|
 |
|
|
Ahmet Haşim mülakat
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Okulların açıldığı bu haftada, şair ve edip Ahmet Hâşim'i ağırlıyoruz köşemizde.
Bağdat'ta doğduğunuzu biliyoruz. Pek çok âlim yetiştirmiş, eski bir aile olan Âlûsizâde'lere mensupsunuz. Babanızın Arap vilayetlerinde memurluk yapmasından dolayı, 1894'te İstanbul'a geldiğinizde Türkçe bilmiyordunuz. Çevrenizdekilerle nasıl konuşuyordunuz?
- Zaman içinde öğrendim elbette. Ferhan Şensoy evlâdımızın dediği gibi, bugün de "Türkçe bilmiyorlar ama konuşuyorlar." Bu suali neden radyo ve televizyon spikerlerine sormuyorsunuz?
Şiirlerinizi yaşayan Türkçe ile anlamak pek kolay değil. Meraklısı araştırıp öğreniyor kuşkusuz. Temelde şiir görüşünüzü nasıl ortaya koymak istersiniz? Size göre şair kimdir?
- "Şiir bir hikâye değil, sessiz bir şarkıdır. Şair ne bir hakikat habercisi, ne bir belâgatli insan, ne de vâz-ı kanundur. Şiirin lisânı, nesir gibi anlaşılmak için değil fakat duyulmak üzere vücut bulmuş, musik. ile söz arasında, sözden çok musikiye yakın, mutavassıt bir lisandır."
* * *
Mekteb-i Sultani'yi bitirdiğinizi ve bir süre İzmir Sultanisi'nde Fransızca öğretmenliği yaptığınızı da biliyoruz? Savaştan sonra Düyûn-ı Umûmiye'de çalıştınız. Sanayi-i Nefise Mektebi'nde estetik ve mitoloji dersleri verdiniz. İzmir'in çağdaş edebiyatımıza yaptığı katkılar hakkında neler düşünüyorsunuz? Ya yeni kuşak edebiyatçılarımız? Meselâ Orhan Pamuk okudunuz mu?
- Önce şu Düyûn-ı Umûmiye işini konuşalım. İnanmayacaksınız, o zaman bile memleketin ahvali bu kadar perişan değildi; Ona üzülüyorum. İzmir'i öteden beri severim. Lâkin estetikten uzaklaşmış olmak sadece sizin noksanınız değil. "Denizlerden/Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin./Bilsen/Melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan/Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!/ Ne sen,/ Ne ben,/Ne de hüsnünde toplanan bu mesa,/Ne de alam-ı fikre bir mersa/Olan bu mai deniz,/Melali anlamayan nesle aşina değiliz."
* * *
Sizin şiirinizin asıl kaynağını Fransız sembolizmasında aramak gerekir diyorlar. Bu fikre katılır mısınız? AB yolculuğunda ağızlarını pek korkak alıştırmıyorlar. Son olarak neler eklemek istersiniz?
- Fransızlar "Türkiye Batılı bir ülke değildir; Doğulu ülkelerin en batıda olanıdır" derler. Sadece bu tespitleri doğrudur; Gerisine kulak asma! Onlar da bilir ki, "Işık doğudan yükselir" esasenÖ Bu ayak oyunlarına siz küreselleşme diyorsunuz. Ben diyeceğimi seneler evvel demişim: "Sana yalnız bir ince taze kadın/Bana yalnızca eski bir budala/Diyen bugünkü beşer,/Bu sefil iştiha, bu kirli nazar,/Bulamaz sende, bende bir ma'na."
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|