Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 10 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bush'la Katrina!


Evet, biraz gecikmiş bir yazı. Bazen böyle olabiliyor. Ama yine de güncelliğini koruyan, korumaya da devam edecek bir konu:
Başkan Bush'la Katrina!
Amerika belki de tarihinin en feci doğal afetini yaşıyor. Amerika'nın en ilginç, en güzel kentlerinin başında gelen New Orleans yok artık, sulara gömülmüş durumda.
Sayıları on binlere ulaşması beklenen kasırga kurbanlarının büyük çoğunluğu, yoksul ve siyahlardan, yani Afro-Amerikalılardan oluşuyor. Louisiana eyaletinde insanlık korkunç bir trajediyle kucak kucağa ne yazık ki.
Bu kadar çarpıcı olan bir başka gerçek var. Amerika'nın, dünyanın en kudretli, en zengin ülkesinin ya da dünyanın tek süper gücünün kendi vatandaşlarını bir afet karşısında korumakta bu kadar aciz ve çaresiz kalabilmiş olması...
Nereden kaynaklanıyor?
Amerika'da Cumhuriyetçiler'in, özellikle Başkan Bush'un politikalarına karşı öteden beri son derece sert eleştirileriyle bilinen tanınmış iktisatçı Paul Krugman, New York Times'taki köşesinde üç soru soruyor:
(1) Yardım ve güvenlik nasıl oldu da bu kadar gecikti? (2) Kasırga ve sel felaketi gibi doğal afetler konusunda nasıl oldu da bu kadar hazırlıksız yakalandı Amerika? Bu açıdan, seli önleyici bentlerin yapılması için fonların Irak Savaşı dolayısıyla tırpanlandığı doğru mu? (3) Her türlü afetle mücadele etmek için kurulmuş olan Federal Olağanüstü Hal İdaresi Bush yönetimi tarafından üvey evlat muamelesine mi tabi tutuldu? Yetkileri kısıtlandı mı?
Paul Krugman yazısında, Federal Olağanüstü Hal İdaresi'sinin Amerikan yönetimine 11 Eylül öncesi verdiği bir rapordan da söz ediyor.
Bu rapora göre, Amerika'yı üç muhtemel felaket bekliyordu:
New York'a dönük bir terör saldırısı... San Francisco'da büyük bir deprem... New Orleans'ı vuracak bir kasırga...
Houston Chronicle gazetesi de daha 2001'in aralık ayı içinde, New Orleans'ı bekleyen felaket senaryosuyla ilgili olarak "Ölümcül bir kasırga olabilir" diye manşet atmıştı, (Herald Tribune, 3-4 Eylül 05 hafta sonu nüshası).
Ölümcül senaryo gerçekleşti.
Belki de göz göre göre gerçekleşti.
Uyarılara rağmen yeterli önlem alınmadı. Savaş için bol kepçe harcanan para, doğal afetler konusunda esirgendi.
Bu korkunç kasırgaya hazırlıksız yakalandı Amerika. Katrina vurduktan sonra gerekli duyarlık ve dayanışma sergilenmedi. Yardım hem gecikti, hem yetersiz kaldı. Kasırgayı canlı atlatabilen felaketzedeler, daha sonra susuzluktan, açlıktan telef olmaya başladılar.
Eski deyişle kanun ve nizam hâkimiyeti bir anda yerle bir oldu. Güvenlik tümüyle yok oldu. Yağma, talan, haydutluk, ırza tecavüz olayları kasırgadan sonra yeni ve ölümcül bir darbe oldu felaketzedeler için.
Ve şu soru kendiliğinden uç verdi:
Felakete uğrayanlar çok büyük çoğunluğunun yoksul ve siyahlardan oluşması mıydı acaba, bütün bu yaşanan hazırlıksızlığın, gecikmenin, dayanışma eksiğinin, hatta yer yer kayıtsızlığın temelinde yatan?..
Kasırgayla birlikte tanık olunan trajedinin boyutları ister istemez bu soruya haklılık kazandırıyor. Ve Katrina Kasırgası, yalnız Başkan Bush yönetiminin ve Cumhuriyetçiler'in değil, genel olarak Amerikan sisteminin yumuşak karnına, zaaflarına da ışık tutmuş durumda.
Neydi bunlar?
'Küçük devlet'in 'aciz devlet' olamayacağı gerçeği... Devletin 'sosyal yanı'nın küçümsenemeyeceği... Toplumsal dayanışma alanının yalnız 'sivil toplum'a bırakılamayacağı, bu konuda devletin de yapacağı işler olduğu... Özellikle doğal afetler konusunda 'planlama'nın ve bu bakımından devlete düşen görevin göz ardı edilemeyeceği...
Katrina, Bush'u da kötü vurdu!
Irak Savaşı ve yükselen petrol fiyatları yüzünden kamuoyunda popülaritesi zaten düşmekte olan Başkan Bush'un, bu ölümcül darbeden sonra kendini nasıl toparlayacağını söylemek zor.
Ama bu Katrina darbesi, öyle anlaşılıyor ki, Irak'ta da Bush'un işini daha beter güçleştirecektir ki, bu da Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor.
Katrina sonrası Amerika'nın bir başka Amerika olacağı da, bu yazı noktalanırken söylenebilir.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
DİSK ve etnik çatışma
DİSK Genel Başkanı Sayın Süleyman Çelebi'yi t...
Çetin ALTAN
1929'da çıkan resmi "Halk" dergisi ve haberleri...
Öbür gün okullar açılıyor. Milli Eğitim Bakan...
Melih AŞIK
Baydemir raporu
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, B...
Fikret BİLA
DİSK: Türk-Kürt çatışmasına alet olmayacağız
DİSK, 12 Eylül'ü protesto mitinglerinden çeki...
Hasan CEMAL
Bush'la Katrina!
Evet, biraz gecikmiş bir yazı. Bazen böyle ol...
Güneri CIVAOĞLU
Ense rengi...
Bunca toz duman arasından "yalın gerçekleri" ...
Can DÜNDAR
Bay Provokatör
Birkaç olayda görür gibi oldum "Bay Provokatö...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmenim
Pazartesi günü yeni öğretim yılı başlıyor. Ok...
Semih İDİZ
Mesele Türkiye değil, 40 yıllık bir kavga
İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw'un, Ankar...
Sami KOHEN
Portakal acı çıktı!
DEMOKRASİYİ en çok tehdit eden faktörler nele...
Hasan PULUR
Dert arayanlar, dert yaratanlar...
ANLAŞILDI, biz dertsiz yaşayamayacağız; daha ...
Derya SAZAK
Vetolu yıllar
DİSK'in 12 Eylül'ün 25'inci yıldönümünde darb...
Meral TAMER
Eczacıbaşı: İşadamlarında resesyon paniği yok
İhracat 44 ay sonra temmuzda ilk kez % 4 geri...
Tamer HEPER
Vatandaş olmak kabahat
Adaletin sembolü olan heykelciği biliyorsunuz...
Yaman TÖRÜNER
Bizdeki yabancı bankalar çok mu?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ...
Güngör URAS
Yapı Kredi Kültür, Sanat ve Yayıncılık yaşamalı
Yapı Kredi'yi Koç Grubu, yabancı ortağı ile s...
M. Ali BİRAND
Biz yaptığımızdan memnunuz
Geçen hafta çok heyecanlı geçti.

© 2005 Milliyet