|
Bush'la Katrina!
Evet, biraz gecikmiş bir yazı. Bazen böyle olabiliyor. Ama yine de güncelliğini koruyan, korumaya da devam edecek bir konu:
Başkan Bush'la Katrina!
Amerika belki de tarihinin en feci doğal afetini yaşıyor. Amerika'nın en ilginç, en güzel kentlerinin başında gelen New Orleans yok artık, sulara gömülmüş durumda.
Sayıları on binlere ulaşması beklenen kasırga kurbanlarının büyük çoğunluğu, yoksul ve siyahlardan, yani Afro-Amerikalılardan oluşuyor. Louisiana eyaletinde insanlık korkunç bir trajediyle kucak kucağa ne yazık ki.
Bu kadar çarpıcı olan bir başka gerçek var. Amerika'nın, dünyanın en kudretli, en zengin ülkesinin ya da dünyanın tek süper gücünün kendi vatandaşlarını bir afet karşısında korumakta bu kadar aciz ve çaresiz kalabilmiş olması...
Nereden kaynaklanıyor?
Amerika'da Cumhuriyetçiler'in, özellikle Başkan Bush'un politikalarına karşı öteden beri son derece sert eleştirileriyle bilinen tanınmış iktisatçı Paul Krugman, New York Times'taki köşesinde üç soru soruyor:
(1) Yardım ve güvenlik nasıl oldu da bu kadar gecikti? (2) Kasırga ve sel felaketi gibi doğal afetler konusunda nasıl oldu da bu kadar hazırlıksız yakalandı Amerika? Bu açıdan, seli önleyici bentlerin yapılması için fonların Irak Savaşı dolayısıyla tırpanlandığı doğru mu? (3) Her türlü afetle mücadele etmek için kurulmuş olan Federal Olağanüstü Hal İdaresi Bush yönetimi tarafından üvey evlat muamelesine mi tabi tutuldu? Yetkileri kısıtlandı mı?
Paul Krugman yazısında, Federal Olağanüstü Hal İdaresi'sinin Amerikan yönetimine 11 Eylül öncesi verdiği bir rapordan da söz ediyor.
Bu rapora göre, Amerika'yı üç muhtemel felaket bekliyordu:
New York'a dönük bir terör saldırısı... San Francisco'da büyük bir deprem... New Orleans'ı vuracak bir kasırga...
Houston Chronicle gazetesi de daha 2001'in aralık ayı içinde, New Orleans'ı bekleyen felaket senaryosuyla ilgili olarak "Ölümcül bir kasırga olabilir" diye manşet atmıştı, (Herald Tribune, 3-4 Eylül 05 hafta sonu nüshası).
Ölümcül senaryo gerçekleşti.
Belki de göz göre göre gerçekleşti.
Uyarılara rağmen yeterli önlem alınmadı. Savaş için bol kepçe harcanan para, doğal afetler konusunda esirgendi.
Bu korkunç kasırgaya hazırlıksız yakalandı Amerika. Katrina vurduktan sonra gerekli duyarlık ve dayanışma sergilenmedi. Yardım hem gecikti, hem yetersiz kaldı. Kasırgayı canlı atlatabilen felaketzedeler, daha sonra susuzluktan, açlıktan telef olmaya başladılar.
Eski deyişle kanun ve nizam hâkimiyeti bir anda yerle bir oldu. Güvenlik tümüyle yok oldu. Yağma, talan, haydutluk, ırza tecavüz olayları kasırgadan sonra yeni ve ölümcül bir darbe oldu felaketzedeler için.
Ve şu soru kendiliğinden uç verdi:
Felakete uğrayanlar çok büyük çoğunluğunun yoksul ve siyahlardan oluşması mıydı acaba, bütün bu yaşanan hazırlıksızlığın, gecikmenin, dayanışma eksiğinin, hatta yer yer kayıtsızlığın temelinde yatan?..
Kasırgayla birlikte tanık olunan trajedinin boyutları ister istemez bu soruya haklılık kazandırıyor. Ve Katrina Kasırgası, yalnız Başkan Bush yönetiminin ve Cumhuriyetçiler'in değil, genel olarak Amerikan sisteminin yumuşak karnına, zaaflarına da ışık tutmuş durumda.
Neydi bunlar?
'Küçük devlet'in 'aciz devlet' olamayacağı gerçeği... Devletin 'sosyal yanı'nın küçümsenemeyeceği... Toplumsal dayanışma alanının yalnız 'sivil toplum'a bırakılamayacağı, bu konuda devletin de yapacağı işler olduğu... Özellikle doğal afetler konusunda 'planlama'nın ve bu bakımından devlete düşen görevin göz ardı edilemeyeceği...
Katrina, Bush'u da kötü vurdu!
Irak Savaşı ve yükselen petrol fiyatları yüzünden kamuoyunda popülaritesi zaten düşmekte olan Başkan Bush'un, bu ölümcül darbeden sonra kendini nasıl toparlayacağını söylemek zor.
Ama bu Katrina darbesi, öyle anlaşılıyor ki, Irak'ta da Bush'un işini daha beter güçleştirecektir ki, bu da Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor.
Katrina sonrası Amerika'nın bir başka Amerika olacağı da, bu yazı noktalanırken söylenebilir.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|