|
 |
|
|
Gerets yanlışı
Mutlaka bu maçtan sonra kimisi diyecek ki; "Bu maçı Gerets çözdü" ya da "Gerets yaptığı değişikliklerle işi bitirdi". Hayır öyle değil aslında. Çünkü bu maçın daha önce kopmamasının nedeni Gerets'ti. İlk yarıda sahaya çıkardığı on bire baktığınız zaman maçın zorlu geçeceği sinyalleri hemen veriliyordu. Öncelikle Ümit Karan yoktu. Bu gereksiz hamleyi anlayamadık. Zira bu takımın golcüsü, ilk haftalardan itibaren Galatasaray'ın forvetteki en etkili adamıydı. Yırtıcı, akıllı ve gol vuruşları ile çok formdaydı. O zaman Ümit Karan gibi bir oyuncu nasıl kesilir kimse anlayamadı. Ve ne gariptir ki Gerets, Ümit'i oyuna almak için 63 dakika bekledi. Peki yerine kim oynadı. Hadi Heinz tamam. Peki İliç? Ne doğru dürüst pas verebiliyor, ne de oyuna bir katkısı var. Koca bir fıs veya fos.
Maç 63. dakikadan sonra kurtuldu. O dakikaya kadar Galatasaray forveti hareketsiz, sabit ve pozisyondan uzak oynadı. Gereksiz hava topları zaten Kalla gibi bir devin kucağında erirken, Ümit girinceye kadar bu toplarda ısrar edildi. Oysa Hakkı ve Kalla ikilisine karşı bel ortaları çok daha etkili olabilirdi. Bu ortalar Ümit girdikten sonra geldi. İlk ortada da Ümit yeteneğini gösterdi. Topla buluşma, zamanlama, vuruş estetiği üst düzeydeydi.
Maçın ilk yarısı tam bir kargaşaydı. Sivasspor savunmada iyi, ancak hücum ve orta alanda son derece etkisizdi. Zaten oyuna kötü başlayan Galatasaray'ın hiçbir zaafından yararlanamadı. Sivasspor'un bu sistemi ikinci yarıda da devam etti. Hal böyle olunca da inatçılığını ortaya koyan Gıalatasaray maça daha çok asılmaya başladı. İlk yarıda çok top ezen Hasan Şaş çizgiye yakın oynayınca bu kanat işlemeye başladı. Ancak forvetteki sıkıntı ve orta alanın gerektiği yerlerde bindirmemesi golün gecikmesine neden oldu. Ümit ile de düğüm çözüldü.
Galatasaraylı futbolcuların, oyuna asılmaları ve mücadele güçleri en üst düzeydeydi. Ve gecenin futbol açısından en önemli olayı Sivasspor'da 58 nolu formayı giyen Hayrettin denilen gençti. Son zamanlarda Türk futbolunda bu kadar iyi bir bek görmemiştik. İtalyan sertliği, İspanyol yumuşaklığı ve İngiliz mücadelesinin bir karışımı bu gençte vardı.
Heinz'e gelince. Belli ki kaliteli oyuncu. Yorgun geldi. Yine de etkiliydi. Çok iş yapacağı kesin.
Ve son söz Gerets ile hakeme. Gerets ilk on birle fazla oynamanın nelere mal olduğunu hemen öğrenmeli. Ya da birileri söylemeli. Zaten ona en güzel yanıtı Ümit Karan verdi. Hakem Çulcu ise maçın en garibiydi. Bu kadar tecrübeli bir hakemin faullerde bile panik yapması anlaşılır gibi değil.
hozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|