kendi illerinde öne çıkan yerel sorunları "Anadolu öneriyor" başlığıyla genel merkeze iletmeleri.Ve SHP otobüsü. "Bir de otobüs kampanyası yürütüyoruz. İl teşkilatlarındaki arkadaşlarımız, "Bir otobüsümüz olsa yer yerinden oynar" diyorlar. Ona kafayı taktık. Para bulmaya çalışıyoruz."
Karayalçın, SHP'nin 2005 - 2006 siyaset sezonu faaliyetlerini bu 4 maddede özetliyor.
Hürriyet'ten Ahmet Hakan ve Yalçın Bayer, Radikal'den Nuray Mert, Neşe Düzel ve Avni Özgürel, Sabah'tan Mahmut Övür, Yeni Şafak'tan Mustafa Karaalioğlu, Yeni Aktüel'den Alper Görmüş'ün de bulunduğu gazeteci grubumuz için bu söylenenlerin haber niteliği yok.
Mutabakat denklemi
Karayalçın devam ediyor:
"Türkiye'de siyaset, toplumsal sorunlar üzerinden değil, kimlik sorunları üzerinden yapılıyor. Tayyip Bey de Deniz bey de türban sorunundan memnun. İkisi de türban üzerinden rahatlıkla oy topluyorlar. Ancak etnisite, inanç, bayrak ve kimlik siyaseti yapılması, Cumhuriyetimiz'in temellerini sarsıyor."
Pekiyi SHP bu sorunlara nasıl yaklaşacak? Diğer partilerden farklı olarak ne söyleyecek? Hepimiz SHP liderinden somut yaklaşımlar bekliyoruz, ama Karayalçın'ın yanıtı yine genel oluyor:
"Türkiye'nin 82 yıldır etnisiteyle ilgili, inançla ilgili sorunlarını çözemediğini görüyoruz. Bugün Türkiye'nin önünde 2 mutabakat denklemi var. Kürt sorunu ve türban. Biz diyoruz ki Türkiye Kürt gerçekliğini kabul etmeli, Kürt gerçekliği de üniter devleti içselleştirmeli. Türkiye inanç gerçekliğini kabul etmeli, inanç gerçekliği de Türkiye'nin laik niteliğini içselleştirmeli."
Sadede gelelim!
Nuray Mert hariç hiçbirimiz bu yanıtla tatmin olmuş değiliz. Her birimiz kendi üslubumuzla, SHP liderini somuta indirmeye çalışıyoruz. Örnek olarak Ahmet Hakan'ınkini aktarayım: "AKP'nin de CHP'nin de önem verdiği bir üslup, bir dil var, semboller var. Mesela AKP türban diyerek destekçi buluyor. AKP'nin bu oyunla seçmenle kurduğu büyülü ilişkiyi bozmak için siz SHP olarak seçmene ne mesaj vereceksiniz?"
Karayalçın'ın yanıtı: "Toplumsal mutabakatı bir proje metni içinde açıklayan ilk parti biziz ve katkı talep ediyoruz. Ama maalesef Türk aydını, kendisine çağrıda bulunan kesimlere yardımcı olmuyor. Biz bu konularda örgütlü diyalog sağlamaya çalışacağız. Mutabakatın yoksa, fay hatların varsa, çok kolay yönlendirilebilirsin, dış manipülasyonlara açık olursun. Türkiye, bu mutabakat sorununu aşmadan yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik sorunlarını da aşamaz."
Bu cevap da bizlere fazla anlamlı gelmeyince Nuray "Bırakın da hiç değilse partilerimizden bir tanesinin projeleri olsun" diye isyan ediyor; gerek Kürt, gerekse türban konusunda mutabakat meselesinin ne denli önemli olduğunu bizlere anlatmaya çalışıyor.
SHP'nin türban sorunu
Nuray'a karşı hepimiz ısrarlıyız: En temel meselelerde görüşünü netleştirmemiş bir siyasi parti olamaz. Hayati sorunları ortaya atıp, sonra da projelendirerek uzmanlar heyetine havale etmek, bir siyasi partiye uymuyor.
Karayalçın, "Biliyorsunuz, Kürt sorununda tavrımız net. Ama inanç özgürlüğü, bir sol parti için çok zor bir konu. Bu konuda biz kendi aramızda da bir mutabakata varamadık!"
Daha SHP içinde bile mutabakat sağlanamamışsa, Türkiye çapında bu mutabakat nasıl sağlanacak?
"Projeler", "mutabakat" gibi esasların, haber ve bilgi bombardımanı altında serseme dönmüş günümüz seçmenine ulaşamayacağını düşündüğümden, toplantının sonuna doğru Karayalçın'a "Tek bir mesaj verin, protesto oylarını isteyin," diyecek oldum. Önerimi "Çok popülist" bularak reddetti.
SHP, bir seçim otobüsü bile olmadan, parasız - pulsuz, slogansız, projelerle yola çıkıyor. Yolu açık olsun.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|