Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Pamuk davasına provokasyon denir'

AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Orhan Pamuk duruşmasının 16 Aralık'taki AB Zirvesi'ne denk gelmesinin tesadüf olarak görülemeyeceğini söyledi

Güven Özalp - Brüksel


Avrupa Birliği'nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, yazar Orhan Pamuk hakkındaki davayı Türkiye açısından "yol kazası" olarak değerlendirirken, duruşmanın 16 Aralık'taki AB Zirvesi'yle aynı güne denk gelmesine, "Buna ancak provokasyon denir" diyerek tepki gösterdi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda konuşan Rehn, Türkiye'de insan hakları konusunda önemli gelişmeler kaydedildiğini belirti ve "Ancak önceden kestirilemeyen bazı yol kazaları oluyor" dedi.
Türkiye'deki genel eğilimin olumlu olduğunu belirten Rehn, Pamuk hakkında açılan davanın, reformların uygulanması ve Ceza Kanunu konusunda hâlâ yorumlama sorunları bulunduğunu gösterdiğini söyledi.

Zana'nınki de...
Rehn'in, davanın duruşma tarihine ilişkin yorumu ise ilginç oldu. Rehn, "Pamuk davasının başlangıcının AB Zirvesi'ne denk getirilmesinin tesadüf olacbileceğini düşünmüyorum. Buna ancak provokasyon denir" dedi. Rehn, Pamuk'a açılan davanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali olduğunu savundu. Geçen yıl da Leyla Zana ve arkadaşlarının duruşması AB'nin 16-17 Aralık Zirvesi'ne denk gelmişti.
Türkiye'nin müzakereler öncesi Kıbrıs'ı tanıma gibi bir yükümlülüğü olmadığını söyleyen Rehn, "Tanımaması üzüntü verici ancak Türkiye kararı oybirliğiyle alındı ve resmi tanıma bir önşart olarak belirlenmedi. AB olarak tutarlı davranmalıyız" dedi. Rehn, "Türkiye, Kıbrıs'ı ne kadar erken tanırsa o kadar iyi olur" mesajı verdi. Rehn, müzakerelerin Türkiye ile "Kıbrıs Cumhuriyeti" arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinden etkileneceğini söyledi.

Süreç aksar
Türkiye'yle müzakerelerin başlatılmasının şartlarının değişmediğini vurgulayan Rehn, Gümrük Birliği'ni tüm üyelere genişleten Ek Protokol'ün tam ve üyeler arasında ayrım yapmaksızın uygulanması gerektiğini söyledi. Rehn, "Türkiye, imzasına sadık kalarak Protokol'ü uygulamalı. Aksi takdirde Gümrük Birliği ve iç pazar gibi başlıklar açılamaz. Bunlar açılmazsa da müzakerelerde ilerleme sağlanmaz" diye konuştu.

71 veto hakkı
Türkiye'yle açılacak olan müzakerelerin şu ana kadar hiçbir aday için gündeme getirilmeyen sıkı kurallarla donatıldığını söyleyen Rehn, "Müzakere başlıklarının açılıp kapatılması ve katılım antlaşması için üye ülkelerin elinde 71 adet veto hakkı olacak" dedi.

Denge bozulur
Rehn, Komisyon'un Müzakere Çerçevesi'nde özlü değişikliğe gidilmesi taleplerine sıcak bakmadığını da net bir şekilde ortaya koydu. Rehn, "Bu zorlukla sağlanabilen politik dengeleri bozar" şeklinde konuştu.




DÜNYA
'Pamuk davasına provokasyon denir'
Talat: Türkiye'nin AB mezesi olmayız
AB'nin cevabı masada






Sami KOHEN
Bölgesel rol fırsatı
İsrail'in Gazze Şeridi'nden yerleşimcilerin a...


 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2005 Milliyet