Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 10 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Almanya'dan Türkiye

Satır Arası / Deniz Sipahi

Tam on üç gündür İzmir'den uzaktaydım. Goethe Institut ve Alman Dışişleri Bakanlığı'nın dolayısıyla Alman Hükümeti'nin davetlisi olarak dünyanın birçok yerinden gelen gazeteciyle birlikte medyanın geleceğini konuştuk, tartıştık ve bazı ziyaretlerde bulunduk.
Bu gezimle ilgili ayrıntıları birkaç gün içinde sizlerle de paylaşacağım.
Türklerin yurtdışında en çok bulunduğu yer Almanya...
Kayıtlara göre 2.5 milyon Türk var.
Vatandaşlığa geçenlerle birlikte bu sayının üç milyonu geçtiği söyleniyor.
Dolayısıyla hemen her kentte Türk vatandaşlarıyla karşılaşmanız mümkün.
İkinci, üçüncü jenerasyon artık iş güç sahibi olmuş; profesyonel çalışanlar arasında da iyi pozisyonlar yakalamış olanlar var.
Bu vatandaşlarımız iyi işler yaptıkça ülkemizin imajı da, tanıtımı da çok daha kolay olacaktır.
Benim Almanya'ya bu ilk gidişim değil ama ilk defa bu kadar uzun süre kaldım.
O yüzden Frankfurt'tan Berlin'e kadar altı farklı şehri görme ve yakından tanıma fırsatım oldu.
Böyle olunca da orada yaşayan Türklerle de ilgili gözlem yapma şansını yakaladım.
Bazı sokaklar hakikaten "Türk sokağı" haline gelmiş.
Restoranı, marketi, berberi, giyim mağazası...
* * *

Genellikle birinci jenerasyon işte bu dar bölgede yaşamlarını sürdürüyor. Çocuklar çoktan kendi hayatlarını kurup ayrılmışlar...
Aslında böyle sınır içinde yaşam entegrasyonu da güçleştirmiş.
40 yıldır Almanya'da olup da Almanca'yı bilmeyenlere bile bugün rastlamak mümkün.
Böyle olunca yaşam daha da zorlaşıyor.
Birbirini anlamayan, farklı kültürlerden gelen ve en vahimi de değişimi reddeden bir anlayış bugün önümüzdeki en büyük engel.
Almanya'da olduğum günlerde seçim heyecanı en üst noktaya çıkmış durumdaydı. Sokaklarda adayların pankartları, sloganları vardı. Televizyonda ise düellolar...
Sosyal Demokrat Başbakan Gerhard Schröder ve muhalefetteki muhafazakarların lideri Angela Merkel'in televizyon randevusunu birçok Alman gazeteciyle birlikte beraber izledik.
Sizler de yakından takip etmişsinizdir; o gece Türkiye konusu sık sık gündeme geldi.
Almanya'da seçimlerde parlamentoya girmesi muhtemel 5 parti var. Kardeş partiler Hıristiyan Demokrat Birlik ile Hıristiyan Sosyal Birlik ve liberal Hür Demokratlar, ayrıca iktidardaki Sosyal Demokratlar ile Yeşiller ve sol kanatla eski komünist Demokratik Sosyalizm Partisi'nin oluşturduğu sol seçim ittifakı.
Merkel'in Türkiye'yi çok farklı gösteren sözleri hepimizi üzüyor ve sinirlendiriyor ama konuştuğum kişiler de şunun altını çiziyorlar.
"Türkiye'nin önemini biliyoruz ama Almanya'da bir ömür geçirip de hala yaşadığı yere entegre olamayan insanlar siyasetçilerin en büyük kozu..."
Bu bir gerçek...
Yeni nesil başarılı çalışmalara imza atıp gurur kaynağımız oluyorsa, Türkiye'den gidip de bu yaşantıyı sürdürme inadı içinde olanlar da özellikle seçim malzemesi olmuş durumda.
* * *

Bir diğer gözlemim de; Türkiye'de giderek artan gergin atmosferin ve terör olaylarının Almanya'daki Türkler arasında da endişeyle izlenmesi.
Türkiye'den uzak olunca, işin içine biraz da duygular karışınca provokasyonlar çok daha farklı sonuçlar doğurabiliyor.
3 Ekim öncesinde Almanya'da hava böyleydi.
Devam edeceğim.


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Anlamak için yaşamak
İçteki güzellik
Emeklilik hakkında her şey
Cennet betonlaşma tehlikesi altında
Almanya'dan Türkiye
Eylül bu, zor ay





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet