Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 12 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dört haber, çıkış planının ipuçlarını veriyor


Önceki günkü gazetelerden dört haber:
  • Başbakan Erdoğan "Mortgage'ı beklemeyin, TOKİ daha iyi şartlar sunuyor dedi."
  • IMF şimdi de konut kredilerinin peşinde.
  • Kira artışında yavaşlama beklenmiyor.
  • Petrol bahane oldu, faiz yine düşmedi.

  • Bu haberlerden şu sonuçlar çıkıyor:
  • Başbakan'a "mortgage"ın ne olduğu anlatılamamış. Hâlâ, sistemi ucuz ve taksitle konut sağlayacak bir düzenek sanıyor. Ona göre, yap-satçı bankadan ucuza konut sağlarsa, sisteme bile gerek yok.
  • Konut kredisi ile krediyi de kapsayan "mortgage sistemi" karıştırılıyor. IMF bankaların 3 ay gibi çok kısa ortalama vade ile mevduat toplayıp, nasıl 10 yıllık krediler verdiğine şaşırmış olmalı. Onu araştırıyor.
  • Merkez Bankası enflasyonla ilgili hesaplarında kiralardaki artışları da göz önüne alıyor. Kira artışında yavaşlama beklemek zaten akıl dışı. Aksine, artışlar olacak. Konut fiyatları arttıkça kiralar da artar. Genel faiz seviyesi yükseldikçe kiralar artar. Enflasyon düştükçe oransal olarak faizleri de düşürmezseniz, kiralar artar. Merkez Bankası kiralarla uğraşmasın. Kira artışı, kendi faiz kararlarının bir sonucu.
  • Merkez Bankası faizi düşürmüyor. Çünkü, işi bilmiyor ve hareket etmekten korkuyor. Petrol bahane olmasaydı, başka şey bahane edilirdi. Şimdi bu konularda karar veren ve Başkan'ı ikna eden, benim başkanlığım sırasında araştırma bölümü Genel Müdür Yardımcısı olan Fatih Özatay. Bu arkadaşa o zaman IMF'nin bize verdiği hedeflere uymak için hangi konularda nasıl davranılması gerektiğini sormuştum. Sorulan basit bir sebep-sonuç ilişkisi idi. Sorumu yanlış cevaplandırınca, kendisini yükseltmedim. O da ayrıldı. Şimdi, Başkan Yardımcısı olarak geri döndü. Bakan'ı ve Başkan'ı bir çok konuda yanılttığına eminim. Ege Cansen'le, Can Aksın'a karşı çıkıp, ikna edemeyen de oydu.

  • Rahmetli Özal'ın iki seçimi kazandıktan sonra üçüncüsünü kazanamamasının nedeni, "bundan sonra ne yapılması gerektiğini" bilmemesiydi. Yapacaklarını yapmış, başta serbestleşme ve piyasalaşma olmak üzere birçok yeniliği gerçekleştirmiş ama bunlardan sonra ne yapması gerektiğine karar verememişti. Halka yeni bir şey sunamadığı için seçimi kaybetti.
    Şimdiki muhalefet liderleri de "bundan sonra ne yapılacağını öneremedikleri" ve "yenilik sunamadıkları" için eleştiriliyorlar. Muhalefetin işi gücü yerli yersiz, bilip bilmeden hükümeti eleştirmek. Sonuçta, muhalefet yapıldığı zannedilip hükümet güçlendiriliyor.
    Oysa, yukarıdaki haberlerden anlaşılacağı gibi, ekonomi yönetiminin de hükümetin de bundan sonrası için planı yok. Günlük yaşıyor, gelen dalgaya göre rota çiziyorlar.
    Oysa, Türkiye için "çıkış planı" var.

    ytoruner@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Hüsnü Mübarek ve İsmet Paşa
    Mısır tarihinde "çok adaylı ilk seçimler" 200...
    Çetin ALTAN
    Şahane düğün
    O akşam Paris sokaklarında bir yosma, elinde ...
    Fikret BİLA
    Demirel: 12 Eylül de bizim, ders çıkarmalıyız
    Bugün 12 Eylül'ün 25. yıldönümü. Aradan 25 se...
    Yasemin CONGAR
    25 yıl sonra benzer sorular
    Aradan çeyrek yüzyıl geçti. Bütün askeri darb...
    Semih İDİZ
    Orhan Pamuk ve komplo teorisyenleri
    Dünyada ünü sürekli artarken, Türkiye'de "en ...
    Hasan PULUR
    6-7 Eylül yazılarına gelen tepkiler...
    "6-7 Eylül" olaylarını anlatan iki yazımıza b...
    Yaman TÖRÜNER
    Dört haber, çıkış planının ipuçlarını veriyor
    Önceki günkü gazetelerden dört haber:
    Güngör URAS
    Doğuda çocuk çok öğretmen yok
    İyi niyet ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya is...

    © 2005 Milliyet