|
 |
|
|
Zaman gerek
Eski alışkanlıklar kolay kolay değişmiyor. Yenisini de kabul ettirmek öyle. Gençlerbirliği dün akşam Konyaspor'u yenmiş olsaydı ki, üç puana çok yaklaşmıştı, elbette kimse işlerin yoluna girdiğini iddia edemezdi. Mesut Bakkal'ın ofansif oyunu sevdiğini bilenlerin gözünde canlanmıştır. Rakip alanda çoğalmak, orta alanda pres yapmak, kanatları kullanmak hem seyir zevkini arttırıyor, hem oyuna renk katıyor. Başkent ekibinde bu anlayışın benimsenmesi zaman alacak. Böylesi köklü bir değişim için hem Bakkal'ın hem de Kırmızı - Siyahlı futbolcuların ekstra bir çaba göstermesi gerekecek. Bu açıkça görüldü.
Konyaspor'un yaklaşık 40 dakika on kişi kaldığı ikinci bölümünde oyunu rakip alana yıkmasına karşın kanatları gerektiği gibi kullanamayan, kalabalık savunmayı açacak formül üretemeyen Gençlerbirliği, golü, baskının en yoğunlaştığı bölümde Bogdanoviç'in klas vuruşuyla buldu. Ötesinde, taraftarı ayağa kaldıracak etkili pozisyonlar yoktu. Yeşil - Beyazlı ekibin kontrolün tamamen rakipte göründüğü son dakikalarda hücuma hızlı çıkıp ikinci kez skor üstünlüğünü yakalamaması için hiçbir neden yoktu. Ancak uzun süre eksik oynamanın getirdiği yorgunluk ve "Bu koşullarda tek puan da iyidir" felsefesi, Konyaspor'un daha fazlasını almasına engel oldu.
Bu tip maçlarda hakemin ön plana çıkabileceğine hiç ihtimal vermezdim. Ama FIFA kokartlı Metin Aydoğan giderek düşen form grafiğiyle kolay maçta tansiyonun yükselmesini engelleyemedi. İlk yarıda Gençlerbirliği adına yaşanan penaltı pozisyonunda devam kararı tartışılacak cinstendi. Zaman zaman sertliğe taviz veren tutumu, yardımcılarıyla uyumsuzluğu, iyi niyetine karşın Aydoğan'ın yetersizlikleri olarak sahaya yansıdı.
cersen@milliyet.com.tr
|
|
|

|